Bu feryadı duyan olur mu dersiniz
Cüneyt Özdemir
Eski TOKİ sakini bir okuyucumuz ve aynı zamanda yıllar öncesinden arkadaşım son çare olarak bana yazmaya karar vermiş. Takibi okuyucumuz o çileyi yaşayan birisi olarak zaman zaman sert ifadeler kullanmış, oralarını yumuşattım.
Şöyle diyor okur dostumuz:
'Fırınlarsırtı mevkii TOKİ konutlarında ikamet eden bir
dostun olarak sana bu saatte bu iletiyi yazmak zorunda kaldım. Sorun şu: 2012,
yılında iskâna açılan bu mevkide, yıllardan beri değişmeyen aynı zamanda da
kalıcı bir çözüm bulunmayan huzur hakkımız, her gece ne olduğu belli olmayan
sarhoş, ayyaş, hapçı, tinerci vb kişiliksiz kişiler tarafından gasp
edilmektedir. Bu unsurlar sabaha kadar TOKİ alışveriş merkezinin tarafında
bulunan, Salı günleri de semt pazarı olarak kullanılan alanda arabalarıyla
gelip son sen müzik yayını yapmaktadır. Alkoliği burada, tinercisi burada,
hapçısı burada. Bağırış, çağırış, oynamalar, zıplamalar, ağza alınmayacak
küfürlü söylemler. TOKİ sakinleri olarak artık bıktık. Kaldı ki, bu
ahlâksızlıkların yaşandığı alanda yatılı turizm meslek lisesi, Lala Şahin Paşa
İlkokulu, ana okulu ve 5 binden fazla nüfus var. Polis her şikayete geliyor.
Polisin geldiğini gördüklerinde müziği hemen kapatıyor çekip gidiyorlar. Bir
kaç saat sonra tekrar gelip icraatlarına devam ediyorlar. Yollarda geç vakit
arabalarıyla drift atıyorlar, son ses müzik açıp aşağı yukarı araçlarını
bağırtarak tur atıyorlar. Motosikletler
deseniz onlar da aynı. Site bahçelerinde gözden uzak, kuytu köşelerde, ağaç
altlarında sabaha kadar alkol, küfür, naralar, tinerciler, hapçılar. Sorsan '˜site
sakiniyim' diyor. Kısaca burada durum bu. Burada asayiş olayı yok. Polis
arkadaşlar da bıktı bunlardan. Burada kalıcı güvenlik önlemleri istiyoruz. 155'e
TOKİ'den yapılan aramaları incelerseniz, durumun vahametini göreceksiniz.
Burada bunları yapanların hiç birine alkol muayenesi yapıldığını sanmıyoruz. Resmi
bir işlem yapılıyor mu bilmiyoruz. Ama yapılsa şu an bu iletiye gerek kalmazdı.
Edirne'yi yönetenler bu şikayetlerimizle ilgili ne düşünüyorlar, bilmek istiyoruz.
155'e gelen şikayetleri inceleyen birimden beklentilerimiz var. Konuyla ilgili
duyarlılık göstereceğine olan samimiyetine güvenerek bu iletiyi yazdım. TOKİ'de
üzücü olaylar yaşanmadan kalıcı önlem alınmasını istiyoruz.'
Şimdi bu okuyucumuzun feryadına kulak verecek yöneticiler ve
emniyet yetkilileri gerek.
Eski TOKİ'de yaklaşık 5 bin nüfustan bahsediliyor.
Buraya mahalle bekçisi görevlendirilemez mi?
Bence kentin yöneticileri bu konuda önce bir empati yapmalı.
Yani yaşadıkları sitenin, apartmanın önüne her gece birileri
gelse o kadar gürültü yapsa, küfürler etse, kafayı çekse ne yaparlardı?
Sonrası kolay'¦
***
Yine bir başka okuyucumun aktardığı bir sorun.
Aslında ben sorunu okulların açılacağı günlerde yine böyle
okuyucu şikayetlerine bağlı olarak dile getiriyorum.
Bana aktarılan sorun şu:
Liseye ve üniversiteye hazırlık sınıfları 'kurs' adı altında
okullara çağrılıyor.
Yani bir anlamda yüz yüze eğitim yapılıyor.
Tamam yapılsın, öğrenciler bir sonraki eğitim düzeyine (lise
veya üniversite) geçiş için girecekleri sınavda başarısız olmasınlar.
Devlet bu çocukların kitaplarını veriyor.
Peki o zaman bu çocuklara öğretmenlerin 'şu kitabevinden şu
kadar yardımcı ders kitabı alacaksın' demesi normal mi?
Kitaplar başka yerde yok.
Başka yerde olup olmadığı önemli değil, öğretmen direkt
kitabevi adı veriyor.
Kitapların toplam fiyatı 600 lira, dar gelirli aileler için
astronomik.
Düşünün kaç tane 8 ve 12'nci sınıf var, kaç öğrenci var?
Vur hesaba, kaç yüz bin lira yapar?
Şimdi soruyorum; Edirne İl Milli Eğitim Müdürlüğü bu
'yardımcı kitap' ticaretini önleyemez mi?
Milli Eğitim Müdürlüğü çok isterse bu ticaretin döndüğü
okulun adını (ki neredeyse bütün okullarda oluyor) yetkililere veririm.
Yazıktır, günahtır bu yoklukta boşu boşuna dar gelirlinin
yükünü ağırlaştırmayın.
Tez zamanda dönün bu kararlardan.
Eğer Edirne Milli Eğitimi vatandaşın bu feryadını duymazsa
Edirne Valisi Ekrem Canalp duyar mı?
***
Edirne kent merkezinde Edirne Belediyesi'nin yürüttüğü alt
yapı çalışmaları işkence halini aldı.
Açılıp sonra kapatılmayan kanallar, çukurlar, bunu çok
yazdık.
Yetkililer sanırım açtıkları çukurları unuttular, vatandaş
tozdan kapısını bacasını açamıyor.
Otomobiller o çukurlarda dökülüyor, vatandaş sanayiden,
servisten çıkamıyor.
Vatandaşın bize sorduğunu aktaralım, elçi olalım; ne zaman
bitecek bu çile?