Cüneyt Özdemir

Bizimkisi patlıcan mı?

Cüneyt Özdemir

Edirneli akıllı insandır, gitmiyor.

AVM'leri açtılar ama insanlar ilgi göstermiyor.

Esnafının çoğu Edirne dışından gelen Ulus Pazarına gitmiyor insanlar.

AVM'ye gitmese ölmez ya.

Ulus Pazarına da gitmese olur.

Oradan alacağı tişörtü, penyeyi daha sonra alsın, şimdilik eskilerle idare etsin.

AVM ve pazarların açılması hükümetin kararıydı, buradaki yönetici ne yapsın?

Ama en azından onlar da AVM ve pazarları iyi denetlemeliler, sosyal mesafeye (ki onun adı fiziki mesafe olması gerekir) ve maske takılıp takılmadığına dikkat etmeli ve kimseye toleranslı davranmamalılar.

Yine toplu ulaşımda mutlaka belirlenen oturma planına ve maske takmaya özen gösterilmelidir.

Ve Edirne'nin tüm ilçelerine il dışından gelenlere karantina var.

Aslında acı ve zor bir durum.

İlçelerimiz ve köylerimizdeki vatandaşların uzaktaki yakınları gelip bayramlaşamayacaklar.

Gelmek isterse 14 gün karantinada kalacaklar.

Bu bayramı da böyle geçirsek ölmeyiz.

Peki bu karantina kararı neden Edirne merkez ilçe için alınmadı.

Uzunköprülünün, Enezlinin, İpsalalının, Lalapaşalının canı kıymetli de bizimkisi kıymetsiz mi?

Halkımızın güzel bir deyimi vardır bu konuda; senin canın can da bizimkisi patlıcan mı?

***

Edirne Toplu Ulaşım Sistemi ve diğer toplu ulaşım işi yapanlara Edirne Belediyesi tarafından destek verilmesi kamuoyunda tepki çekti.

Yasal olarak belediyenin gelir desteği vermesinde bir sakınca yok.

Ama vatandaş ETUS'ta hep mağduriyet yaşadığı için haklı olarak tepkili.

Tepkilerden CHP'nin yanı sıra desteğin 100 bin liradan 120 bin liraya çıkarılması teklifini veren AK Parti ile diğer partiler de nasibini aldı.

Gelir desteğinin yer aldığı sosyal medya hesapları deyim yerindeyse, bu konuda yıkıldı.

Tepkiler çığ gibi.

Arkadaşlarımız bu tepkilerin bir kısmını derledi, gazetemizde okuyacaksınız.

Vatandaş tepki konusunda neden haklı?

Toplu ulaşıma gelir desteği yapmanın bir nedeni de sağlık çalışanlarının ücretsiz taşınmasıydı.

Peki gerçekten taşıdılar mı?

Evet taşıdılar taşımasına ama tamamen korkudan.

Cumhurbaşkanlığı kararı var, taşımayıp ne yapsınlar?

Ama siz gidin onu bir de yolu ETUS'a düşen sağlık görevlilerine sorun.

İlla bakanlıktan kimlik kartı isteyen mi dersin, hastanede çalıştığı yeri ve unvanını beğenmeyip çalışanı minibüse almayanı istersin, neler neler'¦

Salgın boyunca sefer sayılarını azalttılar.

Bu belki doğal ama 10 dakikada bir gelen minibüs bir saate çıkarılır mı?

Tabi ki vatandaş tepkide haklı.

Ama ETUS ve diğer toplu taşıma işi yapanların bu konuda yardım alması yasal.

Diyecek bir şey yok!

***

Şair, yazar, bestekâr, müzisyen Beyazıt Hoca (Sansı) Cumartesi günü bu dünyadan göçüp gitti.

Dün de son yolculuğuna uğurlandı.

Doksanlı yılların başlarıydı.

Kenti yöneten son iki belediye başkanının çabalarıyla kentin ortasına bırakılan beton yığını olan Erasta'nın bulunduğu yer o zaman Edirne Otogarıydı.

Bir yaz sabahında günün ilk ışıklarıyla İstanbul'a gitmek üzere bindiğim otobüste yanıma benden yaşça büyük, her halinden Edirneli hadi bilemediniz Rumelili olduğu belli olan birisi oturdu.

Şimdi herkes otobüste önündeki ekrandan film izliyor, müzik dinliyor, oyun oynuyor ya o zamanki otobüslerde öyle bir şey yok.

Aklı başında, muhabbeti çekilir birisi denk gelirse yanınıza güzel güzel sohbet edersiniz, İstanbul'a kadarki yolculuğun nasıl geçtiğinizi anlamazsınız.

O gün, o sabah benimkisi de öyle oldu.

O dönem Edirne Gazeteciler Derneği Başkanı olan meslektaşım, ağabeyim Bülent Ayan'la geceli gündüzlü çalışıp bir Kırkpınar gazetesi hazırlamışız.

Maksat Kırkpınar'a hizmet, bir gelir sağlanırsa da Edirne Gazeteciler Derneği'ne kalacak.

Aslında yorgunum, İstanbul'a kadar kestirsem iyi olacak.

Ama Hoca'nın sohbeti güzel.

İstanbul'a gidiş sebebimi de anlatmıştım.

'Bülent (Ayan) benden de yazı istedi' dedi.

Tanımadığım için dizgi ve mizanpajı yaparken dikkatimi çekmemiş.

Sonra baktım ki konu Kırkpınar ise Hoca olmaz mı?

O günden bu yana yaklaşık 30 yıl geçti.

Bu süre içindeki gözlemim şöyledir Beyaz Hoca'ya dair;

Kendisini eleştirseniz kızmaz.

Ama Edirne ve Kırkpınar söz konusu olunca tavizsizdi.

Edirne ve Kırkpınar'a laf ettiyseniz yandınız.

Kim olursanız olun.

Herkese karşı sevecen olunca herkesin de saygı ve sevgi duyduğu birisiydi.

Yakalandığı amansız hastalık onu bu dünyadan, sevdiklerinden, sevenlerinden koparıp aldı.

Mekanı cennet olsun'¦

Yazarın Diğer Yazıları