FLORENCE NİGHTİNGALE
Cüneyt Özdemir
Bugün 10.sınıflarda Kırım Savaşı konusunda ondan bahsederken aranızda hikâyesini bilmeyenler olabileceğini düşündüm. Benim yaptığım popülizmi bir kenara bıraksak bile okuduğunuza değecek bir hikâyedir efendim'¦
Kahramanımız Florence, ismini İtalya'nın Floransa şehrinden almış. Sonuçta bedava. Yok canım orada doğmuş, o yüzden. Ailesi paraya para demeyen bir aileymiş. Ne dediklerini bilmiyorum ama bizim buralarda bu tip aileler için 'bok gibi para var onlarda' denir. Kızımız müthiş zeki bir kız, iyi bir matematik eğitimi alıyor, gel gör ki bu matematikle insanlık için ne yapacağını (henüz) bilmiyor! Varsa yoksa insanlık'¦Ayol, otur evinde zengin zengin, yok! İlla insanlık. Babası da alamıyor önünü. 31 yaşındayken Amerikalı ilk kadın doktor Elizabeth Blackwell ile tanışan Florence, sağlık sektörünün insanlığa faydalı olabileceği en güzide iş kolu olduğuna ikna olup hemşire olmaya karar veriyor. Verdiği karar otuzlu yaşlarına yani tam da babasının 'artık bu kız evde kaldı, ne hali varsa görsün' diye düşünmeye başladığı yıllara denk gelince önünde kimse duramıyor. Neyse efendim, gündemi de takip eden bir hemşiremiz olan Florence, bir gün gazete okurken bir ilan görüyor. Bu ilan o sırada Kırım'da savaşmakta olan askerlere bakım vermek isteyen gönüllü kadınları çağıran bir ilan. Bakım vermek derken öhöm tıbbi bakımdan bahsediyoruz burada seni kötü niyetli okur! Sonra, Florence sen gel kendini İstanbul'da Selimiye Kışlası'nda bul!
Bazı insanlar vardır, girdikleri ortamı ışığa boğar. Dokunduğu şeyi değiştirir. İşini severek, adanarak yapar. Florence hemşiremiz de onlardan biri. Hastaneye dönüştürülmüş kışladaki asker ölümleri o gelince %42'den %2'ye düşüyor. Kanalizasyonu yirmiye yakın kere temizletip, hastanenin hijyen koşullarını arttırınca enfeksiyonlarda dolayısıyla an kayıplarında inanılmaz bir azalma oluyor. Bunun yanında Florence hakikaten 'bakım veriyor'. Geceleri dahi elinde lambasıyla yaralı askerler arasında dolaşıp, onların acılarını dindirmekle meşgul oluyor. Hastanedeki doktorlardan bir kaçı bu başarıyı sahiplenmek istese de hemşiremiz nihayet matematik bilgisini konuşturarak konuyu kapatıyor. Florence, büyük veri tabloları oluşturup, hem cephedeki hem de mevcut hastanelerdeki tüm sağ kalma/ölüm oranlarını istatistiğe dökünce söylenecek söz kalmıyor. Varsa ancak 'helal olsun' denilebilir :) Savaştan sonra İngiltere'de dünyanın ilk modern sivil hemşire okulunu açıp, Profesyonel Hemşirelik Vakfı'nı kuruyor. 12 Mayıs doğum günü aynı zamanda Dünya Hemşireler Günü olarak kutlanır. Kutlu olsun. Benim yazdığım bu öğreni de kadının ruhuna fatiha niyetine geçsin :)
Not: Tarih bilgisi az olan ve ne işi var elin İngiliz'inin Kırım Savaşı'nda diye soran olursa elin Amerika'sının Irak'ta, Suriye'de, Afganistan'da ne işi varsa öyle bir iş. Tamamen duygusal.
Not2: İş bu vesileyle tüm hemşirelerin gününü şimdiden kutluyorum. Başta görümcesi olduğum gelinimiz olmak üzere, çünkü o da bir başka Florence hayatımızda'¦