Cüneyt Özdemir

Edirne Büyükşehir Mi Olmuş?

Cüneyt Özdemir

Peki nedir bu büyükşehir işi ve kime yarar acaba? Aslında 2014 seçimine kadar konu daha az sayıda belediyeyi ve kişiyi ilgilendiriyordu. Ancak son yerel seçim öncesi yapılan değişiklik ile hem büyükşehir il sayısı arttı, hem de 'bütünşehir' tanımı geldi.

BÜYÜKŞEHİR Mİ, BÜTÜN ŞEHİR Mİ?
Yani bizim konuştuğumuz konu bütünşehir olmak ya da olmamak. Bu kapsamdaki belediye sayısını artırmak, hatta tüm kentleri bütünşehir yapmak konusunda başından beri bir beklenti var. Zaten bir ülkede iki ayrı yönetim yapısını yan yana sürdürmek doğru değil. Örneğin Edirne'de İl Genel Meclisi ve Özel İdare var, Tekirdağ'da yok.
Hükümetin kapsamı genişletme düşüncesi biliniyor. Bu kararın alınması teknik olarak zor değil. Ancak uygulamada ortaya çıkan bazı sorunların kararı etkileyeceği de kesin. Bu sorunlarından birincisi büyükşehir belediyeleri ile ilçe belediyeleri arasındaki sorunlar. Aynı partiden olanlarda bile ciddi anlaşmazlıklar yaşanıyor. İlk kez büyükşehir olan yerlerde ise kadrosu hatta binası bile olmayan yeni bir belediyenin üstlendiği en ücra köylerin sorunlarını çözmede yaşanan sorunlar. Ayrıca Büyükşehir Yasasından kaynaklanan hizmeti yavaşlatan aşırı bürokrasi.

KİM KAZANIR, KİM KAYBEDER?
Büyükşehir Yasası kapsamına girerse Edirne'de ne değişecek, kimler kazanacak, kimler kaybedecek? Yasa kapsamına girerse Edirne'nin en ücra köyleri, örneğin Lalapaşa'nın Kalkansöğüt veya Keşan'ın Sazlıdere köyleri mahalle olacak. Köylerde oturan vatandaşlar da Edirne Büyükşehir Belediye Başkanı ve ilçelerinin belediye başkanını seçmek için oy kullanacaklar. Ancak artık seçecekleri muhtar köy muhtarı değil mahalle muhtarı olacak. Böylece Köy Kanunun getirdiği bütçeleri olmayacak, otobüsleri, arsa ve binaları ellerinden alınacak. Aynı şekilde Özel İdarenin varlıkları da hükümetin tasarrufuna verilecek.

En büyük sorunu yaşayanlar ise ilçe belediyeleri olacak. Şehre gelen İller Bankası payları büyük ölçüde Büyükşehir Belediyesine aktarılacak, ilçe belediyelerinin önemli hiçbir yatırım yapma olanağı yasal ve maddi olarak kalmayacak. Ana caddeler, büyük meydan ve parklar, sahiller büyükşehre devredilecek, o alanlardaki reklam panoları bile ilçe belediyesince kullanılamayacak.

Bir an için Keşan'ın Edirne'den yönetilmeye çalışıldığını düşünün, itfaiyesi bile olmayan, tüm sahilleri büyükşehirin kullanımına bırakılmış, imar planı büyükşehir tarafından şekillenen bir yönetimi düşünmek bile kafa karıştırıcı.
Burada yazdıklarım açık: Köyler kaybediyor, özellikle köy muhtarlığı kavramı tarih oluyor. İlçe belediye başkanlarının eli kolu bağlanıyor, sadece ara sokakları süpüren, orada yer alan küçük yeşil alanlar ile oyalanan, sosyal kültürel etkinliklerin bütçe gerektirmeyenleri ile yetinen belediyelerin başkanları haline geliyorlar.
Peki kim kazanacak? Elbette kazananlar da var. Özellikle Büyükşehir Belediye Başkanı olan tüm kenti, köyleri, ilçeleri dahil yönetecek bütçe ve yasal güce kavuşacak. Uzun dönemde bazı hizmetlerin merkezden yönetilmesi ile verimlilik artırılabilirse köylere yapılan hizmetlerin standardı yükselebilir. Elbette kırsal oyu daha yüksek olan partiler Büyükşehir seçimlerinde oylarını artırırlar.

YEREL YÖNETİMLERİN SONU MU GELİYOR?
Önümüzdeki dönemde büyükşehir kapsamının genişleyip genişlemeyeceği henüz kesin değil ancak Hükümetin öncelikli hedefleri arasında. Ancak öncelikle büyükşehir - ilçe çekişmesini çözecek bir düzenleme de gelebilir. İki olasılık var: Birincisi eskiye dönüş, ilçe belediyelerini kaldırıp büyükşehrin şubeleri haline getirmek. İkincisi ve daha zayıf olan da gücü ilçelere verip büyükşehri koordinatör yapmak.
Ancak benim beklentim Büyükşehirlerin güçlendirileceği modellerin gündeme geleceği yönünde. Hatta 2019 sonrasında Valiliklerin de kaldırılarak Büyükşehrin tüm görevleri üstlenebileceğini düşünüyorum. Bu modelin yönetenler açısından 'sakıncalı' görülebilecek sonuçlarını önlemek için de Büyükşehrin genel sekreterliğini merkeze bağlı ve tüm planlama ve yatırımları yürüten kişi haline getirmek bir çözüm olabilir. Böylece sembolik bir temsil görevi yapan başkanların da görüşünün çok önemi kalmaz.

Elbette yöneticilerin yapmayı istediği bu tür düzenlemelerin, yerel yönetimlerin ve yerel demokrasinin giderek ortadan kalkması anlamına geldiğini hiç aklımızdan çıkarmayalım.

Yazarın Diğer Yazıları