Cüneyt Özdemir

Hani Trakya Birlik'i alacaktınız?

Cüneyt Özdemir

Çiftçi kesimin yoğun olduğu yerlerde geçmişten gelen Adalet Partisi ağırlığı vardır.

Bunun istisnası ise Bülent Ecevit'in başbakan olduktan sonra çiftçinin ürününe verdiği yüksek taban fiyat sayesinde çiftçiyi birden bire para sahibi yaptığı dönemdir.

O zamandan bu yana Trakya köylüleri arasında CHP ağır basmıştır.

Karaoğlan (Bülent Ecevit) onların bir nevi hamisidir, koruyucusudur, babasıdır.

Köylünün refah seviyesini yükseltmiştir.

Rüyasında bile traktör göremeyecek insanlar traktör sahibi olmuştur.

Neredeyse her evin önüne birer 'Reno' çekilmiş, hane halkı ayağını yerden kesmiştir.

Trakya'daki bu Karaoğlan sevgisi 1999 seçiminde Ecevit'in DSP'sini iktidar yapmıştır.

DSP'nin iktidardan düşmesi ve 2002 yılında AK Parti'nin iktidara gelişiyle birlikte Karaoğlan'a olan bu destek bu kez CHP'ye kaymıştır.

CHP, çiftçiler ve kırsal kesim arasında bedavadan bir 'siyasi miras' devralmıştır.

Örneğin; seçim çalışmaları dışında Edirne'ye en yakın köye (Örneğin Musabeyli köyüne) giden bir Edirne il ve ilçe örgütü yoktur.

Ama mirasa konulmuş bir kere.

CHP, Trakya'daki bütün genel seçimleri kazanmaktadır.

Edirne'nin Havsa ilçesine bağlı Osmanlı köy gibi, Kırklareli'nin Kurudere köyü gibi birkaç istisnayı saymazsak CHP bölgeden (özellikle kırsal kesimden) yoğun oy almaktadır.

Bölgenin adıyla müsemma; Trakya Birlik, Trakya bölgesindeki yağlı tohum ürünleri ekip biçen çiftçilerin örgütlü olduğu kooperatiflerin bir çatı örgütüdür.

Trakya Birlik'e bağlı kooperatifler Trakya'nın neredeyse bütün ilçelerinde ve biraz da Marmara bölgesindeki bazı illerde vardır.

Ancak burada konumuz Trakya bölgesi.

CHP, milletvekili sayısında diğer partilere göre Edirne'de, Kırklareli'nde ve Tekirdağ'da çoğunluktadır.

Ancak Trakya Birlik çok uzun yıllardan beri Adalet Parti, Doğru Yol Partisi ve şimdi de AK Parti tarafından yönetilmektedir.

Tabandan kim oy alıyorsa o yönetsin, itirazım yok.

Ancak burada tam da 'şeytanın avukatı' olsak yeridir.

Trakya'da bu kadar iddialı olan CHP mesela Trakya Birlik yönetimi konusunda neden nal toplamaktadır?

Sorulara devam edeceğiz ancak burada benim hatırladığım iki CHP'linin hakkını teslim etmeliyim.

Birincisi; CHP'nin önceki dönemde il başkanlığını yapmış olan Av. Teoman Özdöl ve partinin halen Edirne Milletvekilliği görevini yürüten Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu.

Bu iki ismin geçmişte net bir şekilde 'CHP Trakya Birlik yönetiminde söz sahibi olmalıdır' şeklindeki niyetlerini ve hedeflerini deklare etmişlerdir.

Bu işler o gün il başkanlığı koltuğunda oturan birisiyle veya milletvekili görevini yürüten birinin tek başına kotaracağı işler değildir elbet.

Peki CHP üyeleri, geçmişteki milletvekillerine, belediye başkanlarına, il, ilçe başkanlarına 'Biz kırsal kesimde çoğunluğuz ama Trakya Birlik'te neden temsil edilmiyoruz. Trakya Birlik'i neden biz yönetmiyoruz?' diye sorsa, bu beyler, bayanlar ne cevap verecek?

