Cüneyt Özdemir

Alt Yapı Veremedik, Kentsel Dönüşüm Verelim

Cüneyt Özdemir

Referandum sözcüğünü tırnak içine aldım dikkat ederseniz, şundan; yapılan gerçek anlamda bir referandum değildi bana göre bir komediydi.
Ama olsun, güzel bir '˜PiaR' yani halkla ilişkiler çalışmasıydı.
Yani 'Ben her şeyi halka soruyorum, halk ne derse ben onu yapıyorum' algısı yaratılmak istenmişti.
Gerçek öyle olmasa bile taklidini bile bazı kişiler çok sevdi, eski Sedefçi'ciler yeni Recep Gürkan'cılar anlata anlata bitiremediler sosyal medyada.
Alt yapının tamamı bir kerede çözülsün dendiyse hadi çözülsün.
'˜Referandum' sonucu da var.
İşin ihale aşamasına gelindi, ihale bedelleri konuşuluyor.
400 milyon, 500 milyon, 600, 700 milyon, hızını alamayan bir milyar liraya dayadı rakamı.
Ancak bir sorun çıktı; ihaleyi İller Bankası mı Edirne Belediyesi mi yapacak?
Edirne Belediyesi 'ben yapacağım' dedi, İller Bankası 'olmaz, bu kadar büyük bedelli ihaleleri size bırakmayız' dedi, iş kitlendi, kaldı.
Bu saatten sonra alt yapı, malt yapıya girişen altında kalır.
Seçim gelmiş çatmış, herkes bilir; belediyecilikte son zamanlara uzun zaman alacak yani seçime kadar bitmeyecek işlere pek girişilmez.
Başkan Recep Gürkan'ın süresinin bitmesine şurada kala kala bir yıldan biraz fazla bir süre kaldı.
Gürkan'ın 5. Kitap Fuarı'na davetiye niteliğinde bastırdığı broşürü gördüm.
Tabi ki bir icraat kataloğu değil ama orada topu topu iki icraat sayılmış.
Bir; restore edilen Elektrik Fabrikası, iki; kimine göre çöp bertaraf, kimine göre ise çöp gömme tesisi.
Recep Gürkan'a dostça bir uyarı; bu iki icraatla seçim kazanılmaz.
Yeniden aday gösterilirsen belki seçilirsin de bu seçimi kazanma o iki icraat yüzünden olmaz.
'AK Parti kazanacağına CHP kazansın' diyenlerin oylarıyla seçilirsin seçilirsen.
***
Alt yapı olmayınca Gürkan'ın bir atak yapması lazım.
Nedir bu?
Yerinde kentsel dönüşüm.
'˜Yerinde' dediği mahallinde yani, yoksa İstanbul'da insanların mahallelerini aldılar oralara dev binalar yaptılar ama orada oturanlara gittiler dağ başında yapılmış kutu gibi konutlar verdiler.
İnsanlar onlarca yıldır yaşadıkları, doğup büyüdükleri mahallelerini, semtlerini terk etmek zorunda kaldılar.
Peki oradan ev alamazlar mıydı?
Evet alabilirlerdi ama orada kentsel dönüşüm olunca emlak fiyatları uçmuş.
Örnek; basit bir dairesi olanın o dairesini 250 bin liraya sayıyorlar ama onun yerine yapılan dairelere bir milyon lira istiyorlar.
Aradaki 750 bin liralık farkı verebiliyorsan eski mahallende oturmaya devam et.
Edirne'de tam olarak böyle olmayacak.
Planlanan, herkesin dairesine karşılık bir daire vermek ama bina yüksekliklerini artırarak daire sayısını artırmak ve işi yapacak müteahhide kazanç sağlamak.
Çünkü sadece daire sahibi kadar daire yapma müteahhit ne kazanacak ki?
İşte daire sayısını artırmanın şöyle bir sakıncası var?
Oradaki nüfus yoğunluğunu artırdığınız yeşil alan, yol, alt yapı sorunu da ona göre artacak.
DHA'dan Ali Can Zeray bununla ilgili bir haber yapmıştı.
Yerinde kentsel dönüşüme evet diyen de var, hayır diyen de.
Ama bir kadın vardı ki, ne diyor biliyor musunuz?
'Bizim burada bahçemiz çok geniş, herkesin otomobiline otoparkta yer var. Kentsel dönüşümden sonra da böyle olacak mı?'
Ben insanların o geniş bahçeleri, geniş otoparkları bulabileceklerini sanmıyorum.
Zaten bu iş de uzun soluklu ve büyük bir organizasyon isteyen bir iş.
Belki burada bu işlere girecek müteahhit bile bulunmaz.
Kısacası; olacağı yok ama ortaya bir fikir atıldı, gidiyor.
Oysa yapılması gerekir.
Hele kamu kurumlarını lojmanları felaket.
O lojmanlar bittiğinde 'oturulamaz' raporu verilmiş.
Ama hala oturan var, Allah korusun'¦
***
Bitirirken bir tebrik; Edirne Belediyesi'ni ve başkanı Recep Gürkan'ı kitap fuarı için kutluyorum.
Bir eleştiri; Edirneli yayınevleri neden yoktu?

Yazarın Diğer Yazıları