Cüneyt Özdemir

AYIP OLMUŞ

Cüneyt Özdemir



Aslında yıllık iznimden üç gün kullandım.

Ama yine boş duramadım, Uğur'la (Akagündüz) birlikte gezinin haber değeri olan her yönünü fotoğrafladık, yazdık.

Programı eski adı Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Edirne İl Müdürlüğü, şimdi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Edirne İl Müdürlüğü adını alan kuruluşla Bulgaristan Edirne Başkonsolosluğu organize etti.

Çoğunluğu Edirne'den olmak üzere yaklaşık 20 gazeteci üç gün boyunca Bulgaristan'ın Deliorman bölgesini gezdik, temaslarda bulunduk.

Daha önce görmediğimiz yerlerin yanı sıra geçmiş yıllarda gittiğimiz kültür ve doğa varlıklarını bir kez daha görüş hafıza tazeledik.

Örneğin yaklaşık çeyrek asır önce gittiğim ve bir harabeyi andıran cihan pehlivanı Koca Yusuf'un evi artık muazzam bir müze-ev olmuş.

Köyün muhtarına söz verdim; o zaman yerdeki kara, buza ve belki de eksi 10 civarındaki soğuk havaya rağmen kispet giyip karda güreş tutan pehlivanların fotoğraflarını arşivimden bulup müzeye bağışlayacağım.

Umarım fotoğraflar arşivde duruyordur.

Gezi boyunca misafirperverlik gördük ev sahiplerimizden.

Ancak madem bu bir 'gazeteci değişimi' projesiydi, biz oralarda daha fazla Bulgar meslektaşla tanışmak, görüşmek, görüş alışverişinde bulunmak isterdik.

Gittiğimiz bu kentlerde daha önce örneğin üç olan gazete sayısı bire inmiş, diğer gazeteler kapanmış.

Ama mevcut olanlarda çalışan meslektaşlarımız da ya programa çağrılmamış ya da kendileri gelmedi.

Çok az meslektaşla görüşebildik.

***

Dönüş yolunda Bulgaristan'ın sahil kendi Burgas'a uğrama fırsatımız oldu.

Orada bizim için bir brifing hazırlanmıştı.

Meğer, benim de memleketim olan İğneada ile Bulgaristan'ın Burgas kenti arasında gemiyle yolcu taşımacılığının başlaması an meselesiymiş.

Çalışmalarda sona gelinmiş hatta deneme seferi olarak bir gemi İğneada'ya kadar gidip gelmiş.

İğneada, Bulgar sınırının dibinde.

Öyle ki, İğneada'dan birkaç kilometre kuzeye gitseniz Bulgar topraklarına geçersiniz, arada Mutlu (Rezve) deresi vardır.

Ama öyle kuzeye yürüyerek Bulgar topraklarına geçerseniz bu sınır ihlali olur.

Çünkü orada iki ülke vatandaşlarının giriş '“ çıkış yapabileceği bir sınır kapısı yoktur.

Geçmişte Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı yapmış olan, Güneydoğu Avrupa Gazeteciler Derneği'nin de dostu olan Solomon Pasi, orada iki ülke arasında bir gümrük kapısı yapılması için çok uğraşmıştı.

Hatta farkındalık yaratmak için özel izinle Beğendik Askeri Karakolu'nun oradan motorlu bir deniz aracına binmiş ve Türkiye'den Bulgaristan'a bu motorla geçmiştir.

Pasi'nin o zaman dikkat çektiği konu ve önerisi belki tam onun söylediği gibi olmasa da deniz yoluyla gerçekleşecek.

İstanbul'dan bindin, birkaç saat sonra Burgas'dasın, İğneada'dan bindin, 20 dakikada Burgas.

Hani halk arasında 'Beş dakikada Beşiktaş' diye bir laf vardır, bu da öyle; '20 dakikada Burgas.'

Proje, İğneada'da yapılacak bir '“ iki iskele tadilatıyla hayata geçecek.

Yolcu gemisinin ilk seferinde olmak isterim doğrusu'¦

***

Edirne Belediyesi'nin düzenlediği 6. Kitap Fuarı da bitti.

İnsanlar ancak televizyonda, gazetelerde gördükleri yazarlara kitap imzalama, sohbet etme imkanı buldu.

Edirne'deki yer sorunu nedeniyle yapıldığı yer bakımından sıkıntılı olsa da güzel bir etkinlik.

Tam fuar öncesi 'Mustafa Kemal' adlı kitabını yayınlayan Yılmaz Özdil de imza gününe geldi.

Giden muhabir arkadaşımın anlatımlarından ve de çekilmiş fotoğraflardan izdihamı gördüm.

Zaten 'Mustafa Kemal izdihamı' başlığıyla yer aldı GÜNDEM'de.

Ancak, muhabir arkadaşlarımız Özdil'e kırılmışlar.

İki laf etmemiş muhabir arkadaşlarla.

Kimle konuşacağını, kimle konuşmayacağını kendi bilir ama meslektaşlarımıza ayıp olmuş.

'Politika yazacak mısın?' derseniz, önümüzdeki yazılarda'¦

 

Yazarın Diğer Yazıları