HABER 10 NUMARA, BİR DE ALINTI OLMAYAYDI
Cüneyt Özdemir
Dün güzel bir haber gördüm yerel gazetelerimizden birinde.
Dikkatimi çekti, okuyayım dedim.
Konu güzel işlenmiş, detaylar güzel, kurulmuş cümleler güzel, 10 numara haber olmuş.
Tahmin edenler, geriye doğru hafızasını yoklayarak bu gazetenin hangisi olduğunu bulabilenler çıkacaktır ama ben şimdi burada muhabir ve gazete adı vermek istemem.
Aslında Edirneli bir Çanakkale şehidiyle ilgili çekilen belgesel filmi konu alıyor.
Tabi yerel gazetedeki habere bakarsak filmin yönetmeniyle de konuşmuş muhabir.
Hayatı konu alınan Çanakkale kahramanı Yüzbaşı Yusuf Kenan.
Mustafa Kemal'in okul arkadaşı.
Yolları Çanakkale'de kesişiyor.
Çanakkale'de yaşadıkları karısına gönderdiği mektuplara yansıyor.
İşte o mektuplar bulunuyor.
Film ona istinaden çekiliyor.
15 Temmuz darbe girişiminde, olayların seyrini değiştiren Ömer Halisdemir'le Çanakkale Savaşı'nın seyrini değiştiren Yüzbaşı Yusuf Kenan arasında bir benzerlik de kuruluyor.
Karısı çocuklarına bir çorba bile pişirecek ne malzeme ne de para bulabiliyor.
Yürek dağlayan kısım ise çoluk çocuk aç kalmasın diye cepheden eve patates göndermesidir Yusuf Kenan'ın.
Haberi okurken konuyu bir aratayım Google'a, bu hikaye internette, başka kaynaklarda da var mı?
Elbette var.
Hem de yerel gazetedekiyle tıpatıp aynı.
Bir hafta önce SABAH'ın Pazar ekinde yayınlanmış konusu.
Bizim arkadaş da kopyalayıp almış gazeteye koymuş.
Hakkını yemeyelim, iki satırlık bir giriş yapmış habere.
Yahu arkadaş, adamlar sonra bizim yerel gazeteleri neden okusun?
Evet, bir gazetede, bir dergide, bir kitapta yayınlanmış bir konuyu alıp haber yapabilirsin.
Ama bunu yaparken oradaki haberi copy '“ past (kopyala '“ yapıştır) şeklinde mi yapman gerekiyor.
Yusuf Kenan Edirneliymiş.
Konu güzel, otur sen kendin yaz, internetteki gazeteden tırtıklama'¦
Neyse ki, haberin iyi bir tarafı var.
Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan'a görüş sormuşlar.
O da 'Yusuf Kenan'ın heykelini dikeriz' demiş.
Muhabir bu yönden hayırlı bir iş yapmış, haksızlık etmeyelim.
***
Bugün iğneyi kendimize batırma günü besbelli.
1988 '“ 1991 yılları arasında Edirne Olay Gazetesi'nde çalışmıştım.
Baktım, refiklerimiz Pazar günleri kentimizdeki 25 Kasım Stadı'nda oynanan Edirnespor maçlarını Pazartesi değil de Salı günü yazıyorlar.
'Ben hem 25 Kasım Stadı'nda oynanan maçları, hem de deplasmanda oynanan Edirnespor maçlarını ertesi günkü gazetede yazacağım' dedim.
Matbaa ustalarıyla çok kavga ettim ama bunu başardım.
Edirne'de oynanan maçları kendim takip ettim yazdım.
Deplasmanda oynanan maçlar için o ilde, ilçede bulunan rastgele bir yerel gazeteyi aradım, hiç kimse beni kırmadı ve yardımcı oldular.
O yüzden maçlar Edirne Olay'da hemen ertesi gün yer alır ve okuyucu bunu okurdu.
Şimdi bakıyorum, Edirnespor'un maçları birçok yerel gazetede verilmiyor.
Böyle olmaz ki arkadaş!
Edirnespor'un maçını hiç kimse yazmıyorsa Edirnespor başkanının gazetesi yazmalı'¦
Yoksa bu gazeteler neden alındı?
***
Geçtiğimiz Cuma günkü yazımda akademisyen bir Edirne Belediye Başkan Aday Adayından bahsetmiş ama adını vermemiştim.
Bu yazı yayınlandıktan sonra adeta gündem oldu, tahmin edenler adını söyleyerek 'O mu?' diye sordu.
Tahmin edemeyenler ısrarla isim sordu.
Kıramadıklarımız oldu, mecburen söyledik ama eksik kalmasın diye burada da yazmam gerekir.
Anadolu Üniversitesi'nde Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen'in asistanlığını ve şimdi de danışmanlığını yapan bu akademisyenin adı Hasan İslatince.
Hasan Hocanın aday adaylığı Edirne'ye hayırlı olsun!