Cevap yok değil mi?

Kiminin Trakya Birlikte oğlu, kızı, yeğeni, yakını çalışıyor.

Kiminin Trakya Birlik'le işi olmuş, işini yürütmüş.

Trakya Birlik'i geçtim, yerelde CHP iktidar diye gemisini yürütmek için kapağı buralara atmış.

Belediyede işe adam koymak, çevresindeki garibanları göstererek onların üzerinden belediyeden yardım kapmak cabası.

Belediyeden ihale kapmak, belediye adına organizasyonlar yapıp para kazanmak zaten bu işin fıtratında var.

Peki ya parti?

Cevap: 'Boş ver abi partiyi, biz zaten partiye değil dalgamıza bakıyoruz' mu olacak?

Korkarım cevap aynen böyle olur.

Çıkarın partisi yoktur çünkü'¦

*

Bir önceki yazımda Edirne'nin Havsa ilçesine bağlı Osmanlı köyü köftecisinden bahsetmiştim.

Lavaboya gitmek istemiştim, 'arızalı' dediler.

Sohbet sırasında köfteci dükkanının aylık 30 bin lira gibi yüksek bir kirayla işletildiğini öğrendim ve bunu da yazımın son kısmına eklemiştim.

Diğer detaylar çok önemli değil.

Yazımın yayınlanmasından bir gün sonra köyün azası Kerim Çelik aradı ve 'Murat Bey, bize bu iddialar üzerine bir söz düşer mi?' dedi.

'Tuvaletler özellikle kapatılmadı, zaten tuvaletler işyerine değil köy muhtarlığına ait. Bir arıza var ve yaptıramadık. 50 metre aşağıda başka tuvaletler var' dedi.

Okuyucularımızın yanı sıra yazıya muhatap kişi ve kuruluşların cevap hakkına saygım var.

Ancak bu yukarıdaki cevaba ben de bir soruyla müdahil olmak isterim; küçük bir tuvalet arızasını giderememek koskoca Osmanlı köyüne yakışır mı?

Gelelim 30 bin liralık yüksek meblağdaki kira meselesine.

Osmanlı köy azası Çelik 'İhale yaptık, köy dışından kimseyi kabul etmedik. Şu an dükkanı işleten kişi 30 bin liraya kadar çıktı ve yeri aldı. Durumdan şikayetçiyse ihalede o rakamı taahhüt etmemeliydi. Kaldı ki kirasını ödemiyor.'

Ödenmeyen kiralar konumuz değil.

Ama ihaledeki çekişmede çıkan yüksek fiyat ilginç.

Osmanlı'da öyle oldu demiyorum ama zaman zaman mevcut kiracıyı sıkıştırmak, fiyat yükseltmek için aynı ihaleye başka kişilerin de davet edildiği yönündeki örnekleri çok gördük.

*

Bugünkü manşetimizde göreceksiniz, Demokrat Parti (DP), 17 yaşında bir çocuğu gençlik kolları başkanı yapmış.

Biz haberi hazırlarken muhabir arkadaşımız Uğur (Akagündüz) ve diğer çalışma arkadaşlarımızın dikkatini çekti.

Siyasi partiye üye olmak için 18 yaşını doldurmak gerekiyor.

Siyasi partiye üye olamayanlar resmi faaliyetlerinde de yer alamıyor.

DP, son yerel seçimlerde davranışlarıyla eleştiri aldı.

Sonra DP İl Başkanı İbrahim Özyılmaz, Edirne Belediyesi'ne oğlu ve gelini ile yönetim kurulundan bir kişiyi Edirne Belediyesi'ne işe soktu.

Sanırım o işler seçim döneminde gelişen 'al gülüm, ver gülüm' işler.

İyi ama bugüne kadar yaptıklarını bir kenara bırakacaksak, 17 yaşında bir çocuğu gençlik kolları başkanı yapma ne yahu?

Hep biz yaptık oldu mu demek istiyorsunuz?

Yazarın Diğer Yazıları