Basın bu olayı neden yazmadı?
Cüneyt Özdemir
Kavga ya da tartışma neden çıkmış; bunu 'bazı' gazetelerde okumuş olabilirsiniz.
Biz verdik
mesela, böyle haberleri GÜNDEM'de okuyabilirsiniz.
Kimde
okuyamazsınız?
Elbette
ETUS'tan ufak tefek ilan ve yardım alan gazetelerde okuyamazsınız.
Bundan
yaklaşık 5 yıl önce bu gazetenin sorumlu yazı işleri müdürlüğüne geldiğimde
bana söylenen bir istihbaratı değerlendirip o dönem bizde çalışan muhabirimizi
görevlendirmiştim.
ETUS o
zamanlar 'Şu kadar aracımızı hizmette' diyerek rakam veriyordu.
Meğer
ETUS'un bir de araba mezarlığı varmış.
Yani
orada, ben diyeyim 30 siz 40-50 deyin, hurdaya ayrılmış ve de artık çalışması
mümkün olmayan minibüs vardı.
Bunu haber
yazdık ve hem ETUS hem de Edirne Şoför ve Otomobilciler Odası anında
abonelikten çıktı.
'Ne gam'
dedik, yola devam ettik.
Gelinen
noktaya bakın; ETUS'ta yaşananlar artık ulusal çapta yayın yapan haber
ajanslara konu oluyor da buradaki yerel gazeteler yazmıyor.
Yani görme
engelli bir öğretmeni bir ETUS şoförü dövüyor.
Hatta
yolcular araya girmese dayağın boyutu büyüyecek.
Görme
engelli öğretmeni döven minibüs şoförü, dayak olayı ile ilgili haber ajans
bültenlerine düşünce işten atılmış.
Aman ne
güzel?
ETUS'un
başkanları Recep Gürkan ve Hakan Giyik, size soruyorum; siz bu adamı neden
işten atıyorsunuz?
Yolcu
dövdüğü için değil mi?
Peki daha
önce yolcu döven kaç şoförünüzü attınız?
Derseniz
ki, 'Haberimiz olmadı' siz ayakta uyuyorsunuz derim.
Sizin bir
şoförünüz kullandığı minibüsü durdurup yolcu olarak minibüste bulunan bir
gencin yakasından tutup sonra göğsüne göğsüne yumruk atmadı mı?
Bu
görüntüler internete düşmedi mi?
Eeee! Daha
ne?
Derdiniz
hizmet mi, artistlik mi?
O gün o
olayda öyle, bugün ulusal ajanslar haber yaptı diye böyle.
Siz o
şoförü neden işten attığınıza dair sorumu yineliyorum.
Neden
atıyorsunuz kardeşim?
Belli ki
adam ETUS'a işe girerken bütün bunlar şehir efsanesi gibi konuşulmuş; 'Sen
yolcu dövsen de bir şey olmuyor' denmiş.
Adam da
gönül rahatlığıyla işe başlamış, kafasını bozan yolcuyu da dövmüş.
Arkadaşlar,
bence siz ya kafayı değiştirin ya da ETUS'un ortakları sizi değiştirsin.
Benim size
ve ETUS'a önerim budur.
***
Edirne'de
çok önemli ve insanların canını yakan bir konu; yaşanan eğitim faciası.
Çok
yazıldı, çizildi, onun için kolejin burada adını anmayacağım.
Türkiye
çapında ünlü bir kolej.
Edirne'deki
şubesini işletsin diye marka kiralama yoluyla birisiyle (veya bir şirketle)
anlaşmış.
İnsanlar
markanın bilinirliğine kapılmışlar, çocuklarını kaydetmişler.
Sonra
sorunlar baş göstermiş.
Öğretmen
maaşları ödenememiş falan.
Bir yerde
çöküş başladı mı toparlamak çok zordur.
Dirayetli,
çözüm odaklı kişilere, yöneticilere, patronlara ihtiyaç vardır.
Ama burada
öylelerini ara ki bulasın.
Bir yıl
sonraki okul ücretini indirimli ödeyip fırsattan yararlanmak için banka kredisi
çekenler var.
Eşinden,
dostundan borç alanlar var.
İnsanlar
perişan.
Peki bu
ilin milli eğitimi, valisi ve bilumum yetkilileri, bu olayı bir 'facia'
boyutuna gelmeden önce önleyemez mi?
Daha etkin
denetim yapılamaz mı?
Yani bu
özel eğitim kurumları 'saldım çayıra, mevlam kayıra' mantığıyla nereye kadar
gidecek?
Burada
işini iyi yapanla fırsatçı, kaptı kaçtıcı hiç mi ayrı tutulmayacak?
Özel okula
giden çocuğum, torunum yok ama merak ettim'¦