Cüneyt Özdemir

HİKAYE

Cüneyt Özdemir

Canımız sıkılıyor, evet ama ne yapalım?

Can sıkıntısı ölümden iyidir.

Ölümün şakası yok, öldükten sonra yoksun.

Sonra salgın bitmiş, her tarafa özgürce gidebileceksin ama sen mezardasın.

O günün sana bir faydası yok.

Parklar, bahçeler, mesire yerlerinin yanı sıra Edirne'nin en büyük ve en merkezi caddesi Saraçlar ile Çilingirler caddelerine Hayat Eve Sığar (HES) kodu olmadan giremiyorsunuz.

HES kodu uygulaması aslında güzel düşünülmüş bir uygulama.

Ancak genel olarak 'göstermelik' gibi duruyor.

Mesela toplu taşımadaki uygulama hayata geçemedi.

Çünkü orada olay tamamen toplu ulaşım araçlarını kullananın sütüne kalmış.

Yani kişi isterse başka birisinin kartını alsa kullanacak.

Kimsenin baktığı yok.

Uygulamaya hikaye olmuş yani.

Yine Saraçlar Caddesi ile Çilingirler Caddesi'nin başında uygulama var, HES kodu soruluyor.

Gösteriyorsun kare kodu veya harf ve rakamlardan oluşan kodu okuyorsun, görevliler de bunu siteme giriyor ve sana bir kovid tanısı konup konmadığını veya kovid temaslısı olup olmadığı kontrol ediyor.

Ama bu kare kodun veya kodun bana ait olup olmadığını kimse sorgulamıyor.

Yani hikaye olmuş işin o tarafı da.

Herkesin gerçek HES kodunu gösterdiğini veya söylediğini düşünsek bile açıkgözler Alipaşa Çarşısı'nın orta kapısını keşfetmiş.

Orada HES kodu soran yok.

Muhabir arkadaşımız Ercan Bitti bu açığı fark etmişti.

Hatta GÜNDEM Gazetesi için haberini yazdı, yayınladık.

Geçtiğimiz Cuma günü gazeteden birlikte çıktık, Saraçlar'a giriyoruz, HES kodu istediler, verdik.

Ercan oradaki görevliye 'Orta kapıdan herkes kodsuz geçiyor' dedi.

Görevli 'Oradaki açık fark edildi, önlem alınacak' dedi.

Ercan bunu yazalı kaç gün oldu, kimsenin bir önlem aldığı filan yok.

Dün arkadaşlara sordum, aynı açık devam ediyor.

Yani tamamen hikaye olmuş önlemler.

Bu işleri görevliler bile şaka gibi görüyor.

Edirne'de bu kadar vaka artışı neden oldu zannediliyor.

Eskiden sokağa çıkma yasağı vardı ama kimse uymuyordu.

Polis bir '“ iki kişiye ceza yazardı ama genel olarak bir başı boşluk vardı.

Şimdilerde mesire yerleri ve parklar için önlemler sıkı tutuluyor.

Ama yine de yeterli değil.

Bütün çalışmalar, önlemler hikaye olmadan, hikayeye dönüşmeden işi sıkı tutmalıyız.

Yoksa bu koronanın kendiliğinden gideceği yok.

***

Geçtiğimiz günlerde CHP'ye yakınlığıyla bilinen Halk TV'de izledim.

Son yapılan kamuoyu yoklamalarında İYİ Parti Lideri Meral Akşener'in popülaritesi CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'ndan daha öndeymiş.

Araştırmayı yapan kişi durumu 'Meral Hanım sahada' diyerek açıkladı.

Daha önce de yazmıştım, durum Edirne'de de böyle.

İYİ Parti buralarda da yükselişte.

Onun nedenini de ben açıklayayım çünkü her gün sahadalar.

Ortak olmalarına rağmen CHP'nin gözünün yaşına da bakmıyorlar.

Örneğin kamuoyunun artık unuttuğu otogarı gündeme getirdiler.

İki yıl önce yapılması gereken ihalenin neden yapılmadığını İYİ Parti sordu, 'ortağız' diye iltimas geçmedi.

Yine alt yapıdaki sorunları gündeme getirdiler.

Ama sonra birden bire İYİ Parti'nin bir yöneticisi hakkında bir karalama kampanyası başladı.

Sonra da o hesabın CHP'li sahibi 'Hesabımı çaldılar, uzun uğraşılardan sonra hesabı geri almayı başardım' diye paylaşımda bulundu.

İYİ Parti'nin çalışmalarıyla başa çıkamayınca belli ki, böyle yalan '“ dolan işlerine başvurulmuş.

'Hesabım çalındı' yalanına güldüm, o kadar'¦

Yazarın Diğer Yazıları