Cüneyt Özdemir

Deprem ve EDAK

Cüneyt Özdemir

Örneğin; deprem oluyor, ev yıkılıyor, siz o yıkılan evi gücünüzle ayakta tutabilir misiniz?

Tabii ki, mümkün değil.

Dolayısıyla deprem gibi felaketlere karşı devlet olarak, devletin gücüyle önlem almamız lazım.

Önlemleri devlet alacak, o kesin.

Türkiye'nin afet, deprem gibi ani ve toplumun büyük kesimini ilgilendirecek olaylarında AFAD diye bir kuruluş var.

Normalde AFAD öyle bir örgütlenme yapmış ki, Edirne'de meydana gelecek bir felaket için her tarafa yetebilecek.

Ancak biz felaketleri daha büyük düşünelim.

Allah göstermesin ama felaket sadece Edirne merkezde değil bütün ilçelerde olursa ne yapacağız?

İşte bu durumda sivil gönüllüler ve bu konuda bir eğitim almış gönüllüler devreye girecek.

1999 depreminden sonra Türkiye'de deprem / deprem sonrası müdahalelerde görev alacak gönüllü kişilerden oluşan dernekler kuruldu.

Bunlardan bir tanesi de Edirne'de kurulan EDAK yani Edirne Arama ve Kurtarma Derneği'dir.

Dernek, depremin dışında doğal afetlerde de görev alacak.

Aralarında doktor, mühendis, avukat, öğretmen, esnaf başta olmak üzere çok sayıda kişi bu dernekte gönüllü olarak yer aldı.

Sayısız işlere kahramanca müdahale ettiler, hayat kurtardılar.

Edirne dışında meydana gelen depremlerde yardıma koştular.

Edirne Belediyesi, eskilerin 'Eski Otogar' olarak bildiği yerde EDAK'a  bir yer verdi.

EDAK'çılar oraya bir bina yaptılar, teçhizatlarını oraya bıraktılar.

Toplantılarını, eğitim çalışmalarını orada yaptılar.

Peki sonra?

Sonra Edirne Belediyesi o alanı bir şirkete sattı.

Şirket kentin göbeğine adı 'Erasta' olan betondan bir hançer sapladı.

Erasta'ya bu kadar büyük yapılaşmaya izin veren Edirne Belediye Başkanı ve o dönem bu plana 'evet' oyu veren belediye meclis üyeleri yargılanacak.

Ancak Erasta'ya burası verilirken o alanda yukarıda da zikrettim; EDAK'ın bir binası var.

Erasta'nın şirketi 'Biz onlara belediyenin göstereceği yerde bir yer yaparız' diyor.

Yapıyor da.

Yer neresi mi?

Bugün Edirne Belediyesi'nin İtfaiye Müdürlüğü'nün olduğu yer.

Ama Edirne Belediyesi o binayı EDAK'a vermiyor.

Neden mi?

İddia şu; EDAK'ta Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan'a muhalif isimler var.

Kim olabilir bu?

Geçmiş dönemlerde derneğin başkanlığını yapan ve tam da o dönemde başkan olan Serhat Ceylan.

Serhat'la konuştum.

Diyor ki; 'Abi, Erasta bize bina yaptı. Bina bugünkü itfaiye binasının arkasındaki bina.

İşin içinde ben varım diye bize binayı teslim etmediler.

Ben istifa ettim, EDAK bir bina kazansın diye aradan çekileyim dedim.

Ona rağmen o binayı bize vermediler.

EDAK şu an atıl vaziyette.

İşte böyle söylüyor yıllarını EDAK'a vermiş, başkanlık yapmış Serhat Ceylan.

Bir belediye başkanına sivil toplum kuruluşu olarak organize olmuş bu insanları küstürmek, dışlamak, yok saymak yakışmaz.

Öyle değil mi?

Belediye başkanının 'doğru '“ yanlış' sürüyle danışmanı var.

Mesela hangisi depremden, deprem sonrasından anlıyor?

Onun için bu konularda biraz daha dikkat gerekir'¦

***

Trakya Üniversitesi'ndeki 'adrese teslim' kadroları bir tek ben gündeme getirmiştim.

Önceki gün CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu TBMM'de gündeme getirdi.

Demek ki haberimize bir şikayet / yayın yasağı yok.

Dün de Odatv konuyu gündeme getirdi.

Olay büyüyor.

Biz hala üniversiteden haber bekliyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları