Yunanistan'ın zulmü devam ediyor, umuda yolculukta ölümün kıyısından döndüler

Yunanistan'ın acımasız tavrı ile karşı karşıya kalan düzensiz göçmenler, sopalarla, ağaçlarla ve tekmelerle dövüldü. Bu da yetmezmiş gibi paradan, kıyafete, değerli eşyalarından gıda malzemelerine kadar her şeyi alınarak çırılçıplak şekilde botla Türkiye'ye geri itildiler.

Türkiye'den Yunanistan'a geçmeye çalıştıkları sırada Meriç Nehri'nin Yunanistan tarafında mahsur kalan 10 çocuğun da aralarında bulunduğu 40 düzensiz göçmen, Türk askerleri tarafından kurtarıldı. 

Meriç Nehri'nin ortasına bırakılan düzensiz göçmenler, yüzerek kurtulmaya çalışırken imdatlarına Türk askeri yetişti. Isınmaları için ateş yakan Türk askeri, kıyafet ve yiyecek ihtiyaçlarını da karşıladı.

Yunan güvenlik güçleri tarafından öldüresiye dövüldükten sonra zorla Türkiye'ye geri itilen göçmenler yaşadıklarını anlattı. Yunan güvenlik güçleri tarafından darp edilen Fas uyruklu Abdulsamed Gamda ve Hamza Gurir, vücutlarındaki yaraları ve izleri gösterdiler.

 Yunan güvenlik güçlerinin kadın, çocuk ayrımı yapmadan düzensiz göçmenlere zulmü devam ediyor. Yunan sınır muhafızı tarafından üzerleri arandıktan sonra paraları, değerli eşyaları, telefonları ve kıyafetleri alınarak dövülen ve yarı çıplak şekilde geri itilen düzensiz göçmenlere Türkiye yardım eli uzattı.  Zorlu kış şartlarına rağmen darp edilip, değerli eşyaları alındıktan sonra, Türkiye'ye geri gitmeleri için Meriç Nehri'nin kıyısına bırakılan 40 kişilik düzensiz göçmen grubu, Türk askerleri tarafından kurtarılarak İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne teslim edildi.

Yaşadıklarını anlatan düzensiz göçmenler, Yunanistan hudut birliklerinin kendilerini döverek yarı çıplak halde Meriç Nehri'nden Türkiye'ye zorla geri gönderdiğini öne sürdü.

"Sopalarla vurdular, paralarını ve kıyafetlerini aldılar"

Bot yardımı ile karşı tarafa geçtiklerini söyleyen Fas uyruklu 21 yaşındaki Abdulsamed Gamda, Yunan askerlerine yakalandıklarında yere yatırılarak paralarının, değerli eşyalarının ve kıyafetlerinin alınarak sopalarla işkence gördüklerini aktardı.

"Silah göstererek bizi suyun ortasına bıraktılar"

İlk olarak 4 Yunan askerinin kendilerini araçların yanına götürdüğünü ve  daha sonra ise 5 askerin daha geldiğini belirten Gamda, "Bizi araçlara bindirip kampa götürdüler orda 24 saat kaldık. Kampta sadece iç çamaşırı ile kaldık. Her şeyimizi çıkarttırdılar. Daha sonra bizi araçlara bindirerek Türkiye sınırına yakın bir bölgeye getirdiler. Botlara bindirdikten sonra silah göstererek bizi suyun ortasına bıraktılar. Kendi imkânlarımızla kurtulmaya çalıştık çok zordu.Türk askeri bizi gördü, ısınmamız için ateş yaktı ve bize giysi verdi" dedi.

Yanlarındaki rehberin Yunan askerlerini görünce kaçtığını söyleyen İran uyruklu 21 yaşındaki Alınır Rashıdı, "Yunan askeri bize onun nereye kaçtığını sordu. Bilmiyoruz diyince daha çok vurdular.  Yunanistan tarafında 4-5 kişi bizi dövdü ben bayıldım. Yumrukla , sopayla ve ağaçla vurdular. Tanınamaz bir haldeydim. Ayakkabılarımızı, elbiselerimizi, telefonlarımızı ve paramızı aldılar.  Bizi bir araca bindirip Meriç'e doğru geri gönderdiler. Suya attılar yüzerek Türkiye'ye geldik. Türkiye'de bizi tedavi ettirdiler. Şimdi çok daha iyiyim. Avrupa insan hakları mahkemesine dava açacağız bize avukat ayarladılar " ifadelerine yer verdi.

"Bizleri çıplak ayaklı bir şekilde Türkiye tarafına gönderdiler"

Meriç Nehri üzerinden Yunanistan’a geçtikten sonra Yunan askerlerine yakalandıklarını söyleyen 19 yaşındaki Zehra Etayi, "Bizi bilinmeyen bir noktaya götürdüler. Orada bizi dövdüler, tüm eşyalarımızı telefonlarımızı ve gıda malzemelerimizi aldılar. Daha sonra bizleri çıplak ayaklı bir şekilde Türkiye tarafına gönderdiler" dedi.

Türkiye tarafına geldikten sonra Türk askerinin ısınmaları için ateş yaktığını söyleyen Etayi, yiyecek içecek verdiklerini ve karınlarını doyurduklarını söyleyerek Tük askerine teşekkür etti. Yunan askerinin kadın,çocuk, yaşlı, erkek ayrımı olmadığını belirten Etayi, orada yemek yada su vermediklerini, su istediklerinde de tuvalet musluğunu gösterdiklerini dile getirdi.

Barış Karapaça

BARIŞ KARAPAÇA