Bir kovulma hikayesi
Cüneyt Özdemir
Yine Kırkpınar güreşlerine denk gelen bir imza kampanyaları oldu.
Ardından siyasi partileri, ardından da sanırım meslek ve
sivil toplum kuruluşlarını gezerek bu konuda bir kamuoyu, bir destek bloğu
yaratmaya çalışıyorlar.
Bu nedenle de CHP Edirne İl Başkanlığı'nın kapısını
çalmışlar.
Sonra oradaki gelişmeleri derneğin yöneticilerinden Metin
Özaydınlık sosyal medyadan paylaştı.
Dün bu haberin manşete çekilmesini söyledim.
CHP gibi bir partinin il başkanı iddialara göre çevrecileri
konuşturmamış bile.
Özaydınlık'ı ve o derneğin tüm yöneticilerini tanırım.
Asla yalan bir beyan veya abartı beklemem kendilerinden.
Haber bugün bizde olduğu gibi diğer bazı refiklerimizde de
yayınlandı.
Eğer bunlar yaşanmadıysa CHP Edirne İl Başkanı Fevzi
Pekcanlı'nın aksi yönde bir açıklaması olması gerekmez mi?
Çevre sorunlarına son derece duyarlı olduğunu ileri süren
bir partinin il başkanı nasıl böyle davranır, akıl alacak gibi değil.
Çevreciler ne söylese, Pekcanlı; 'Başkanıma (Edirne Belediye
Başkanı Recep Gürkan'a) laf söyletmem' demiş.
Yetmemiş; 'partime hakaret ettirmem' demiş.
Tamam da senin başkanına kim hakaret ediyor ki?
Adamlar diyor ki; 'Tavuk Ormanını kurtarmamıza yardım edin!'
Sen lafı nereden anlıyorsun, burada Gürkan'a bir hakaret mi
var?
Daha doğrusu sen hakaretin hem kelime anlamını, hem günlük
yaşam pratiğinde ne anlama geldiğini biliyor musun?
Bu tür destek arayışları, istekleri neden hakaret olsun?
CHP, STK ve meslek örgütleriyle birlikte hareket etmesiyle
övünen bir parti değil mi?
Yalnız bir konuda da Pekcanlı'nın damarına basmış bizim
çevreci arkadaşlar.
Ne demişler?
Her yerde CHP oyunu arttırırken burada neden bu kadar düşük
oy aldı?
Bu söylenecek laf mı şimdi?
'Türkiye rekoru geliyor' diyerek sosyal medyada böbürlenen
birisinin yüzüne vurmuşsunuz başarısızlığını.
Tepki göstermesi normal değil mi?
CHP ve İYİ Parti'nin Edirne'de toplam oyu olan yüzde 70,5'i
yakalayıp rekor kıracak birisi, bu hedefin yarısından biraz fazlasıyla
yetinmişse ve siz bu konuyu açarsanız daralır.
Ne de olsa rekortmen il başkanıdır.
Hedefte milletvekilliği vardır.
Hatta CHP kulislerinde kendisine atfen konuşulan;
'milletvekili olursam kesin CHP Genel Başkan yardımcısıyım' yönünde bir hedef
varsa sizi kovmakla az yapmış.
Size ağız burun düz girmeliydi (!)
Adamın başkanına, partisine (dolasıyla kendisine) hakaret
ediyorsunuz (!)
Adam sizi kovmasın mı?
***
Yukarıdaki satırlarda biraz durum değerlendirmesi yaptım, biraz
da ironi.
Ama eğer bu anlatılanlar doğruysa böyle bir il başkanı
CHP'ye yakışıyor mu?
Gürkan'ın desteğiyle oturduğu koltuktan güç alan bu zat-ı
muhterem, eğer CHP'de sağduyudan biraz eser kalmışsa ilk kongrede o koltuktan
gönderilmez mi?
CHP bu kadar mı körelmiştir?
Kapısına gelen STK temsilcilerini kovacak kadar mı dibe
vurmuştur bu parti?
AK Parti'yi savunduğumdan değil ama bu arkadaşlarımız, AK
Parti İl Başkanı İlyas Akmeşe'den randevu alıp gitmiş olsalardı; inanın ki, en
azından böyle kovulmazlardı.
Ezcümle; CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı, bugüne kadar
bir sürü eleştirilecek icraatın, söylemin, uygulaman, davranışın oldu.
Ama çevrecileri kovman artık bir tüy dikme aşamasıdır.
Şimdi o diktiğin tüyün ucundan çekmeni, tüy ve ucundaki o
nesneyi alıp bu partinin başından gitmeni tavsiye ediyorum.
Git de hem CHP, hem Edirne rahatlasın!
Not: AK Parti İl Başkanı İlyas Akmeşe'ye ilgili
eleştirilerimi bir başka yazıya sakladım. Tabi o zamana kadar il başkanlığı
görevi devam ederse'¦)