Cüneyt Özdemir

Edirne'nin şansı ve şanssızlığı

Cüneyt Özdemir

Yine Türk vatandaşları da bu ülkeye herhangi bir engelle karşılaşmadan seyahat edebilecek.

Bu nedenle her iki ülkenin sınır bölgesinde yüzler gülüyor.

Türkiye'den Bulgaristan'a gidenlerin sayısı epey az.

Nedeni 1 Bulgar levasının 4,5 liraya dayanmış olması.

Edirne'de konuştuğum çok kişi buna inanamıyor.

Nasıl olur da 1 Bulgar levası 4,5 lira olur?

Basbayağı olur kardeşim.

Adamlar akıllı, paralarını Avroya endekslemişler.

Demişler ki; '1 Avro = 1,95 Bulgar levası.'

Böyle olunca Avro, Türk lirasına karşı değer kazanınca Bulgar levası da değer kazanmış oluyor.

Bulgar levasıyla Türk lirası arasında makas bu kadar açık değilken Türk turistler (Edirneliler ve Trakyalılar desek daha doğru olur) Bulgaristan'da gezmek, yemek yemek, eğlenmek, alışveriş yapmak için gidiyordu.

Ancak şimdi bu döviz kurlarıyla bu pek mümkün değil.

Gidenler daha çok Svilengrad'da bulunan casinolarda şanslarını denemek için gidiyor.

Bu tür insanlar bu alışkanlıklarını yenemedikleri için kendilerini gitmek zorunda hissediyor.

Yani Bulgaristan, kumarhaneler dışında başka yerlerde Türk turistlerden beklediği ilgiyi görmüyor.

Biz biraz daha şanslıyız.

Bulgarların parası değerlendikçe biz onların alışveriş cenneti olmaya devam ediyoruz.

Test yaptırarak ülkelerine karantinasız girebilen Bulgar turistin Edirne'ye gelişi Edirne esnafına tam çare olmadı.

Çeşme akmasa da damlıyordu.

Şimdi bir haftadır test yaptırmadan, ülkesinde iki hafta karantinada beklemeden daha önce test yaptırarak ülkelerine dönerken bir haftadır böyle bir engelleri yok.

Geçtiğimiz Cuma günü biraz da Ulus Pazarı'nın hatırına kalabalık geldiler.

Ama geçen yılın yanında devede kulak bu gelişler.

Bir yerel gazetede gördüm 'Akın akın geliyorlar' demişler haberin başlığına.

Kazın ayağı öyle değil, o haberin başlığını ya dayak yememiş ya da sayı saymasını bilmeyen birileri atmış.

Yukarıda da belirttim; çeşme henüz akmıyor ama damlamalar hızlı.

Şimdi Edirne esnafına düşenler;

Bu salgın ortamında başta kendimizi olmak üzere kimseyi tehlikeye atmayacağız, bütün hijyen koşullarına uyacağız, mesafeye dikkate edeceğiz, maske takacağız, maske takılmasını isteyeceğiz.

Nasıl olsa geldiler, artık gelsin paralar zihniyetiyle turist kazıklamayacağız, aldatmayacağız, taklit, sahte mal satmayacağız.

Ancak bugün çok dillendirilmeyen bir konu var.

O dillendirilmeyen konuyu da Edirne Ticaret ve Sanayi Odası'nın (ETSO) yaptığı açıklamadan öğreniyoruz.

ETSO Başkanı Recep Zıpkınkurt mealen 'Bulgaristan bu test sonucu istememe ve karantinayı kaldırma kararını bir aylığına aldı. Duruma bakacak; eğer olumsuz sonuçlar (Türkiye'deki bulaşın Bulgaristan'a dönmesi durumu) oluşursa Türkiye'den testsiz ve karantinasız girişleri sınırlayabilecek' diyor.

Mümkündür.

İnşallah böyle bir durum olmaz.

Sonuçta; Bulgarların Türkiye'ye gelişlerinden sonra ülkelerine dönüşte test veya karantinaya tabi tutulmamaları bir şanstır.

Zıpkınkurt'un da üzerinde durduğu gibi bu şansı Edirne ve Edirne esnafı iyi kullanmalıdır.

Aksi ise esnafın içinde bulunduğu zor durumu daha da zorlaştırır.

***

Şimdi gelelim Edirne esnafının şanssızlığına.

Trakya Üniversitesi, 2020 -2021 eğitim ve öğretim yılında uzaktan eğitim yöntemini benimsedi.

Yani öğrenci Edirne'ye gelmeyecek.

Oysa Edirne bir öğrenci şehri ve ekonomisinin önemli bir bölümü öğrencinin bu kente bıraktığı parayla dönüyor.

Sözün özü; Trakya Üniversitesi'nin yüz yüze eğitim yapmayacak olması bu kentin esnafının ve tabii ki Edirne'nin şanssızlığıdır.

Şans şansızlığı dengeler mi?

Kim bilebilir ki?

 

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları