Cüneyt Özdemir

Ağam bizimle egleniy

Cüneyt Özdemir

Bir süredir yaşadığım Karaağaç'ta su kuyularının kurumuş olması herkesin dilinde.

Belki tekrar olacak ama muhabir kardeşlerimden Uğur Akagündüz'den bu konuyu araştırmasını istemiştim, ortaya güzel bir çalışma çıkınca gazetenin manşetinden vermiştik.

Bizden sonra birçok gazete ve ajans konuya eğildi.

Çünkü gerçekten büyük bir sorun.

Uzmanlar, Meriç Nehri kıyısına konan beton perdenin geçirgenliği azalttığı ve su kuyularını besleyen suya engel olduğuna dikkat çekiyor.

Ortada yapılan bir yanlış mı var?

Bazıları da projede bir yanlış yapılıp yapılmadığını soruyor.

Bana göre bir yerlerde yanlış var.

Bu zamana kadar Karaağaçlı üretici ne kadar kurak olursa olsun ürünlerini su kuyularından sulayıp durumu kurtarıyordu.

Ancak görünen o ki artık su kuyuları da çözüm değil, nasıl olsun ki?

Su kuyusunda su olmayınca taşıma suyla sulama yapmaya çalışanlar var.

Taşıma suyla değirmen döndürmeye çalışmak gibi bir şey.

Kesinlikle çözüm değil ama insanlar çaresiz, ne yapsın?

Şimdi önerilen şöyle bir şey var.

Taşkınları önlemek için yapılan by-pass kanalı var.

Oradaki su seviyesinin yüksek tutulması durumunda su kuyuları bir nebze canlanır mı?

Konunun uzmanı değilim ama çare olabilecek her yol denenmelidir.

Yoksa Karaağaç kavruluyor, Karaağaç yanıyor.

Bazı ürünler için yarın sağlanacak bir çözüm geç.

Bazı ürünler için ise hala umut var.

Gidin su sıkıntısı çeken üreticiyle konuşun.

Ziraat Odası Başkanı, DSİ Bölge Müdürü, Tarım İl Müdürü, milletvekilleri, siyasi parti yöneticileri; geldiniz de basına mı yansımadı?

Biz mi görmedik?

Bırakın o klimalı rahat makam odalarınızı, sahaya inin'¦

***

Şimdi 'Buraya kadar okuduk, başlıkla ilgili bir şeye rastlamadık' diyenler olmuştur, oraya geleceğim.

Geçtiğimiz günlerde Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Edirne'nin 'öğrenci dostu şehirler listesi' içinde üst sıralarda olduğunu belirten bir twit atmış ve de benim üzüleceğimi ima etmiş, cevabını verdik.

Araştırma ne kadar sağlıklı, tartışılır ama bana göre Edirne 'öğrenci dostluğu' konusunda öyle üst sıralarda olacak bir kent değil.

Daha önceki yazımda bunun en azından kötü bir toplu ulaşım ve yüksek kiralar nedeniyle mümkün olamayacağını belirttim.

Muhabir arkadaşlarımdan birisi 'Abi sana yine sataşma var' deyip Gürkan'ın twitini gösterdi.

Meğer Edirne 2020 yılında 6'ncı sıraya yükselmiş, peh, peh!

Gürkan da '2018 de 8, 2019 da 9, 2020 de 6.sıradayız. Havuz medyasına armağan olsun' demiş.

2020 yılında öğrencilerin çoğu memleketlerinden gelmedi bile.

Gelen de 2 hafta sonra salgın nedeniyle memleketine gitti bir daha da dönmedi.

O iki haftayla nasıl ölçülmüş bu sonuç?

O bir tarafa da Başkan Gürkan böyle bir paylaşım yüzünden yine pişman olmuştur.

Günlerdir kesik sular yüzünden Kerbela'ya dönen Edirne'ye isyan eden mi dersin, toz, duman, çukur ve bozulan asfaltları soran mı istersin?

Ama yorumlardan bir tanesi vardı ki beni benden aldı.

Aykut Durmuş adlı kullanıcı aynen şöyle yazmış; 'Ağam bizimle egleniy.'

Egleniy vallah, ne diyem?

Yazarın Diğer Yazıları