Cüneyt Özdemir

'Adrese teslim kadro' diyorsan burada alası var!

Cüneyt Özdemir

Neden almış olabilir diye düşünüyorsunuz değil mi?

Eşine 'adrese teslim kadro' tahsis etmiş de ondan.

Eğer YÖK bu konularda ihbarları ciddiye alıyorsa, Trakya Üniversitesi onlar için bir maden.

Dünkü manşetimizde vardı; ayrıntı vereyim:

Trakya Üniversitesi kısa bir süre önce çeşitli, birim okul, enstitü ve fakültede çalıştırmak üzere personel ve öğretim görevlisi aldı.

Ancak bunların bir kısmı 'adrese teslim' kadroydu.

Basın halkla ilişkiler görevlisi olarak aldıkları kişi iletişim fakültesi basın halkla ilişkiler bölümü mezunu değil, edebiyat mezunuydu mesela.

Meslek yüksekokuluna alacağın elemanlar önceden belliydi.

Hatta bir yerel gazete gidip kimlerin sınav sonucu işe alınacağını noterde beyan etti.

Sonuç tam da notere beyan edildiği gibi çıktı.

Yani açılan kadrolar adrese teslimmiş.

Bu konuyu yeniden neden açıyorum?

Ben zannettim ki, YÖK'te bu işleri hiç kovalayan yok.

İpin ucunu bırakmıştım, demek ki alan razı, satan razı demiştim.

Fakat bu Denizli Pamukkale Üniversitesi'ndeki skandaldan sonra YÖK adına umutlandım.

Trakya Üniversitesi'nde 'adrese teslim' olarak atanmış epey kadro var.

Pamukkale Üniversitesi Rektörü Hüseyin Bağ'ı görevden alan irade Edirne kamuoyunu uzun süre meşgul eden adrese teslim kadrolara bakmaz mı?

Adrese teslim kadroları bir kenara bırakalım şimdilik.

Peki notu sahte olan birisini 'kör gözüne parmağım' dercesine öğretim görevlisi olarak atamak, kadro vermek neyin nesi?

Kusura bakmayın ama bu topluma karşı işlenen suçlardır ve herkesi ilgilendirir.

Önümüzdeki günlerde de eş, dost, baldız atamalarıyla ilgili araştırmalarım sürecek.

*

Ülkemize Bulgaristan'dan turist gelişi konusu tam bir dağın fare doğurmasına dönüştü.

Hiç olmazsa 24 saat içinde açıklayacağımız PCR yani korona testi sonuçları sayesinde kentimiz bir miktar da olsa turist ağırlayacaktı, bir miktar döviz kazanacaktı.

Gelin görün ki, o konuda da sınıfta kaldık.

Önce test ücretini 110 lira olarak açıkladık.

Sonra hangi akla hizmetse, bu ücreti 220 liraya çıkardık.

Bu bir skandal veya fırsatçılık diyelim ama peki bunu yaptın da sonuçları 24 saatte verebiliyor musun?

'Evet' diyebilmeyi çok isterdim ama bu sorunun cevabı kocaman bir 'hayır.'

Ve bu rezilliğe müdahale eden birisi yok.

Edirne Valisi 'ne yapıyorsunuz birader, Türkiye'nin imajını zedelemeye hakkınız yok' diyebiliyor mu?

Edirne Belediye Başkanı 'ne oluyor, kent ekonomisi çöktü, siz neler yapıyorsunuz' diye sorabiliyor mu?

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası, Edirne Ticaret Borsası nerede?

Edirne, sahipsiz bir kent olmuş adeta.

Herkes seyrediyor.

Bu yazıdan sonra ben de seyredeceğim; gönlüm elverirse'¦

Ama biliyorum, gönlüm el vermez.

*

Edirne'nin ve Edirnelinin sahipsiz olduğu şu elektrik faturalarına kimse bir çözüm getiremedi.

Elektrik kurumu eline kalemi almış, istediği faturayı yazıyor.

Üstelik de kriz ve salgın nedeniyle hükümetin verdiği, güya vatandaşı rahatlatma kararlarını kullanarak yapıyor.

Hükümet demiş ki, vatandaşı yolma, yüksek faturalar çıkarma, geçtiğimiz iki yılın ortalamasını al, öyle fatura çıkar.

İlk başta güzel bir uygulama gibi görünüyor.

Ama TREPAŞ bunu fırsata çevirmiş, astronomik faturaları vatandaşa dayamış.

Öde, ödemezsen elektriğini keserim.

Vatandaş ne yapsın?

İktidar partisi yanında yok, adında 'halk' kelimesi geçen muhalefet partisi yanında yok.

Sivil toplum kuruluşu diyeceğimiz 'şeklen var, fiilen yok' tüketici dernekleri yanında yok.

Merak ediyorum, bu sıcak günlerde klimalı bürosunu terk edip kim gidip o TREPAŞ'ın önünde o insanlara bir moral olacak?

Biz mevcut siyasi partilerden ümidi kesmiş gibiyiz, bakarsınız 'Şugar' parti (yeni kurulan GÜZEL Parti) gider.

Olur mu, olur'¦

Yazarın Diğer Yazıları