Farkındalığın Önemi
Cüneyt Özdemir
Farkındalık nedir? Farkına varmak nedir? Bu soruları kendimize sormaya başladığımızda farkındalık gelişmeye başlamış demektir aslında. Jon Kabat-Zihn şöyle demiş 'Farkındalık olanı olduğu gibi gözlemek demektir, düşüncelerimizi duygularımızı bedendeki hislerimizi ve etrafımızda olup bitenleri. Farkındalık dengede ve akışta kalmamızı kolaylaştırarak bedeni ve zihni bir araya getirir.'
Kendi hayatımızın içinden farkındalığa nasıl ulaşırız: bir
yemeği yerken onu koklayarak, tadına vararak yemek; bir müzik dinlerken tüm
bedenimizle duyumsamalarımızla onu dinlemek;
bir yere giderken etrafımıza insanlara, olan bitene bakarak, görerek ve
şeyleri fark ederek gitmek; herhangi bir olumlu/olumsuz deneyim, biliş, duygu
ve davranış ile bütünsel olarak yaşamak; üzüntü, hayal kırıklığı, şok olma gibi
'˜istenmeyen' duygulardan kaçmak yerine sonuna kadar yaşamak; bir yaşantıyı
rasyonelize etmeden önce tüm savunmalarımızı bırakarak bir parça gibi kabul
etmemiz. Farkındalık geliştiğinde neler
düşündüğümüzü, bedenimizin neler hissettiğini, kulaklarımızın neler duyduğunu,
etrafımızda neler olup bitiyor daha bilinçli bir şekilde anlarız.
Daha bilinçli olabilmek ve bu farkındalığı hayatımıza katabilmek
için işe yoga nefes teknikleri ve günlük meditasyonlarla başlayabiliriz. Nefes
tekniklerin önemi: Hızlı solunumun organizmaya yeterli miktarda oksijen vermez.
Beyin yeterli miktarda oksijen alamadığı için çabuk yorulur ve verimli
çalışamaz. Dolaşım, sindirim ve sinir sistemleri fonksiyonları da bozulur. Tüm
bu sistemlerin verimli çalışması sinirlerin ve organların yeterli miktarda
oksijen almasına bağlıdır. Doğru ritimli nefes alış-verişi solunum sistemini
güçlendirir, sinir sistemini sakinleştirir. İnsan heyecanlandığı zaman nefesi
hızlanır. Heyecanı ancak nefesin dengelenmesi ile kontrol altına alınır. Birey
öncelikle bu kontrolü sağlayabilmesi için nefes tekniklerini öğrenmelidir. Bu
kontrolü sağladığımızda farkındalık daha kolay gelişir.
Meditasyonun önemi: Meditasyon yaparken birçok şey
öğreniriz. Geliştiğimizi ve bilincimizin genişlediğini görürüz, içsel özümüz
ortaya çıkar ve tüm potansiyel yeteneklerimiz devreye girer. Her gün daha çok
ilhamla dolarız, günlük işlerimizi daha büyük hevesle yaparız. Birçok kişi
meditasyonun kendilerini içe dönük hale getirmesinden ve dünya işlerine
ilgilerini kaybetmekten korkar. Fakat gerçek meditasyon sayesinde içsel ve
dışsal eylemlerimizi dengeleyebilir ve onların birbirlerini desteklediğini,
tamamladığını ve zenginleştirdiğini görebiliriz. Meditasyonda yaşanan içsel
sessizlik ve bütünlük zihnimizi canlandırır ve tazeler, bizi yaşamsal güç ve
enerjiyle besler.