Döndü Tersine
Cüneyt Özdemir
Az nüfuslu olan, çok fazla yeşili, parkları olan Kırcaali cıvıl cıvıl olurdu. O zamanlar tabi lira çok değerliydi. Bir maaş değer olarak üçe katlanıyordu. Doya doya alışveriş yaparlar, istediklerini rahatça alabilir durumdaydılar. Tabi o zaman Bulgaristan'ın ekonomik durumu daha da kötüydü. Aynı harcamaları vatandaş rahatlıkla yapamıyordu. Esas olan konuya gelmek gerekirse; yaz tatilinin bitişinde otogarda yaşadığımız o unutulmaz anlar, çok fazla gözyaşı'¦ Büyük özlem sonrası belirli zaman diliminde kardeş, akraba, anne- baba, dosttan ayrılırken yaşanan o hüzün, büyük sarılmalar ve ağlamalar'¦ Diğeri ise otobüsün bagajına koyulan o eşyalar. Kilo kilo alınırdı her şey. Çocukluk aklımla buna şaşardım. Türkiye'de yok muydu aynı gıdalar, aynı eşyalar? Tabii ki vardı. Ben, uyguna geldiği için bu alışverişi yaptıklarını düşünüyordum. Bu doğruydu bir yandan aslında. Zaten kim istemezdi memleketinden sevdiği şeyleri alsın? Şu an farkına vardığım bir sebep daha var. O gıdalar ve eşyalarla büyüdükleri için onlara karşı da yaşadıkları özlem var. Nasıl anlatsam bilemedim; bir örnek vereyim. Babaannemin o zamanlarda ineği vardı. Babaannem, İzmir'de yaşayan halama yoğurt ve süt koyardı. Halam anlatırdı, '˜Anne bu yaz günü, bu sıcakta, bu ürünler İzmir'e gitmez.' ama anne yüreği işte, evladına vermek istiyor. Yakın zamana, Türk Lirası'nın bu kadar değersizleşmediği zamana kadar hâlâ Bulgaristan'dan alışveriş yapılabiliyordu. Şimdi devran döndü tersine. Artık Bulgaristan vatandaşları Edirne'ye ve diğer şehirlere rahatlıkla gelip istediği kadar alışveriş yapabiliyor, istediği mekânda yemek yiyebiliyor ve istediği hotelde kalabiliyor. Bunu rahatlıkla yapabiliyor. Neden mi? Para hesabı yapacak olursak; bir maaş burada dört katı oluyor; belki de daha fazla. Devran döndü mü tersine? Evet, döndü. Her şey döner tersine. Acaba tekrar Bulgaristan'a gidip rahatlıkla alışveriş yapabileceğimiz o dönem geri gelecek mi?