Bilmemek ayıp değil
Cüneyt Özdemir
Onu tamir edelim derken kente birkaç gün su verilemeyeceği söylendi.
Edirne ili dışından getirilen teknik ekibe
ödenen para, malzemeye ödenen para ve barajda su kalmayınca boşa gitti gibi bir
şey.
Umarız ileride baraj yine eski haline gelirse o
çalışmalar ve yenilenen malzeme işe yaramış olur.
Kayalı Barajı'ndan önce sulama amaçlı çok fazla
su kullanması ve ardından da yağış almayan bir dönem geçirilmesi sonunda
kocaman barajın dibinde birkaç su birikintisi kalmış.
Yakın vadede o barajdan su alabileceğimizi
zannetmem.
Edirne Belediyesi hemen telaşlandı ve Süloğlu Barajına
yöneldi.
Yine birkaç günlük su kesintisi ilan ederek
Kayalı ve Süloğlu hatlarının kesiştiği yerde iki hattı birleştirdi.
Şimdi büyük ölçüde Süloğlu Barajından su
alıyoruz.
Süloğlu Barajı da yetmedi, kuyular devreye
sokuldu.
Uzmanlar aslında Süloğlu ve Kayalı barajlarının
sulama barajları olduğunu, içme suyu temin amaçlı yapılmadığını söylüyor.
Dahası eğer içme suyu alınacaksa bu barajların
etrafına koruma bölgesi oluşturulması gerektiğini belirtiyorlar.
Bu kentte basına ve isteyen herkese bilgi birikimlerini
karşılıksız sunan iki Devlet Su İşleri emekli yönetici var; Makine Yüksek
Mühendisi Hüseyin Erkin ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Osman Candeğer.
'Kuraklık geliyor, kent susuz kalmaması için
kuyuların devreye sokulması ve yenilerinin açılması gerekir' demekten adamların
ağzında tüy bitti.
Yine Erkin 'Süloğlu Barajı'ndan su
kullanılmamalı, mangan var. Bu yüzden suda bulanık bir renk ve aşırı koku var'
diyor.
Çaresizsin o barajdan gelen suyu kullanıyorsun.
Keşke kentimizin yöneticileri 'Atatürk' edebiyatı
yapacakları, anı fotoğrafı çektirecekleri yerde uzmanların sözüne kulak verip
tedbir alsalardı.
Neyse ki dün Edirne Belediyesi yeni su kuyusu
sondajlarının yapıldığı çalışmalardan görüntü geçtiler de zararın neresinden
dökülse kar olduğu anladıklarını anladık.
***
Dün Edirne Belediye Meclisi Ocak ayı olağan
toplantısını yaptı.
Kuraklık, su kıtlığı, su kaynakları gündemde ya
mecliste de Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ve CHP'li Selçuk Çakır
tarafından benzer konuşmalar yapıldı.
Başkan Gürkan'ın konuşmasına bir şey demeyeceğim
de Çakır'ın konuşması neydi öyle?
Dinliyorsun, 'Hadi şimdi can alıcı bir şey
söyler, Edirne için önemli bir laf eder' diyorsunuz.
Konuşma sıkıcı bir şekilde uzuyor da uzuyor.
Yahu kardeşim, konunun uzmanı değilsin.
Millet toplantıya gelmiş, sen muhtemelen
internetten derlediğin metinleri okuyorsun.
Tam da 'Yok aga, Selçuk Çakır'ın konuşmasından
önemli ve bize tanıdık gelecek bir nokta veya öneri çıkmayacak' derken adam 'su
hasadı' demez mi?
Geçtiğimiz günlerde GÜNDEM'in manşetiydi.
Kaynak da yine Hüseyin Erkin'di.
Erkin'le yeni konuştum; ne su hasadı, ne kuyuları,
ne de barajlar konusunda arayan soran olmamıştı.
Gerek yok zaten, dünkü toplantıda gördük ki
Çakır bunların hepsini biliyor.
Oysa bilgi önemlidir, uzmanı olmadığın konuda
vereceğin bilgi ancak Google'dan 'copy-past' yöntemiyle derlenmiştir.
Yani sözün özü; bilmemek ayıp değil ama bilene
danışmamak ayıp kardeşim.
***
Edirne İl Özel İdaresi'yle ilgili Sayıştay
raporunu biz yazdık, başkaları da yazdı.
Ortalık yıkılıyor ama o mecliste çoğunluğu
elinde bulunduran CHP'te 'tık' yok.
CHP İl Başkanı Fevzi Pekcanlı konuşamıyor çünkü
o meclis başkanını da, CHP'li üyeleri de listeye kendisi yazmış.
O meclisin başkanı Mehmet Geçmiş de CHP'li ve
kaç dönemdir mecliste belli değil.
Onu da listeye il başkanı yazmış.
E hadi CHP'li meclis başkanı olan zat konuşsun,
o da Edirnelilerin deyimiyle 'mık.'
Yalnız Geçmiş'in savunması akıllara ziyandı; 'Bilgilerim
kulaktan duyma, elimde rapor yok.'
Mehmet'çim, bilmemek ayıp değil ama eli 'Mouse'
tutan birinden rica etmemek ayıp.
Çünkü rapor Sayıştay'ın resmi sitesinde var.