Cüneyt Özdemir

Bu olanlar bu kente yakışıyor mu?

Cüneyt Özdemir

Bu memlekette yaşıyoruz, gazetecilik yapıyoruz.

Dolayısıyla buradaki aksaklıklar, yanlışlar canımızı sıkıyor, bunlar olmasın istiyoruz.

Bu eleştirilerimizin bazılarına cevap aldık, yetkililer yanlışları, eksikleri düzeltti.

Bazıları henüz bekliyor.

Olabilir böyle şeyler, eksikler, yanlışlar düzelir.

Ama bir kentin imajı bozulursa bunu nasıl düzelteceğiz.

Aşağı yukarı bir aydır Edirne'de gizlice çekilmiş uygunsuz cinsel ilişki görüntüleri ve bunlarla yapılan şantajlar konuşuluyor.

Önce esnaflık yapan bir kadın polise başvurarak işadamlarıyla cinsel ilişkisini kaydettikten sonra bu görüntüleri kime verdiğini söyledi.

Savcılığın talimatıyla harekete geçen polis, bir dönem gazetecilik yapan o malum kişinin evinde, işyerinde, arabasında arama yaptı.

Şüpheli gözaltına alındı.

Ancak serbest bırakıldı.

Polis, şüphelinin bilgisayar, cep telefonu, flaş bellek, CD ve hard disklerde bulunan dijital verileri incelendi ve o gizli görüntülere ulaştı.

Cinsel ilişki görüntüleri Edirneli bazı işadamlarına aitti.

Görüntüleri barındıran kişi yeniden gözaltına alınıp çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanarak cezaevine kondu.

Görüntüleri çeken kadın ise tutuklama istemiyle sevk edildiği hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Buraya kadar olanlar yazılmıştı.

Ama dün bir bomba daha patladı.

Şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin izinsiz elde edilmesi gibi iddialarla tutuklanan o malum kişi, yine bir dönem internet gazeteciliği yapan B. D., ve eşi J. B. D., hakkında şikayette bulunuyor.

Karı '“ koca önceki gün gözaltına alındı, evlerinde arama yapıldı.

Evde geniş bir arşivde bol cinsel ilişki görüntüsü ele geçirildi.

Anlatılanlara göre görüntüler iğrenç.

Çok sayıda işadamının cinsel görüntüleri de olduğu söyleniyor.

Çift bir gece nezarette kaldıktan sonra dün adliyeye çıkarıldı ve tutuklandılar.

Şimdi Edirne'de bu şantaj şüphelileriyle yakın teması olan birçok kişi diken üstünde.

Ajanslar bu haberleri alıp ulusal medyaya taşıdılar bile.

Bir yandan da fısıltı gazetesi yayın yapmayı sürdürüyor.

Yok 'şu kişinin de görüntüsü varmış', yok 'bu kişinin böyle bir görüntüsü varmış.'

Kulaktan kulağa yayılan bilgilere göre; geçtiğimiz günlerde 100 civarında olan mağdur sayısı artık birkaç yüz kişiye ulaştı.

Milletin ağzı torba değil ki büzesin.

Bu kent bu kadar rezil durumu hak ediyor mu?

Herkese şantaj yapılabilecek bir kent unvanını aldık gitti.

Oysa bu kişiler devlet katında, resmi kurumlarda, belediyelerde en baş köşelere oturtulmuştu bir zamanlar.

Yazık, çok yazık.

***

Şimdi benim bir önerim var.

Tutuklanan iki kişi de daha önce basın camiasına nasıl bulaşmışlarsa bulaşmışlardı.

Basın camiası şimdi bunu temizlemelidir.

Dernekler bir araya gelir adam akıllı bir açıklama mı yaparlar bilemem.

Ama bunu temizlemezsek altında biz kalacağız, bu kent kalacak.

 

 

Biz Güneydoğu Avrupa Gazeteciler Derneği olarak ne yapılması gerekiyorsa varız.

Mesleğimizi ve genç meslektaşlarımızı bu pis işlerden uzak tutmak için elimizi taşın altına sokuyoruz.

Herkesi de sorumluluk almaya davet ediyorum.

Yazarın Diğer Yazıları