Cüneyt Özdemir

Barışma

Cüneyt Özdemir

Dostum 'Şu anda Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ve Hamdi Sedefçi barıştılar ve birlikteler' diyordu.

Güvenmediğim birisi olsa 'Beni işletmeye çalışıyor' diyecektim.

Tabi ki insanlar ne kadar birbirleriyle kavgalı olsalar, ağır laflar, hakaretler söyleseler yine de bir takım şartlar, kişiler bunları bir araya getirebilir ve barışmalarını sağlar.

Yıllarca birbirleriyle savaşmış ülkeler sonunda barış masasına oturmuş.

Bir dönem 'ağabey '“ kardeş' olarak ilişkileri olan bu iki kişi neden barışmasın?

Ama haber hakikatten şok ediciydi.

Şoku atlattıktan sonra o dostuma teşekkür ettim ve konuşmayı bitirdik.

Bizim hem iletişim fakültesinde hem de piyasada meslek büyüklerimizden öğrendiğimiz 'double check' ilkesi var.

Anlamı şu; kendin izlemediğin ancak sana ulaştırılmış haberi en az iki kaynaktan teyit et!

Mümkünse böyle bir haberi üç, dört kaynaktan da teyit etmek gerekir.

Ben de öyle yaptım; belki üç, belki dört kaynağımı aradım hepsi de doğruladılar.

Haberle başka gazeteler de ilgilenebilirdi.

Allahtan Pazartesi gününün gazetesini Cumartesi gününden değil Pazar gününden hazırlıyoruz.

Yoksa böyle bir haberin yayınlanması Salı gününe (yani bugüne) kalabilirdi.

Twitter ve Facebook gibi sosyal medyada haberin yayınlanacağını geceden duyurdum.

Haber dün gün boyunca Edirne'de konuşuldu.

İnsanlar inanamadılar, mesaj atıp, telefon edip, yolda çevirip haberin doğruluk derecesini sordular.

Bence bu kadar şaşırmaya gerek yok.

İnsanlar bırakın barışsınlar, bırakın görüşsünler.

Haberin sosyal medyadaki paylaşımlarına ise gelen tepkiler olumluydu.

'Böyle olması gerekirdi, neden kavga içindiler' diye soranlar, 'hah şöyle' diyen vardı.

Bana göre de insanların küskün olmasının anlamı yok.

Hatta ben daha da ileri gideceğim, Gürkan kırdığı, küskün olduğu herkese elini uzatmalıdır.

Bu artık CHP açısından zaruridir.

Bakar mısınız, 'rekor kıracağız' denen yerde yani Edirne'de İYİ Parti ile ittifak içinde olunmasa CHP seçim kaybedecek.

Bu olacak iş mi?

Gürkan'ın bu barış adımından sonra da işi zor.

Çünkü çevresinde Sedefçi döneminde belediye nimetlerinden yararlanan ama Gürkan aday gösterildikten sonra hemen Recep Gürkan'ın yanına geçiveren çok adam var.

Onlar bulundukları yerin karşısına saldırmaya küfretmeye alışıklar.

Geçmişte Gürkan'a küfrederken şimdi Gürkan'ın yanına geçip Sedefçi'ye küfredeni var.

Gürkan'ın onları ikna etme konusunda ne kadar zorlanacaksa onlar da bu durumu kabullenme konusunda zorlanacaktır.

Yine bu barışmanın ardından CHP İl Başkanı Fevzi Pekcanlı'nın dün gazetecilere yaptığı açıklamasına değinmeden konuyu kapatmak istemem.

CHP İl Merkezinde bir basın toplantısı düzenlenmiş, konu barışma değil.

Fakat bir soru üzerine konu açılıyor ve Pekcanlı, Sedefçi'nin CHP'ye dönmemesi konusunda elinden ne geliyorsa yapacağını söylüyor.

Pekcanlı yeme bizi'¦

Biz bilmiyor muyuz Gürkan ne derse o olur.

Pekcanlı yeniden il başkanlığına aday olduğunu söylüyor.

Gürkan istemezse olamaz, Gürkan'a rağmen seçime girse belki 15-20 oy alır.

Çünkü parti tabanında desteği zaten yok.

***

Sevgili ETUS'tan bir rica;

Tamam okullar kapalı, sizin hayal ettiğiniz kadar yolcu yok.

Ama her şey para değil, şehiriçi ulaşım aynı zamanda bir kamu hizmetidir.

Kamu hizmetinde her zaman paraya bakılmaz.

İnsanları yarım saat, 45 dakika, bir saat bekletmeyin.

Kazandıklarınıza tutun, bu sefer kazanmayın! 

Yazarın Diğer Yazıları