Akım derken'¦
Cüneyt Özdemir
Programın sunucusu Adem Özsoy kendisini de ilgilendiren bir konuyu soruyor:
Mealen de şöyle diyor:
'Başkanım, Edirneli gazeteciler sizi seviyor, istedikleri
zaman sizin odanıza girebiliyor. Yüzde 80'i sizi seviyor. Sizin odanıza
giremeyen ya da sizin yanınıza sokmadığınız gazeteciler nemalanamadığı için mi
size karşı yazıyor?'
Tam bir 'akım' derken 'bilmem neyim' deme hali.
Gürkan devreyi giriyor.
'Adem Bey, nemalanma filan yok. Ben Edirne basınına gereken
yardımı yasalar çerçevesinde yapıyorum' diyor.
Ama dervişin fikri neyse zikri de o.
Sonra programın bir yeri geliyor.
Gürkan, bir rakibinin çocuğunun su borcu olduğunu
belirtiyor.
Adem Bey zıvanadan çıkıyor.
'Sen' diyor Gürkan'a.
Ağzına geleni söylüyor.
Sonra da özür diliyor ve 'Sen' dedim diyor.
Aslında 'Siz' veya 'Sayın' demesi gerekir nezaket gereği.
Yav kardeşim sana ne?
Sen niye kendini kaybedip böyle konuşuyorsun be kardeşim.
Hani biz gazeteciler olarak (ki onun nerede gazetecilik
yaptığını bilmiyorum) biz tarafsız olmayacak mıydık?
Ama dedik ya dervişin fikri neyde zikri de o olur.
***
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Edirne Belediye Başkan Adayı
Hamdi Sedefçi'nin düzenlediği basın toplantısında söyledikleri siyasi gündeme
bomba gibi düşüyor.
Gürkan hakkında ağır iddialarda bulunuyor Sedefçi.
Aslında daha öncesinde bu iki 'abi '“ kardeş' idi.
Sedefçi, basın toplantısında 'Seçimi kazanıp hepimiz CHP'ye
geçeceğiz' diyor.
Bu da Sedefçi'nin, CHP tabanında kendisine oy verecek kesime
bir göndermesi sayılıyor.
Daha neler söylemiyor Sedefçi, Gürkan için?
Mesela halk arasında dinozor parkı denilen çocuk müzesinde
büyük vurgun olduğunu iddia ediyor.
Kredi olarak aldığı 35 milyon lirayı birkaç müteahhidin
alacağına karşılık dağıtıldığını belirtiyor.
Gürkan'ın Svilengrad'da hiç gitmediği iddialarına rağmen
Sedefçi 'Herkes onun kumar oynadığını biliyor' diyor.
İş dönüp dolaşıp 15 Temmuz darbe girişimine de geliyor.
Sedefçi'nin iddiası, Gürkan'ın darbe girişiminin şerefine
kadeh kaldırdığı yönünde.
Hamdi Sedefçi, hakkında verilmiş hapis cezaları nedeniyle
halen Bulgaristan'da mukim Şükrü Benli'nin 15 Temmuz gecesi bir video çektiğini
ve bu video yüzünden başına bir takım olaylar geldiğini anlatıyor.
Şükrü Benli'nin anlattıkları da iddiadan öteye gidemiyor ama
yine de hatırlayalım.
Televizyonlara, gazetelerde ve radyolarda yayınlanan
röportajlarda Benli, bu kaset yüzünden Bulgaristan'ın Svilengrad kentinde
kaçırılarak bir köy evine götürüldüğünü, işkence yapıldığını, kendisine kadın
elbisesi giydirildiğini, tehdit edildiğini ve içinde Gürkan'ın görüntüleri
telefonunun gasp edildiğini ileri sürüyor.
Benli, röportajlarında 'Bana (Başkanım beni affet) diye özür
dilettiler' demişti.
Svilengrad'daki mahkeme yakında başlayacak.
Bu davanın takipçisi olacağız.
Dosyadaki belgelerden bu konu daha iyi anlaşılacaktır.
Özetle; Sedefçi Recep Gürkan'ı kafaya takmış durumda.
Tabi ki, Gürkan da Sedefçi'yi'¦
Kimin galip geleceği ise 31 Mart akşamına kadar belli olacak
gibi değil.
***
Aslında köşem 'Kılıçdaroğlu'na açık mektup' formatında
olacaktı.
Yani bu Edirne Belediyesi'nin 726 bin lirasını zimmete
geçiren N. B. Ve O. K.'nın CHP üyesi olup olmadığını buradaki parti
yetkililerini sormuştum. Tık yok.
Sonra bunları belediye işten çıkarmış ama ne hikmetse tekrar
işten almış. İşe geri dönüşlerinde kimlerin olduğunu soruyoruz, tık yok.
O zaman benden günah gitti, Cuma günkü yazım böyle bir açık
mektup olacak.
O zaman Kılıçdaroğlu cevap versin'¦