Cüneyt Özdemir

Bu ayıp yeter

Cüneyt Özdemir

Ancak yüzlerce kişinin ve ailenin yıkımına neden olacak kumar turlarını ele alınca asıl konuya yer kalmadı.
Ben de yazıyı bugüne bıraktım.
Avroyu bilmem ama Bulgaristan'ın Levası o kadar değerli olmamakla birlikte şu anda bir Leva alabilmek için neredeyse 2,5 lira vermek zorundasınız.
Oysa bir Levayı 90 kuruşa aldığımız günleri biliyorum.
O zaman Türkler için Bulgaristan ucuzdu.
İnsanlar gidip orada yemek yiyip eğlendikten sonra benzinini, şekerini, cevizini, etini, peynirini alıp geri dönüyor yemeği bedavaya getiriyor hatta yemeğin dışında da biraz karlı çıkıyordu.
Sonra Bulgarlar paralarını Avroya endekslediler.
İşte ne olduysa o zaman oldu.
Avro ne zaman değer kazansa otomatik olarak Leva da değer kazanıyor.
İşte bu yüzden şu anda işler tersine dönmüş durumda.
Şimdi artık Bulgarlar için Türkiye ucuz alışveriş cenneti oldu.
Artık Bulgarlar Edirne'ye, Türkiye'ye gelerek (değerli kabul edilen) paralarıyla alışverişler yapıyorlar, gezip tozuyorlar, eğleniyorlar.
Turizm güzel bir şey.
Dışarıdan gelen parayla yapılan alışveriş de ülkeye döviz kazandırır.
Bu da güzel.
Pekiyi alışveriş yapana engel olmak akıl karı mı?
Hem Bulgarlara satış yapan Edirneli esnaftan hem de birkaç Bulgar dostumdan, Türkiye'den alışveriş yapanlara Kapıkule gümrüğünde zorluk çıkarıldığını duydum.
Ateş olmayan yerden duman tütmez, güzel bir atasözü.
Gümrük yetkililerine sesleniyorum; yasal bir eşya, gıda, hammadde vs almış bir turisti engellemeyin.
Engelleyen varsa memleket adına iyi bir yapmıyor, bilin.
Yahu, bırak adam parasını vermiş zirai ilaç, gübre, çocuk bezi, deterjan almış memleketine götürüyor.
Bunun kime ne zararı var?
Ama Edirne'ye ve memlekete zarar vermek istiyorsanız, o başka.
***
YÖK) Türk üniversitelerinin dünyadaki yerini görmek amacıyla Quacquarelli Symonds (QS) şirketine yaptırmış.
Türkiye'deki 186 üniversiteden 139'u değerlendirmeye bile alınmamış.
Araştırmanın sonucunu bir yaygın gazete haber yapmış.
Arkadaşım onun linkini attı, inceledim, değerlendirilen 47 üniversitede de sonuç; felaket.
İnsan ilk olarak bulunduğu yerin üniversitesine bakıyor.
Trakya Üniversitesi araştırılmaya değer 47 üniversite arasında yok.
Buna karşılık Trakya Üniversitesi'nin bünyesinden çıkıp birer üniversite olan Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi sözü edilen 47 üniversite içinde var.
Bu araştırmanın sonucu sanırım herkesin gözünden kaçtı ya da bilerek 'es' geçildi.
Ama şu kadarını söyleyeyim Trakya Üniversitesi'ne bu ayıp yeter!
***
Son iki haftada bir hızlı tren tartışması var Edirne'de.
Yazarımız Namık Kemal Döleneken yazdı 'Hızlı Tren diye bir proje yok' diye.
CHP Milletvekili Erdin Bircan oradan aldı, bütün gazetelere demeç olarak verdi.
Oysa Döleneken biz bütün gazete yöneticilerine o yazısında 'Hızlı tren geliyor diye manşetler atıyorsunuz, hani nerede? Haberi yayınlarken sorgulamanız lazım' diyor gibiydi.
Kimse üstüne alınmadı, pekiyi ben alınmış olayım.
Ama dediğim gibi hızlı tren olayını ilk yazan Döleneken'dir.
***
Bir başka tartışılan konu; ilkokullarda müzik öğretmeni olmayışı.
Hudut'tan Orkun Akman, Milli Eğitim yetkililerinin 'müzik sınıfı' açtığı bir okulda müzik öğretmeni olmayışını haberleştirmesi ülke gündemine oturdu.
Orkun, ilkokullarda müzik öğretmeni bulunmayışını biliyor muydu bilmiyorum.
Ama öyle ya da böyle haber güzel, iş güç arasında tebrik edememiştim kendisini, kusura bakmasın.
Sonuçta; ilkokulda müzik öğretmeni yoksa müzik sınıfını niye açıyorsun ki?

Yazarın Diğer Yazıları