Cüneyt Özdemir

Atanması için çok sebep varmış

Cüneyt Özdemir

Öyle ya da böyle; o göreve birisi atanacaktı.

O kişi de Prof. Dr. Tabakoğlu oldu.

Artık seçim yok, olsaydı Tabakoğlu en azından birinci çıkamazdı.

Kişisel kanaatim; başarılı bir dört yıl da geçirmedi.

Dört yıl önce yola çıktığı arkadaşlarının çoğuyla yollarını ayırdı.

Trakya Üniversitesi'nin üniversiteler sıralamasında yeri hiç iyi değil.

Öğretim görevlisi, araştırma görevlisi veya personel alırken liyakat, başarı dikkate alınmadı, kimin oğlu, kimin kızı diye bakıldı.

Onlara adrese teslim kadrolar açıldı.

Hatta bazı bölümlerde kimlerin alınacağını önceden notere beyan ettiler, beyanlar aynen çıktı.

Tabakoğlu'nun önceki döneminde, FETÖ'nün mal kaçırmasına yardımcı olduğu iddiasıyla hakkında soruşturma açılan kişiyi araştırma görevlisi, kitabında Fetullah Gülen'e methiyeler düzdüğü ileri sürülen babası da okul müdürü yapıldı.

Liyakat ve başarı yerine kimin oğlu, kızı, yakını diye bakılarak açılan adrese teslim kadrolar olayını unutmayın.

Yazının ilerleyen bölümlerinde yine karşımıza çıkacak.

***

Tabakoğlu'nun atanmaması için birçok neden vardı.

Yani atanmaması hiç kimse için sürpriz olmazdı.

Ama oturup biraz mantıklı düşününce meğer atanması için de ne kadar çok sebep varmış.

Örneğin AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal'ın desteğini almış.

Keşanlı olan Aksal'ın desteğini almasında yine Keşanlı olan Burak İşçimen'in bir fonksiyonu var mıdır acaba?

Aksal'ın partide bazı kesimleri karşısına alacak kadar Tabakoğlu'na destek vermesinin nedeni nedir mesela?

Edirne'nin Havsa ilçesine bağlı Osmanlı köyü AK Parti için çok önemlidir.

Köyde AK Parti'ye çok fazla oy çıkar, Trakya ortalamasının çok üzerindedir oy oranı.

Osmanlı köyden yetişmiş bir profesör de Trakya Üniversitesi rektörlüğüne adaydı.

Köyden bir heyetin gidip Aksal'la görüştüğünü duymuştum.

Ancak partide güçlü olmalarına rağmen Aksal engelini aşamadılar.

Osmanlılıların bunu bir kenara yazdıklarına eminim.

Bu rektörlük savaşının hesaplaşması mutlaka olacaktır.

Tabakoğlu'nun yeniden rektör olmasında Aksal'ın dışında etkili olan güçler de var sanırım.

Tabakoğlu belki de TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop'un gözüne girmiş olabilir.

'Belki' diyorum çünkü bu sadece bir tahmindir.

Bir başka tahminim de 'adrese teslim' kadrolarla üniversiteye alınanların ana '“ babaları, yakınları ve onların yöneticisi olan vakıfların atamada rolünün olduğudur.

Ezcümle; Prof. Tabakoğlu ikinci kez rektörlüğe atanmıştır.

O atanmasaydı, yerine babamın oğlu atanmayacaktı.

Hiç kimse ve Tabakoğlu unutmasın ki, gazetecilik methiye düzme mesleği değildir.

Tam tersi; eleştiri mesleğidir.

Gazeteci hep muhalif olmalıdır, yolunda gitmeyen ne varsa bunları görüp eleştirmelidir.

Deyim yerindeyse 'şeytanın avukatı' olmalıdır.

Sonuç olarak kendisine başarılar diler ve yaptığı her yanlış için eleştiri hakkımı saklı tuttuğumu belirtmek isterim.

***

Rahmetli Fahri Yücel, Edirne'nin çehresinin değişmesinde pay sahibi olan valilerin başında gelir.

Edirne'de görevinin başında öldüğü için de ölüm yıldönümlerinde çeşitli kuruluş ve kişiler en azından anma mesajı yayınlar.

Edirne Belediyesi de bu kuruluşlardan birisi.

Geçenlerde billboardlara anma ilanları asmıştı.

Şimdi Edirne Belediyesi'ne ait Kent Müzesinin adı bir zamanlar Fahri Yücel Kent Tarihi Müzesiydi.

Sonra nedense o müze kapandı, 'Fahri Yücel' ismi unutuldu.

Edirne Belediyesi oraya yeniden Kent Müzesi açtı.

Ama 'Fahri Yücel' adı uçmuş oldu.

Rahmetliyi madem o kadar seviyorsunuz müzenin adında yine 'Fahri Yücel' olsun.

 

Yazarın Diğer Yazıları