FUZULİ ŞAGİL
Cüneyt Özdemir
Pandemi nedeniyle kamuoyu ve basın tam olarak bu olanlara odaklanamadı.
Ben bunu
biraz da satranç oyununa benzetiyorum.
Eğer
satranç oyunu diyeceksek; satrançta kolay mat etmeye 'çoban matı' diyorlar.
CHP veya
Edirne Belediye Başkanı 'çoban matı' olmayacak kadar usta ve güçlü.
Satranç
oyununda şansa yer yok.
Ama yine
de satranç bu hiç belli olmaz diyelim.
Bana göre
satranç oyunu henüz piyonları yeme aşamasında.
Atakta
olan İYİ Parti, CHP ise belki birkaç piyon feda ederek oyunu götürüyor.
Dedik ya
satranç akıl işidir, şansa yer yok diye.
Piyon feda
edersiniz ama oyunu alırsınız.
Bazen de
piyon feda ederken kayıplar gitgide büyür, bir bakmışsınız size 'şah' demişler.
Her 'şah'
çekme size oyun kazandırmaz ya da karşı tarafa oyun kaybettirmez.
Şimdilik
piyon savaşı aşamasında olan oyunda neler oluyor?
İYİ Parti,
önce herkesin hizmet kalitesizliğinden bıktığı, yolunun düşmesini istemediği,
artık bir mezbelelik haline gelen Edirne Otogarının neden iki yılı aşkın bir
süredir ihale edilmediğini sordu.
'Sordu'
derken yazılı bir soru önergesi verdi.
Bu Şubat
ayı meclis toplantısında oldu.
Başkan
Recep Gürkan, soru önergesini okuttu, aldı ve 'yazılı cevap verilecek' dedi.
İYİ Parti
ve kamuoyunun bu konuya duyarlı kesimi ne zaman ve nasıl cevap verileceğini
beklerken aradan bir ay geçti.
Mart ayı
toplantısına gelindiğinde soru önergesini veren Mevlüde Baş önergenin akıbetini
sordu.
Baş'a önergenin
cevabı çıkışta eline verildi ve 'elden teslim aldım' diye imza attırıldı.
Bu bir ay
neden beklenmiş derseniz bunun hiçbir mantıklı cevabı yok.
Hani belki
de 'adamlar araştırdılar, hesaplar incelendi ve incelemeler bu vakte kadar
sürdü' dersiniz.
Verilen
cevaplara baktım, hiç öyle bir ayı gerektirecek bir hazırlık yok.
O
cevapları Ulaşım Hizmetleri Müdürü Erdal Uygun hazırlamış.
Altında
onun imzası var.
Öyle
basit, öyle sıradan ki cevaplar!
Eğer onlar
için bir ay beklediyseniz yazık.
Mesela 'Otogarda
işletmesinde bulunanlar işgalci midir? Bununla ilgili hukuki bir süreç
başlatılmış mıdır?' diye sorulmuş.
Erdal
Uygun cevabında bugünkü otogar işletmecisini 'fuzuli şagil' olarak ifade etmiş.
Yine bu
kişiler hakkında hukuki süreç başlatıldığını da belirtmiş.
Aslında
'fuzuli şagil' zaten işgalci demek ama biz onu Osmanlıca söyleyelim de daha
fiyakalı olsun diye düşünmüş olabilir Müdür Bey.
Yine iki
yıl içinde ne kadar gelir elde edildiği sorulmuş.
Bir milyon
294 bin lira ecrimisil geliri elde edilmiş toplamda yani aybaşına 50 bin lira
gibi bir para.
Ecrimisilin
neye göre saptandığını Müdür Beyin cevabi yazısından öğreniyoruz.
SPK
lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanının görüşü doğrultusunda bir rakam
saptamışlar.
Uzmanın
orada bir poğaçanın, bir çayın kaç paraya satıldığından haberi var mı
bilmiyorum.
Yine
sorulmuş; otogarı ihale etmeyi düşünüyor musunuz, şartname hazırlığınız var mı
diye.
Tabi ki
hazırlıklar sürüyormuş ama iki yılı aşkın bir süredir bu hazırlıklar bir türlü
tamamlanamadı.
Tamamen
yasak savmak için verilmiş cevapların içi boş.
Otogar
işletmecisinin sözleşmesi biteli iki yıl geçmiş Müdür Bey hala top çeviriyor.
Sonra
neymiş; Edirne Belediyesi'nin bir kuruşunu hiç kimse yiyemez, yedirilmez.
İYİ
Partili meclis üyesi Mevlüde Baş alt yapı ve servis araçlarıyla ilgili de
çeşitli sorular sordu.
Onların
cevaplandırılması da bir ayı bulur mu bilmem.
İYİ
Partililerle konuştum, şunu söylüyorlar; 'Kimseyle Katolik nikâhı yapmadık.
Yanlış ve eksik görürsek eleştiririz, soru önergesi veririz.'
Türkçesi;
İYİ Parti bir süre daha CHP'nin piyonlarını yutmaya devam edecek.
Yukarıda
da yazdım 'çoban matı' tabi ki olmaz ama CHP'nin mecliste rahat olamayacağı da
kesin.
***
Geçtiğimiz
günlerde Hıfzıssıhha Kurulunun daha önce aldığı kararları yayınlamıştık.
'Yalan
haber' diyenler oldu.
Ama
kurulun 'yeni' dediği kararların hepsi o bizim yayınladığımız kararların
aynısı.
Zamanında
karar alındı, uygulanmadı, şimdi ise çok daha sert kararlar alınıyor ve polis
gücüyle uygulanmaya çalışılıyor.
Ne
diyelim; Allah kolaylık versin'¦