Değişen bir şey yok
Cüneyt Özdemir
En iyisi, bugüne kadar ısrarla üzerinde durduğum, kentin turizm potansiyeline balta vuran hareketleri ele alarak başlayayım.
***
Dilimde
tüy bitti, klavyemin tuşları aşındı.
Söyleyeceğim,
yazacağım yine de.
Şimdi
geçen hafta sonu yaşanan iki olayı buraya yazıyorum.
Hamzabeyli
Gümrük Kapısı'ndan giriş yapmak için 5 saat bekleyenler var.
Bunu
Edirne Valisi, Trakya Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürü biliyor mu?
O Bulgar
turist bir daha gelir mi?
Empati
yapın, kendinizi onun yerine koyun.
Bulgaristan'a
gideceksiniz, gezeceksiniz, eğleneceksiniz, alışveriş yapacaksınız.
Kısaca
para bırakmaya gidiyorsunuz.
Ve sizi 5
saat beklettiler, bir daha gider misiniz?
Yine bir
başka konu; Edirne ve Türk dostu Şumnulu (Şumen) gazeteci Krasimir Krumov'un
yaz aylarında tanık olduğu bir konu vardı.
Edirne
Belediyesi'nin otoparkçısı 2-3 liralık otopark parasını 10 lira olarak tahsil
etmişti ve bunu yazmıştık.
Krasimir
hafta sonu yine Edirne'deydi.
Eşini,
kızını, annesini babasını almış iki günlük bir tatile gelmiş.
Park yeri
yine aynı, muamele de aynı.
Belediyenin
otoparkçıları belli bir saatten sonra paydos ediyorlar.
Geç bir
saatte gitmiş olmasına rağmen otoparkçı orada ve tarife yine aynı yani belediyenin
belirlediğinden çok daha yüksek.
Ertesi gün
yine aynı muamele.
Yani
belediye otoparkı saati 1 liraya indirdiğiyle övünüyor da gerçekte öyle mi?
Bir bakan,
bir denetleyen var mı?
Bu sorunun
cevabı otomatik olarak 'yok' demektir.
Kent
turizm ve turist konusunda sahipsiz, isteyen istediğini yapıyor.
Oysa
kentin ileri gelenleri, ticaret ve sanayi odası ve ilgili kurumlar, kuruluşlar
bunlara izin verirse bu kent turistler için 'kazıklanma yeri' ve 'kâbus' olur.
Turist bir
daha gelmez (ki özellikle Bulgarlar Lüleburgaz'a, Çorlu'ya, Kırklareli'ne
gitmeye başladılar bile)
***
Aydınlık
Gazetesi dün yazınca hatırladım.
Aslında
uzun zamandır ele almak istediğim ancak vakit bulamadığım sonra da unuttuğum
bir konuydu.
Trakya
Üniversitesi eski rektör yardımcılarından Prof. Dr. S. P., ve yakınlarıyla
ilgili Aydınlık Gazetesi'nin haberinde FETÖ şüphelisi oldukları var.
O yargının
işi, FETÖ ile bir iltisak tespit edilirse cezalarını versin, onlar da
cezalarını çeksin.
Ben olayın
başka bir yanına değinmek istiyorum.
Trakya
Üniversitesi'nin önceki dönem rektörlerinden Prof. Dr. Osman İnci bu
değineceğim konuyu 'Yeni Nesil Rektörler' adlı kitabında yıllar öncesinde
yazmıştı.
Prof. Dr.
S. P.'nin oğlu B. P., Trakya Üniversitesi bünyesinde bir yüksek lisans
programına girer.
Ancak bu program
tezsiz bir programdır.
Akademi
camiasında tezsiz yüksek lisans diplomasının pek bir kıymet-i harbiyesi yoktur.
Bu
anlattıklarım Prof. Dr. Yener Yörük'ün rektörlüğü dönemindedir.
Prof. Dr.
Yörük'ün başkanlığında toplanan senato bir yönetmelik çıkarmıştır.
Tezsiz
yüksek lisans programında başarılı olana iki kişi tezli yüksek lisans
programına geçebilir.
Bir
baktınız ki, B. P., tezli yüksek lisans programına geçemedi.
Kolayı
var, bir yönetmelik değişikliği daha yaparsınız.
Aynı
rektör, aynı senato yönetmeliği değiştirir ve başarılı iki kişiden sonra
bölümde 5 veya daha az sayıda öğrenci kaldıysa onlar da tezli yüksek lisans
bölümüne geçebilir.
Rektör
yardımcısının oğlu B. P., de tezli programa geçer ve mezun olur.
Nasıl
kıyak ama?
Ha bu
arada kıyaklar bu dönemde de devam eder ve o şanslı oğul yaklaşık iki ay önce Trakya
Üniversitesi'nde öğretim görevlisi kadrosuna alınır.
Belli ki,
dışkısında inci var'¦
***
Hafta
sonunda Saros Körfezinde bulunan Sazlıdere ve Gökçetepe köylerinin arasına
yapılması düşünülen ve kısaca FSRU olarak anılan doğalgaz aktarım platformu
konusunda Edirne İdare Mahkemesi'nin keşfi vardı.
Trakya'nın
dört bir yanından çevreciler de orada hazır bulundular 'Sarosuma dokunma' diye
pankartlar açtılar.
Edirne'den
de gidenler oldu.
Edirne
Belediyesi Saros'a gidecek Edirneli çevreciler için önce bir araç tahsis
ettiğini ancak sonra bu tahsisi iptal ettiğini duydum.
Edirneli
çevreciler özel olarak kiraladıkları bir minibüsle gitmişler.
Keşanlı
çevreciler ise Keşan Belediyesi'ne ait resmi plakalı bir otobüsle ulaşmışlar
keşif mahalline.
Keşan
Belediyesi '˜bildiğim kadarıyla' AK Partili.
Edirne
Belediyesi ise CHP'li.
Bu iptalde
bazı çevrecilerin CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcan'la Tavuk Ormanı konusunda
tartışmasının ardından Pekcanlı'nın onları partiden kovmasının bir rolü var mı
acaba?
***
İl Genel
Meclisi Başkanı Mehmet Geçmiş geçtiğimiz meclis toplantısında, meclis
üyelerinin Fransa'ya yapacağı geziyi iptal ettiklerini açıklamış.
Toplantıyı
izleyen gazeteciler de ona bu haberin başka bir gazetede Geçmiş'in ağzından
demeç olarak yayınlandığını söylemişler.
Geçmiş'in
tavrına takıldım.
'Yayınlarsanız
yayınlayın, yayınlamazsanız yayınlamayın, siz bilirsiniz' mealinde bir tavır
takınmış ki çok yanlış.
Bizim o
demeci yayınlayan gazeteyle hiçbir alıp veremediğimiz yok.
Ama yerel
basına böyle davranan politikacılarla alıp veremediğimiz vardır.
Bilinsin'¦