Cüneyt Özdemir

Ev-sizsiniz

Cüneyt Özdemir

Benim kaldığım odanın ortasında koca bir delik vardı ve kışın yağmur yağdığında deliğin altına koyduğum leğen doldukça boşaltmak gerekiyordu. Galiba o odada bir kış daha geçirmeyi gözüm kesmediğinden, az buçuk da elim para görmeye başladığı için düzgün bir evde yaşamak istediğimden kiralık yeni bir ev buldum. Annemin uzun kaldığı ağır bir depresyon dönemiydi. Taşındığımız evde yarım tondan fazla kömürü bırakmak istemediğim için kardeşlerimle kürek kürek kömür taşıdığımızı hatırlıyorum. Kömür, bırakılmayacak bir hazine fakirler liginde.
Sonra bizi buldu babam. Galiba içimden hiç bulamaması için dua etmiş olabilirim. Günahı benim boynuma. Şimdi bir mezarlıkta sonsuz uykusunda olan adam, o zaman kirasını benim ödediğim bir eve girmekte gurur yapıyordu ama kömürlüğünde yatmakta sakınca görmüyordu. Eski eşyalardan ve yapak bir yorgandan kendine yuva yapmıştı. O yuvayı bizim için hiç yapamamıştı oysa ki'¦ Yaz boyu umursamadım, ona olan kızgınlığım içimde bir ateş topuydu. Kırk yaşındaki karısını, dört evladını bana bırakıp çekip gittiğine göre öyle elini kolunu sallaya sallaya dönmemeliydi. E döndüyse madem kömürlük pek güzel bir çözümdü! Sonbaharın ilk soğuklarında içimdeki ateş topu da soğumuştu. Anneme onu eve çağırmasını tembihleyerek gidiyordum işe. Bu tembihlerim mi işe yaradı Edirne'nin zemherisi mi bilmem ama babam eve girmeye karar verdi. Bugün bile dışarıda kahverengi yağlı parkalı ve üşüyen bir adam gördüğümde aklıma babam gelir bazen. Açlığı başka bir yere koyuyorum ama belki de bir zamanlar çok üşüdüğümüzden, soğuktan, kimsesizlikten, çaresizlikten hem de, bu soğuklarda dışarıda kalanlar için hep küçük bir temenni geçiyor içimden. Durup dururken yazmadım bunları. Gazetenin ekinde evsizlerle yapılmış küçük röportajlar vardı. Belediyenin evsizler için açtığı bir bakım merkezinde 60 yaşında, İstanbul Üniversitesi İktisat Bölümünü bitirmiş bir evsizin söylediklerinden çok etkilendim. Düzgün bir yaşantınız olabilir, altmış yıl boyunca hep bir eviniz olmuş olabilir ama kimse bir gün dışarda kalmayacağınızın garantisini veremez demiş. Hakikaten, Mustafa Fehmi Amca'nın gazetedeki yuvarlak yüzüne,  gülümseyen gözlerine, beyaz saç ve sakallarına bakıp da kendiminkinden başka, farklı bir hayat dersi çıkarmamak mümkün değil. Her birinizin kalplerinde üşüyen tek köşe kalmaması temennisiyle şunu söylemek isterim: Sevgi en sıcak evdir. Evsiz Mustafa Fehmi Amca, sevgisizlikten titreyen kalbiyle ama yine de tebessüm ederek 'hayat bir günde değişiyor' deyip benim gözlerimi yaşartıyor ve kalbimi ısıtamamış babamı hatırlatıyor'¦
Edirne'de mülteciler için bir bakım evi olduğunu biliyorum ama evsizler için bir çalışma olup olmadığını hiç bilmiyordum. Biraz araştırınca Erdemliler Derneği Başkanı Erkan Alaca'nın 2016 yılında bir girişimde bulunduğunu öğrendim ama sonrası yok. Konuyla ilgili herhangi bir habere rastlamadım daha doğrusu. Valilik, belediye ve sosyal hizmetlerin evsizlerle ilgili bir çalışması olup olmadığını da bilmiyorum. Umarım vardır. En azından ben Sosyal Hizmetler Müdürlüğü'nün bir ihbar hattı olduğunu öğrendim. Eminim telefon cevapsız kalmıyordur. 

Yazarın Diğer Yazıları