Cüneyt Özdemir

Bir Babayiğit Aranıyor!

Cüneyt Özdemir

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) TIR kuyruklarını azaltmak için bir garaj yaptı.
Ancak bu kuyrukları azaltmak için yapılan bu girişim güzel ama çözüm olmadı maalesef.
3 bin TIR'ın oluşturduğu ve sonu Edirne'ye dayanan kuyruğu bitirmek için daha büyük kapasiteli parklara ihtiyaç var.
TOBB'un o güzel girişimi soruna çare olmadı evet'¦
Devlet istesin ve kafa yorsun, sorunu çözer.
Mesela yakınlardaki özel TIR garajları devreye sokmak neden kimsenin aklına gelmez?
Adam gelene sıra numarası verip, giriş '“ çıkışı da düzene oturtabiliyorsa, sırası gelen sürücüye SMS, telefon vb gibi iletişim yollarıyla sırasının geldiğini bildirebiliyorsa, parkın duşu, berberi, marketi, dinlenecek yeri, lokantası, çay kahve içebileceği yerleri mevcutsa o sürücüler neden bu uzun kuyruklarda çile çekiyor?
Ancak tabi ki, bunu iş edinecek 'Ben bu işi çözeceğim' diyecek bir kişi aranıyor.
Kısacası bir babayiğit'¦
***
Geçtiğimiz günlerde gazetede yine Keşan '“ Edirne çekişmesine dikkat çekmiştik.
Bir anlamda 'Billboard Savaşı.'
Edirne Belediyesi, Keşan Belediyesi'nin afişlerine izin vermemiş filan.
Her konuda basın toplantısı düzenleyen, açıklama yapan Edirne Belediye Başkanı nedense bu konuda konuşmuyor.
Oysa bu iddialara bir cevap vermek gerekmez mi?
Gerçekten CHP içinde bir Edirne '“ Keşan çekişmesi var.
Tam da o günlerde bir baktık CHP'li İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Geçmiş Keşan'ı ziyaret etti.
Bayram değil seyran değil.
Geçmiş, partide Gürkan'a yakın bir isimdir.
Bu ziyaret bir buzları eritme, yeni ve yakın ilişkiler oluşturma ziyareti midir yoksa Geçmiş'in 'Bazı eleştiriler var, onları cevaplandırmaya geldim' ziyareti midir?
Sonra bir baktık Geçmiş, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan'ı da ziyaret etti.
Bayram da değil, seyran da'¦
Bekle gör CHP'li kardeşim.
***
Tam yazımı yazıyorum, elektrikler gitti.
Dizüstü bilgisayarda çalışıyorum, kısa süreli kesintiler beni etkilemiyor.
Ancak gazetenin sayfalarını hazırlayan diğer arkadaşlar bu yüzden geç kalıyor.
Ey TREDAŞ!
Pazar günü bütün kenti karanlıkta bıraktın.
'Bakım, onarım yapacağım' dedin.
Biz de inandık, dişimizi sıktık.
Peki bu ne kesintisi böyle.
Öğle saatlerinde bir kesildi.
Akşam ayrıca bir yarım saatlik kesinti.
Olmuyor ama böyle'¦

Yazarın Diğer Yazıları