CHP ve dönen mavralar
Cüneyt Özdemir
CHP'den yerel yönetimlere aday adayı olanlar bugünlerde partinin genel merkezinde yatıp kalkıyor.
Partinin üst düzey yöneticileriyle görüşüp fotoğraf
çektiriyorlar.
Sonra da bunları sosyal medyada paylaşıyorlar.
Ancak Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'yla görüşen yok.
Kılıçdaroğlu'nun hiçbir aday adayıyla görüşmediği bilgisini
aldım.
Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ile Uzunköprü, Havsa ve
Süloğlu ilçelerinin belediye başkanları Kılıçdaroğlu'yla ayakta görüşebildiler.
CHP kulislerinde bu görüşmenin grup toplantısından hemen
sonra randevusuz ve ayaküstü gerçekleştiği konuşuluyor.
Gürkan, elindeki cep telefonundan katı atık bertaraf
tesisinin görüntüsünü gösterip 25 Kasım tarihinde tesisin elektrik üretim
şebekesinin açılış töreni olduğunu söylüyor ve Kılıçdaroğlu'nu törene davet
ediyor.
Edirne Belediyesi'nden yapılan açıklamaya göre Kılıçdaroğlu
o törene gelecek.
Ben ise Kılıçdaroğlu'nun gelmeme ihtimalinin ağır bastığını
söylüyorum.
Çünkü Ankara'daki baş döndürücü gündemi ve yerel seçime aday
belirleme çalışmaları son sürat devam ederken Kılıçdaroğlu'nun buraya
geleceğini düşünmüyorum.
Önceki gün Halk TV'de mevcut başkanlarla devam edilecek
iller sayılırken sıra Gürkan'ın fotoğrafına geldiğinde Gürkan'ın ve Edirne'nin
adının sayılmamasıyla ilgili siyasi kulislerde çok '˜mavra' dönüyor.
Sahi Edirne'de CHP, 2014 yılında olduğu gibi bir sürpriz
yaşar mı?
***
Daha önce bu köşeden yazmıştım (yıpranabilir düşüncesiyle
ismini vermemiş ama tarif etmiştim).
Aslında sonradan aday adaylarını sayarken adını da verdim.
Beklendiği gibi; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü
Bilgin Özbaş, görevinden istifa ederek AK Parti Edirne Belediye Başkan Aday
Adayı oldu.
Daha önce aday adaylığını açıklayan tanıdığın toplantısına
iş yoğunluğu nedeniyle gidemedim.
Ancak Özbaş'ın toplantı gün ve saatinde müsaittim ve gittim.
Salon hıncahınç dolu ve katılanlar heyecanlıydı.
Bilgin Özbaş'ın konuşmasında neler söylediğini not etmek,
fotoğraf çekmek muhabir arkadaşımız Uğur'un (Akagündüz) işiydi.
Ben kalabalığı gözlemledim.
Kimler gelmiş, hangi kesimi temsil ediyor, mahallelerin
hepsinden gelen var mı?
Her kesimden insan vardı, her mahalleden insan vardı.
Ama en önemlisi CHP'li olarak bildiğim bazıları da gelmişti.
Meraktan mıdır, destek olmak için mi bilemiyorum.
Ama böyle bir tablo vardı yani'¦
***
Geçen Pazartesi günü Edirne basını Edirne'nin yeni valisi
Ekrem Canalp'in konuğu oldu.
Vali Canalp'in makam odasında oldukça kalabalıktık.
Edirne basını yakın tarihte ilk kez böyle bir tanışma toplantısına
tanık oluyor.
Daha öncesi dönemlerde bir vali kente atanır sonra basın
kuruluşları, gazeteler kendi yöneticilerini, çalışanlarını alır yeni valiyle
tanışmaya giderdi.
Pazartesi günkü farklı bir şeydi, memnun oldum.
Vali Canalp için hemen şunu söyleyebilirim; genç ve dinamik
birisi olduğu belli.
Gerçekten hizmet için geldiği izlenimini daha başta
alıyorsunuz.
Diğer arkadaşlar dikkat ettiler mi bilmiyorum; Vali Canalp
daha geldiği ilk gün 'yönetişim' kelimesini kullandı.
Oysa kamuoyu 'yönetişim' kelimesine alışık değildir,
insanların kafasında 'yönetim' kelimesi vardır, onu bilir.
Peki o zaman bu 'yönetişim' nedir, yenir mi, içilir mi?
Yönetişimi anlayabilmek için önce yönetimin ne olduğuna
değinmek gerekir.
Yönetim; kabaca söylersek yönetme, çekip çevirme işidir ve
genellikle tepedeki bir kişi tarafından uygulanır.
Yukarıdan aşağı yönetimde katılım pek olmuyor.
Yönetişim ise;birlikte ve etkileşerek ortaklaşa yönetmek
demek.
Yönetimden farkı; birlikte ve ortaklaşa yöneteceksin.
Ayrıca bunu yaparken kişiler veya kurumlar karşılıklı olarak
birbirini etkileyecek.
Edirne'de iyi şeyler olacağı (daha önce olanların da devam
edeceği) yönünde umudum var.
Umut her zaman iyidir, umutlu olmak insanı enerjik ve güçlü
kılar'¦