Cüneyt Özdemir

Günümüzün Panoptikonu

Cüneyt Özdemir

Bu yapı Jeremy Bentham tarafından bireylerin izlendiklerini bilmeden sürekli izlenmesi amacıyla yaratılan panoptikondur. Mahkumlar her zaman izlendikleri fikrine kapılırlar - kulede kimse olmasa bile. İzlenmese bile izlendiğini ya da her an izlenebileceğini düşünen birey kendi kendine bir oto kontrol mekanizması geliştirir ve kendini denetlemeye başlar. Böylece mekanik olarak hayali bir tutum tarafından üretilen gerçek bir itaat ortaya çıkar. Bu şekilde deli sakinleşmeye başlar, işçi çalışmaya, öğrenci çalışkan ve disiplinli olmaya başlar. Nezaret altında tutulan bir kişiyi her an ve her yönden görünür kılan, onun yaşamındaki en ufak bir olayı, değişimi, hareketi kaydeden ve kontrol eden disiplin mekanizması olarak özetlenebilir panoptikon.

18. yüzyılda ortaya çıkan bu mekanizma, günümüzde de farklı bir şekilde işleyiş halinde olabilir mi?

İlk defa Panoptikonla 2006 yılında Plovdiv (Filibe) Üniversitesi, Sosyoloji bölümünde okurken tanışmıştım. O dönemde açıkçası bu soru aklıma gelmemişti. Sanırım teknoloji ve sanal ortam bugünki ihtişamını yaşamıyordu. İkinci kez bu yapı ile ilgili okumayı yüksek lisans yaparken yaptım. Bu soruyu kendime sordum, fakat yoğun bir şekilde pandemi sürecinde başladım.

Kontrol ve yönetim için artık hapishaneye gerek kalmamıştır aslında. Sanal alemde gerçekleşmeye başlamıştır. Tek farkı bu sefer zorunlu değil, gönüllü olarak gerçekleşiyor olması. Sosyal medya ve gözetim birlikte hareket ediyor. Kişisel veririmizi, beğenilerimizi, beğenmediklerimizi, tercihlerimizi, ilgi alanlarımızı ortaya koyuyoruz ve bundan keyif alıyoruz. Fakat bunun sonucunda gözetlenebilir hale geliyoruz. Aynı zamanda gözetleyen de oluyoruz. Bir zaman sonra görünmek ve fark edilmek motivasyon haline geliyor. Hatta izlenmiyor olabilmek bizi korkutuyor. Özetlemek gerekirse modern hayatta ikili kontrol merkezi gerçekleşiyor. Bir yandan gözetleniyoruz, diğer yandan gözetleyeniz. Bu şekilde zincirleri gönüllü bir şekilde kabul ediyor, her hareketimizi, her tepkimizi öngörülür ve kontrol edilir hale getiriyoruz.

Panoptikon sistemine karşı gelmemiz için önce zihnimizde devrim gerçekleştirmeliyiz, daha sonra da hareketlerimiz de.

Yazarın Diğer Yazıları