Edirne'den mükerrer imzacı var mı?
Cüneyt Özdemir
Yerel gazeteler çoğunlukla politika yazmıyor.
Ne olur ne olmaz, yanlış bir şey yazılır, fincancı katırlarını ürkütmekten korkuyorlar sanırım.
Ben politika yazmayı seviyorum.
Önce CHP kurultayıyla ilgili olarak genel gözlemimi söyleyeyim.
Parti Meclisi'nde bir değişim bekliyordum.
Böyle bir değişimin olacağını Kemal Kılıçdaroğlu da çevresine söylüyor duyumları alıyordum.
Ama köşe başını tutmuş olanlar sanıyorum Kılıçdaroğlu'na bu tasfiye iznini vermediler.
İnsan durup dururken neden koltuğu bıraksın ki?
Muharrem İnce'nin konuşmasının bir kısmını televizyondan canlı izledim.
Bir kısmını da youtube'dan ve sosyal medyadan izledim.
İyinin ötesindeydi.
Sanıyorum böyle yüksek bir performans karşısında Kılıçdaroğlu cephesi eminim 'kaybediyoruz galiba' paniği yaşamıştır.
İnce'nin 'Beni bu akşam genel başkan seçerseniz yarın sabah MYK'yı sıfırlayacağım' demesinden anlıyoruz ki, bir takım pazarlıklar yapılmış, değişim rafa kalkmış ama buna karşılık Kılıçdaroğlu'na destek sözü verilmiş.
Bu kurultaydan sonra ben de inandım ki, Kılıçdaroğlu'nun 'bir kaybetmelik' ömrü kaldı.
Yani Kılıçdaroğlu bir seçim daha kaybederse artık onu o koltukta kimse tutamaz.
Sonrasında genel başkan İnce mi olur, bir başkası mı olur, bugünden bilemeyiz.
Biz dönelim kurultayın Edirne'yi ilgilendiren kısmına'¦
Parti meclisinde beklenen değişim gerçekleşmeyince, Kılıçdaroğlu'nun gölgesi gibi ondan ayrılmayan CHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu parti meclisinde yer bulamadı.
Gaytancıoğlu tek başına aday oldu ama hiçbir 'anahtar' listeye girmedi.
Çünkü anahtar listeler hep pazarlık işidir, siyaset yapanlar bilir. Sonunda 140 oy alabildi Okan Hoca.
Kendisini aradım, konuştuk; 'Siyaset uzun soluklu bir iş, olur böyle şeyler Murat Bey' dedi.
Küsme yok, yola devam ediyor.
Yine bir başka aday Çiğdem Gegeoğlu yine parti meclisine giremedi.
Duyumlarıma göre Gegeoğlu bazı 'anahtar' listelere girmesine rağmen Okan Hoca'dan birkaç oy fazla aldı ama seçilemedi.
Erdin Bircan, bu kurultayda açık açık Muharrem İnce'yi destekledi. İnsanın özü, sözü bir olmalı, bravo!
Mesela 48 delege hem Kılıçdaroğlu'na hem de İnce'ye imza vermiş.
İnce'yi destekliyorsan Kılıçdaroğlu'na neden imza veriyorsun?
Ya da tersi durumda Kılıçdaroğlu'nun destekliyorsan neden İnce'yi aday gösteren önergenin altına imza atıyorsun?
Edirne delegasyonu önceden Ankara'ya gidip Kılıçdaroğlu'nun önergesine imza atmıştı.
Ancak yine de yoğun olarak şöyle bir söylenti var.
Her iki tarafa imza atanlardan birinin hatta bazılarına göre ikisinin Edirne delegasyonundan olduğu söyleniyor.
Ancak parti bunu açıklamadığı için 'mükerrer' imzacıların kim olduğu söylentiden öteye gitmiyor.
***
Vatandaş gezer tozarken, eğlenirken burada gencecik bir kadın doktor; Tuba Çıkmaz hasta yakınları tarafından öldüresiye dövüldü.
Nedeni ise şu; yoğun bakımdaki hasta vefat etmiş.
Elbette üzücü ama bazen doktorların elinden de bir şey gelmez.
Her hastayı yaşatabilecek olsalardı doktorlar kendileri hastalık ya da başka bir nedenden dolayı ölmezlerdi.
Soru şu; her yakınını kaybeden doktor mu dövsün?
Nerede yaşıyoruz, dağ başı mı burası?
Doktor, sağlık görevlisi döven bana göre alabileceği en ağır cezayı almalı.
Bir düzenleme yapılıp aftan yararlandırılmamalı, cezasının infaz şartları ağırlaştırılmalı.
Hasta birisini yaşatmaya çalışan bu insanlara şiddet, saldırı reva görülmemeli.
Bunun illa bir çözümü vardır ve en kısa zamanda bu sorun çözüme kavuşmalı'¦