Açmaz
Cüneyt Özdemir
Bugün Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesi'nde bir yaşam merkezi var.
Adını vermeyeyim, reklama girmesin.
Üniversite önce orayı tartışmalı bir şekilde inşa ettirdi.
İnsanları 'Para sayma makinenizle gelin, çünkü kazanacağınız
parayı elle saymak sizi yoracaktır' diye kandırdılar.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun önünde kendisini
yakmaya kalkışan esnaf Şahbaz Şahin'i hatırlayın.
Dediğim gibi; oranın firmaya veriliş biçimi bile çok
zorlama, çok yasaların arkasından dolanma şeklindeydi.
Düşünün orası inşa edilirken 'olağanüstü koşullar' ileri
sürülmüş ve mücbir sebeplerle bu işin yapılması gerektiği ileri sürülmüştü.
Yani daha işin başında usulsüzlük, yasaya aykırılık var ama
neyse.
Konumuz o değil.
Sonra bu merkezi inşa eden firma bu alışveriş merkezini
başka bir firmaya devretti.
Bu firmayla ilgili bir sorun yok.
İşler yürüyor, yönetim sorumluluğunun bilincinde, esnaf
işine bakıyor.
Ancak bu kez üniversitenin 'elemanlarımızın sabah
kahvaltılık poğaça alacağı bir yer olsun' diye açtığı büfe yavaş yavaş bir
markete dönüşmüş ve aşağıda eşek yüküyle kira veren esnafı sıkıntıya sokmuş.
Bugünlerde o alışveriş merkezindeki esnafın zorda olduğu,
işyerini kapatarak terk edenler olduğu bilgisine sahibim.
Ticaret bu, iş olmaz, kazanamazsın, bir süre sonra kapatmak
zorunda kalabilirsin.
Üzücü ama gerçek.
Bu kez alışveriş merkezi sahipleri düşünüp taşınmışlar ve
yeni bir atılım yapmaya karar vermişler.
Nedir bu?
Bir GSM şirketinin 700 kişilik çağrı merkezi olarak hizmet
vermek üzere harekete geçmişler.
Şirket '2 bin metre kare kapalı alan bulun, hemen açalım'
demiş.
Alışveriş merkezi yöneticileri şimdi 2 bin metre kare kapalı
alanı tamamlamaya çalışıyor.
Ancak bu mümkün değil.
Alışveriş merkezinin geçmişte, namaz kılamayan öğrenci,
çalışan, akademisyen hasta yakınları için oluşturduğu mescit akla gelmiş.
Trakya Üniversitesi'nin yapımına başlanan camisi de daha çok
başlarda.
Yani yetişmez.
Trakya Üniversitesi yönetimi böyle bir hassas konuda radikal
karar verme konusunda isteksiz.
Haksız olduklarını da söyleyemem, birden bire konu çok başka
bir yere gider, adamı tefe koyarlar.
Evet burada söz konusu olan Edirne'deki 700 eve aş girmesi.
Bu iş alışveriş merkezinin sahiplerini ve üniversite
yönetimini ister istemez aşar.
Peki Edirne Müftüsü Emrullah Üzüm bu konuda bir çözüm
bulamaz mı?
Ya da Edirne Valisi Ekrem Canalp bu konuda bir inisiyatif
alamaz mı?
Edirneliye iş, aş lazım.
Ama bu yöndeki girişimlerde bulunulurken 'din düşmanı' da
olunmasın.
Açmaz büyük, belki bu konuda yukarılarda makamları olan
kişiler buna bir çözüm bulabilir.
700 kişiye aş kapısı kaçmasın ama nasıl?
***
Edirne Belediyesi'nde bir zimmet skandalı patlak verdi,
gazetelerde okudunuz.
Ben de olayı izliyorum.
Skandalın sorumluları olan iki kişi nedeniyle pek çok kişi
mağdur oldu, oluyor.
Bu skandalı ortaya çıkan kişilerin çalışma yerleri değişti,
değiştiriliyor.
Peki bu skandala yol açanlar kimin torpiliyle Edirne
Belediyesi'ne alınmışlardır?
Bunlar işten atılmışlar mıdır?
Atılmışlarsa sonra hangi partililerin veya müteahhitlerin
araya girmesiyle tekrar işe alınmıştır?
Önümüzdeki günlerde bunlara da bakacağım.