Avrupa Birliği dağılıyor mu?
Cüneyt Özdemir
Birçok ailenin de bu yardımlardan yararlandığını Almanya'da yaşayan tanıdıklarımızdan ve dünya basınından öğreniyoruz. İtalyan Hükümetinin söz verdiği yardımların çoğu ağustos ayı yaklaşıyor olmasına rağmen hala ulaşmadı. Birçok düşünce kuruluşu ve dernek hükümetin istifa etmesini ve bir an önce seçime gidilmesini istiyor. Diğer taraftan Hollanda, Avusturya, Finlandiya gibi ülkeler de dahil olmak üzere birçok ülkenin Avrupa Birliği yardımları ile ilgili sıkıntıları var. Bulgaristan, Romanya, Yunanistan başta olmak üzere fakir olan ülkelerin bu yardımlardan yararlanmasını isteyen bir kesimde var, bu yardımların Avrupa ekonomisi ayakta tutan diğer güçlü ülkelerin yararlanmasını isteyen kesim de var.
Birçok Avrupa ülkesinde Avro'dan çıkışın kurtuluş reçetesi
olacağını savunan siyasi gruplar, dernekler ve partiler var. Avusturya'da 100
bin imza ile referanduma gidilme hakkı var ve birileri bunu Avro'dan çıkış için
kullanmaya çalışıyor. Londra kaynaklı okuduğum haberlerde Avusturya'nın
Covid-19 sebebiyle almak istediği yardımları alamaması sebebiyle birçok kişide
tepki oluştu ve referanduma sıcak bakılıyor. 250 binin üzerinde imza
toplandığını okuduğum diğer bir kaynakta ise Avusturya'nın Avrupa Birliği'nden
çıkışının çok yakın olduğu söyleniyor. Ülkelerin analizlerini yapan kurumlar
sonucun ne olacağını muhakkak ki bizlerden daha iyi bileceklerdir. Fakat benim
daha önceki yazılarımda da bahsettiğim birliğin çatırdama meselesi her geçen
gün artıyor. Avusturya'nın İngiltere'den sonra Avrupa Birliği'nden çıkması
demek Avrupa'da büyük bir depremin beraberinde gelmesi demek. Avusturya tarihi
ve kültürel bağları bakımından Almanya ile çok yakın bağları olan bir ülke ve
ulus olması sebebiyle Almanya'da da büyük şok etkisi yaratacaktır diye
düşünüyorum. Almanya ekonomisini en az seviyede zararla kurtarmak için çok
büyük yardımlar yaptı ve hala konuşuluyor. Fakat madalyonun bir de diğer tarafı
var. Dünyaca ünlü Alman markalar ihracat yapamazlar ise (ki bu dönemde
zorlandıkları bir gerçek) Alman ekonomisinin bir anda çöküşünü izleyebiliriz.
Biz Türkler Almanya'dan araba, televizyon, çamaşır makinesi ya da buzdolabı
almaz isek; Almanlar tüm dünyada işleyen ticaret kuralı olan arz / talep
dengesi sebebiyle fiyatları mecburen aşağıya çekmek zorunda kalacaklardır.
Avrupa'nın birçok bankası sıfır faizle kredi veriyor ve ticaretin bir şekilde
dönmesini sağlamaya çalışıyor. Çünkü kapitalist düzen bunu istiyor. Eğer biz
Türkler olarak kendi yağımızla kavrulabilirsek bu dönem birçok konuda kazançlı
çıkabileceğimiz bir zaman dilimi olabilir. Avrupa Birliği ülkeleri bu sefer
fena tökezledi ve aralarındaki birliğin foyası meydana çıktı. Avrupalı halklar
bu makyajın altında yatan gerçek yüzü görmeye başladılar ve fikirleri genel
anlamda değişiyor yavaş yavaş. Bizi yıllardır üyelik için kapı önünde farklı
farklı sebeplerle bekletenlerin çoğu şimdi değişik birlikler oluşturma peşine
düşmek üzereler. Yakın gelecekte görmek mümkün olabilir. Bir bakmışız ikili ya
da üçlü ekonomik antlaşmalar ve birlikler kurulmuş. Bu birlik bu gidişle
dağılır, benden söylemesi. Avro'da yakın gelecekte eski Alman Mark'ı gibi
kaybolup gidebilir. Yerli malına yönelmek gerekir. Eğer yakın ilişkiler
kurduğumuz ülkeler ile bizde ortak bir para birimi icat edip kullanabilirsek
(Azerbaycan '“ Bosna - Arnavutluk ve Türki devletler gibi) o zaman Avro
karşısında yakın gelecekte ezici bir üstünlük elde edebiliriz. 2018 yılında
dile getirdiğim 'Asya Para' birimi üzerinde düşünülecek ve uygulamaya
konulabilecek bir konudur. Lira zaten biz Türklerin parası değil İtalyanların
kullandığı eski para birimi, bunu da hatırlatmak isterim.