• Haberler
  • Edirne
  • Uzmanlardan çağrı, 'Kışa hazırlıksız yakalanmayın'

Uzmanlardan çağrı, 'Kışa hazırlıksız yakalanmayın'

Kış mevsiminin etkisini artırmasıyla birlikte sürücüler ve araçlar için zorlu bir dönem başladı. Düşen hava sıcaklıkları, kar, buz ve yağmur gibi olumsuz hava koşulları yalnızca sürüş güvenliğini değil, araçların mekanik ve elektronik sistemlerini de doğrudan etkiliyor. Sabahları çalışmayan motorlar, yolda kalan araçlar ve artan arıza vakaları, kış aylarında sürücülerin en sık karşılaştığı sorunlar arasında yer alıyor.

Uzmanlardan çağrı, 'Kışa hazırlıksız yakalanmayın'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Kış mevsiminin etkisini artırmasıyla birlikte sürücüler ve araçlar için zorlu bir dönem başladı. Düşen hava sıcaklıkları, kar, buz ve yağmur gibi olumsuz hava koşulları yalnızca sürüş güvenliğini değil, araçların mekanik ve elektronik sistemlerini de doğrudan etkiliyor. Sabahları çalışmayan motorlar, yolda kalan araçlar ve artan arıza vakaları, kış aylarında sürücülerin en sık karşılaştığı sorunlar arasında yer alıyor.

Uzmanlar, özellikle soğuk havaların ilk başladığı dönemlerde yol yardım çağrılarında ciddi artış yaşandığını belirterek, sürücülerin kışa hazırlıksız yakalanmaması gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Araç bakımının ihmal edilmesi halinde, küçük gibi görünen sorunların ciddi masraflara ve güvenlik risklerine dönüşebileceği ifade ediliyor.

Otomotiv bakım uzmanı Alperen Balcı, bilinçli sürücülerin kış şartlarının getirdiği riskleri önceden öngörmesi gerektiğini belirterek, “Kış aylarında araç arızalarının artması kaçınılmazdır. Ancak düzenli bakım ve kontrollerle bu riskler büyük ölçüde azaltılabilir. Arızaları önlemek sadece yolda kalmayı engellemez, aynı zamanda yüksek onarım maliyetlerinin de önüne geçer” dedi.

Balcı, kış aylarında servislerde en sık karşılaşılan problemlerin başında akü arızalarının geldiğini söyledi. Soğuk hava koşullarının akü içerisindeki kimyasal tepkimeleri yavaşlattığını ve bunun da güç üretim kapasitesini önemli ölçüde düşürdüğünü belirtti.

Aynı zamanda soğuk havada motoru çalıştırmak için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Balcı, bu durumun akü üzerinde ekstra yük oluşturduğunu dile getirdi. Üç yıl ve üzeri kullanılan akülerin arıza riskinin arttığını vurgulayan uzman, kışa girilmeden önce mutlaka akü voltajının ölçtürülmesi gerektiğini söyledi.

Ayrıca kutup başlarında oluşabilecek oksitlenmenin düzenli olarak temizlenmesi, kısa mesafeli sürüşlerin mümkün olduğunca azaltılması ve marş motoruna uzun süre basılmaması gerektiği konusunda sürücülere önemli uyarılarda bulunuldu.

Soğuk hava koşullarında motorun sorunsuz çalışabilmesi için ateşleme sisteminin sağlıklı olması büyük önem taşıyor. Benzinli araçlarda bujiler, dizel araçlarda ise kızdırma bujileri, kış aylarında motorun ilk çalıştırılmasında kritik rol üstleniyor.

Uzmanlar, yaz aylarında sorun çıkarmayan ancak yıpranmış bujilerin, kışın motorun geç çalışmasına ya da hiç çalışmamasına neden olabileceğini belirtiyor. Üretici firmaların belirlediği bakım ve değişim periyotlarına uyulmasının önemine dikkat çekilirken, kalitesiz ve yan sanayi ürünlerin soğuk havalarda performans kaybına yol açabileceği ifade ediliyor.

Özellikle buji kablolarında meydana gelebilecek çatlakların, nemli ve soğuk havalarda elektrik kaçağına neden olabileceği, bunun da motor performansını olumsuz etkileyebileceği uyarısı yapılıyor.

Soğuk havaların yakıt sistemi üzerindeki etkileri de göz ardı edilmemesi gereken bir diğer önemli konu olarak öne çıkıyor. Düşük sıcaklıklarda özellikle dizel yakıtın akışkanlığının azalabildiğini ve jelleşme riski taşıdığını belirten uzmanlar, bunun yakıt filtresi ve enjektörlerde tıkanmalara yol açabileceğini ifade ediyor.

Benzinli araçlarda ise yakıt deposunda oluşabilecek nemin donarak yakıt hattında tıkanıklıklara neden olabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, yakıt deposunun mümkün olduğunca dolu tutulmasını, güvenilir ve kaliteli yakıt alınmasını ve belirli aralıklarla enjektör temizleyici ürünler kullanılmasını öneriyor.

Kış aylarında sürüş güvenliğini doğrudan etkileyen unsurlardan biri de lastiklerin durumu olarak öne çıkıyor. Hava sıcaklığındaki her 10 derecelik düşüşün lastik basıncını yaklaşık 1-2 PSI azalttığına dikkat çekilirken, düşük basınçlı lastiklerin özellikle karlı ve buzlu zeminlerde yol tutuşunu ciddi şekilde azalttığı vurgulanıyor.

Uzmanlar, kış lastiği kullanımının bir tercih değil, can güvenliği açısından bir zorunluluk olduğunu belirtiyor. Lastik basınçlarının ayda en az bir kez kontrol edilmesi, diş derinliğinin ise kış koşullarında minimum 4 mm olması gerektiği ifade ediliyor.

Motor soğutma sisteminde yalnızca su kullanılması, soğuk havalarda motor bloğunun donmasına ve ciddi mekanik hasarlara yol açabiliyor. Bu nedenle antifriz kullanımının hayati önem taşıdığı vurgulanıyor.

Uzmanlar, antifriz derecesinin kış öncesinde mutlaka ölçtürülmesini, Türkiye iklim şartlarında -25 ila -35 dereceye kadar koruma sağlayan karışımların tercih edilmesini öneriyor. Ayrıca donmaya dayanıklı olmayan silecek sularının cam yıkama sistemine zarar verebileceği, bu nedenle kışa uygun cam suyu kullanılması gerektiği belirtiliyor.

Silecek lastiklerinin de kışa girerken kontrol edilmesi ve yıpranmış olanların yenilenmesi gerektiğini söyleyen uzmanlar, görüş netliğinin sürüş güvenliği açısından kritik olduğunu hatırlatıyor.

Uzmanlar, kış aylarında araç bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, sürücülere kışa girmeden önce kapsamlı bir araç kontrolü yaptırmaları çağrısında bulunuyor. Basit gibi görünen önlemlerin, hem yolda kalma riskini azalttığı hem de sürücü ve yolcuların can güvenliğini koruduğu ifade ediliyor.

KUMRU ÖNGÜN

Bakmadan Geçme