Gelir düzeyine göre ceza
Cüneyt Özdemir
İngiltere'de hız limitini aşan bir sürücü maaşının iki ya da iki buçuk katı kadar ceza ödeyebiliyorken, İsviçre'de çok zengin olan bir kişiye 100 km/h üst sınır olan bir yolda 140 km/h hızla gittiği için 300.000 (üç yüz bin) Euro ceza kesilebiliyor. Peki nedir buradaki olay?
Cezanın
hukuki tanımı; yasanın topluma zarar verdiğini kabul ettiği eylemlere karşı
öngördüğü yaptırım. Cezaların caydırıcı niteliği bulunur. Kırmızı ışıkta geçmek
insan hayatını tehlikeye atar. Bu sebeple cezası vardır fakat cezası şu an için
288 (iki yüz seksen sekiz) liradır. Alkollü araç kullanmak bin 228 lira, emniyet
kemeri takmamak 132 liradır. Asgari ücretle çalışıp, aracını kullanırken bu
cezaları alan kişi için rakamlar caydırıcılık açısından yeterli olabilir. Üç ya
da dört günlük çalışmasını cezaya vermesi bir dahaki sefer daha dikkatli olması
için bir sebep teşkil edebilir. Olayın maddi yönünden konuşuyorum (hayati
riskler kısmı ayrı konu) çünkü çok zengin birisi için 100, 200, 1000 rakamları
çok yüksek olmayıp bir caydırıcı tarafı olmayabilir. 'Kapalı alanda sigara
içerim, cezası neyse öderim' diyen insanlarla dolu piyasa (zengin ve görgüsüz
aynı zamanda gösteriş sevenleri kastediyorum.) Ödeyeceği üç beş lira onun için
caydırıcı bir nitelik taşımadığından sigarasını içip cezasını ödemek çok zor
bir iş değil bu şahıslar için. Aynı şekilde trafik içinde geçerli; kırmızı
ışıkta geçen trilyonluk adama 288 lira ceza keserseniz aynı hatayı tekrar
tekrar yapar, kendi ve başkasının hayatını riske de atsa bu tarzda düşünen
insanlar var maalesef. Kırmızı ışıkta geçtiği zaman gelir durumu yüksek ise,
28.000 lira ceza yazarsak işte o zaman aynı hatayı bir daha bile bile yapmaz,
yapamaz.
Bu
öngörüye dayanarak ülkemizde cezaların hatta vergilerin gelir durumuna göre
yapılandırılması taraftarıyım. Böylelikle herkese eşit muamele yapılmış
olacağına inanıyorum. Zenginin sofrası ile fakirin sofrası bir olmaz. Zenginin
ensesi ile fakirin ensesi de bir olmaz, cezalar niye bir ola ki? Dediğim
sistemi devlet getirecek; cezayı polis kesecek, ücreti maliye belirleyecek.
Devletin kestiği parmak acımaz ne de olsa!
Öyle değil
mi?