Cüneyt Özdemir

HES'in ne önemi kaldı ki?

Cüneyt Özdemir

Bazı işyerlerinde evden çalışma yöntemi seçiliyor.

Evden çalışma mümkün değilse mesai saatleri kısalıyor.

Örneğin kamu işyerlerinin birçoğunda mesai sabah 10.00, akşam 16.00 arasında uygulanıyor.

Lokanta, kahvehane, kafeterya gibi işyerleri kapatıldı.

Dezenfekte çalışmaları tam gaz sürüyor.

İmkânı olan insanlar köylerine, yazlıklarına gidip orada yaşamayı tercih ediyor.

Gün geçmiyor ki bir eşimizi, dostumuzu, arkadaşımızı koronaya kurban vermeyelim.

Çember gitgide daralıyor, koronaya yakalanmamaya çalışıyoruz.

Başarabilecek miyiz, emin değilim.

Korona salgınının bu kadar yayılması nedeniyle devlet toplu ulaşımda bir takım tedbirler aldı.

Yolcu kapasitesini azaltmak da dâhil alınan bütün önlemler biz vatandaşları bu salgından korumaya yönelik.

Toplu ulaşımdaki önlemlerin uygulanıp uygulanmadığını kim denetleyecek?

Kararları İçişleri Bakanlığı alıyor, valiliklere gönderiyor.

Polis, jandarma önlemlerin uygulanıp uygulanmadığına bakacak elbette.

Peki ya belediyeler?

Belediyeler 'Ne yaparsanız yapın, beni ilgilendirmez' diyebilir mi?

Edirne Toplu Ulaşım Sistemi (ETUS) Başkanı Hakan Giyik Edirne'deki toplu taşımanın içinde bulunduğu durumu bir yerel gazeteye anlatmış.

ETUS ve diğer toplu taşıma yapan araçlara binebilmen için HES kodunun kent kartına tanımlı olması lazım.

Peki Giyik ne demiş mesela?

Edirne'de 70 bin aktif kart varmış.

Ancak HES kodu tanımlanan 7 bin 500 civarında kent kart varmış.

Yani mevcut kart sayısının yüzde 10'una HES kodu yüklenmiş.

Devede kulak gibi bir şey.

Bu Giyik'i çok bağlayan bir şey değil.

Gazetelerde ve diğer mecralarda duyurursun, insanlar da ellerindeki kent kartlara HES kodlarını yüklerler.

Peki yüklemezlerse ne olacak?

Tek kelimeyle; hiçbir şey'¦

Elinde HES kodu yüklenmemiş kart taşıyan herkes o minibüse biner.

GÜNDEM muhabirleri durumu gözlemek için birkaç kez minibüse binip seyahat ettiler.

Ve durumu gözlediler.

Ama biz onu da geçip Giyik'in itiraf gibi açıklamalarına bir göz atalım.

Diyor ki; minibüse binen birisine 'in' diyemezsin.

Peki o zaman bu HES kodunun ne önemi kaldı?

Biz bu HES kodunu niye kontrol ediyoruz?

Korona virüs taşıyıcısı olan birisi o minibüse binmesin, binip de virüsü minibüsteki sağlam vatandaşa bulaştırmasın.

Giyik itiraf gibi açıklamalara devam ediyor; paralı binişleri kaldıramazsınız.

Buyurun, 3,5 lira veren herkes (koronalıymış, testi pozitif çıkmış hiç fark etmez) o minibüse biner.

Giyik de bunu kabul ediyor zaten, o yüzden 'itiraf gibi açıklama' diyorum.

Oysa teknoloji yazılım çağındayız.

Kent kart sayaçlarını çalıştıran bilgisayar programına bir komut ekler 'HES kodu olmayan kartları okuma' dersin, HES kodunu yüklememiş onlar binemezler.

Ama o zaman da ETUS'un geliri iyice düşer.

Zaten adamlar günde 9 bin binişe düşmüşler.

Hepsi kâr olsa ne olur?

Kimsenin işsiz veya aç kalmasını istemeyiz.

Ancak öbür taraftan da ulaşımı kullanan insanlara 'öl' mü diyelim?

Toplu taşıma araçlarına HES kodu yüklenmemiş kartlarla binilecekse hatta 3,5 lira veren koronalı bile olsa binecekse HES kodu uygulamasının hiçbir anlamı kalmaz.

'Yine de faydası olur' diyen beri gelsin.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları