Cüneyt Özdemir

Eleştirmeyeyim, tavsiyem olsun

Cüneyt Özdemir

Salgından daha önemli bir gündem maddesi yok, maske de o önemli gündem maddesinin en önemli parçası.

Bugünkü yazımı yazmaya oturdum, Şükrüpaşa Mahallesi'ndeki 50 konutluk bir sitenin yöneticisi arkadaşım aradı.Site sakinlerine dağıtmak üzere maske arıyor.

Başta GÜNDEM olmak üzere yerel gazeteler geçen hafta boyunca okuyucularına maske verdi.

Dedim ki; bu maskeleri bize Edirne Valiliği sağladı, biz de okuyucuya dağıttık.

Karınca kararınca çorbada tuzumuz olsun.

Mecburen 'Edirne Belediyesi'ne sor' dedim.

Merkezi hükümet dağıtacaktı dağıtamadı, bu iş belediyelerin üzerine kaldı.

Hiçbir belediye de 'biz dağıtmayız / dağıtamayız' demedi, zaten dememesi lazım.

Ancak belediyelerin çoğu bu işi pek de beceremedi.

Bölgede adından olumlu bahsedilen belediyeler de var.

Kırklareli'nin Kaynarca beldesi bunlardan biridir.

'Kaynarca küçük bir yer, orada yardım ve maske dağıtmak çocuk oyuncağı' demeyin sakın.

Önemli olan niyet ve iş yapma isteğidir.

Ve bir de kadro tabii ki.

Çalışma niyetin, iş yapma isteğin yoksa hele bir de kadron işin ehli değil de 'eş, dost, akraba' tarafından seçilmişse iş yapamazsınız.

Küçük bir beldeyi bile yönetemezsiniz.

Kaynarca Belediye Başkanı Serdar Türker, futboldan geliyor.

Hatta bir dönem Edirnespor'da da top koşturduğu biliniyor.

90'larda futbolla yakından ilgilenenler onu 25 Kasım Stadyumu'ndan tanıyor olmalı.

Meclisini jet hızıyla topladı.

Salgın var, insanların birbirine uzak durması gerekiyor.

Peki Serdar Türker meclisini nerede topladı dersiniz?

Tabii ki beldenin meydanında ve toplantı ayakta yapıldı.

Öyle uzun boylu şovlara gerek duymadan yapılması gerekeni yaptı.

Yine belediyenin ürettiği ekmeğin fiyatını Ramazan nedeniyle 1 (bir) liradan 50 kuruşa düşürdü.

En çok buna takıldım ya da takdir ettim diyelim.

'Kurtarmaz, belediye zarar eder' diyenler olabilir, belediyelerin görevi kar etmek değildir.

Belediyeler bazı kamu görevlerini yerine getirirken kar amacı güdemezler.

Ekmek gibi temel gıda, su, toplu ulaşım, cadde ve sokakların temizlenmesi gibi hizmetlerde kar amacı güdülebilir mi?

Sahi Edirne'nin neden Halk Ekmek yatırımı yok?

Toplu ulaşımda neden yok demeyeceğim, çok konuşuldu zira.

Uzunköprü'nün adı da yine olumlu örnekler arasında sayılıyor.

Maske ve gıda kolisi dağıtımında muhtarlarla işbirliği yapmış, dezenfekte tüneli yapmış.

Dezenfekte tüneli yapan Keşan Belediyesi de var.

Aslında sağlıklı mı değil mi o da belli değil ama insanlara hoş geliyor, tünelden geçiyorsun ve 'tertemiz' oluyorsun.

Olumlu ve olumsuz örnekleri burada daha da çoğaltabilir de o kadar yerimiz yok.

Gelelim Edirne Belediyesi'ne'¦

Biliyorum, 'Gelelim Edirne Belediyesi'ne' satırını okuyan bir çok kişi belediyeye ve Başkan Recep Gürkan'a ağır eleştiri bekliyor.

O dozu yüksek eleştirileri korona sonrasına saklıyorum.

Derdiğimiz 'Belediyeyi ve Gürkan'ı nasıl zor durumda bırakırız' değil elbet.

Yağcılık, yandaşlık, yalakalık hiç değil. Çünkü etrafındaki bir tabur hacıyatmaz zaten beceriyor.

Tavsiyemiz olsun; bunca zamandır ulaştıramadığın maske ve dezenfektanları bir an önce ulaştır.

Toplu ulaşıma maskesiz binilmesini önlemen yine tavsiyemdir.

Korona vakası sayısında durumumuz iyi değil, biliyorsun.

***

Giderayak bir merak konusu; merkezi hükümet 'Biz Bize Yeteriz Türkiye' kampanyası başlattı, Edirne Belediyesi de 'İmece' adlı yardımlaşma ağı oluşturdu.

Merak işte, hükümetin kampanyasına Edirne Özel İdaresi'nden sık sık ihale alan kurumlar katıldı mı?

Belediyenin İmece'sine, belediyeye pilav, madeni yağ, filtre satan, konser organizasyonu işleri alan, çeşitli inşaat ihalelerinin yüklenici firmalar katıldı mı?

Katıldılarsa lafım yok ama ben olsam öyle çerez parası bağışlar kabul etmezdim.

Bu da bir başka tavsiyem olsun'¦

Yazarın Diğer Yazıları