SES'ten bakanlık yazısına tepki
SES Edirne Şube Sekreteri İnci Mercan Çubukçu, Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı yazı ile duyurduğu sağlık çalışanlarının istifa taleplerinin kabul edilmemesi ve yıllık izinlerinin durdurulması konusunda açıklama yaptı. Çubukçu, bakanlık tarafından yayımlanan yazının anayasaya aykırı olduğunu savunurken 'Sessiz kalmayalım, bu düzenlemeyi hep birlikte değiştirelim, dinlenme hakkımıza sahip çıkalım' dedi.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Edirne Şubesi, Sağlık Bakanlığı'nın önceki gün yayımladığı genel yazı ile sağlık çalışanlarının korona virüsü salgınında istifa talebinin kabul edilmeyeceğini açıklamasına tepki gösterdi. SES Edirne Şube Sekreteri İnci Mercan Çubukçu tarafından yapılan açıklamada, Sağlık Bakanlığı'nın, sağlık emekçilerinin mağduriyetlerini derinleştirmeye devam ettiği ifade edildi. Çubukçu, açıklamada pandeminin şiddetini arttırarak devam ettirdiğini söylerken; 'Pandeminin yükü en başından beri sağlık emekçilerinin sırtına bırakılmış durumdadır. Bu süreçte 122 sağlık emekçisi hayatını kaybetmiş, 40 binin üzerinde sağlık emekçisi hastalanmıştır. Sağlık emekçilerinin maske, nitelikli koruyucu ekipman eksikliği, PCR testinin yapılmaması, grip aşısına ulaşamama sorunlarının yanında özlük haklarında gerileme de devam etmektedir. Sağlık emekçileri uzun süredir tükendiklerini ifade etmektedir' dedi.
'ANAYASAYA AYKIRIDIR'
Sağlık
Bakanlığı'nın 27 Ekim Salı günü yayımladığı genel yazı ile sağlık emekçilerinin
mağduriyetini daha da arttırdığını belirten Çubukçu; 'Yayınlanan genel yazı ile
her ne sebeple olursa olsun görevden çekilme (istifa) talebi kabul edilmeyecek,
emeklilik işlemleri tesis edilmeyecektir. OHAL ilan edilmeden istifa ve
emeklilik yasağı getirilemeyeceği ortadayken sağlık emekçilerinin bu haklarının
ellerinden alınması anayasaya aykırıdır. Öğrenim durumuna dayalı atama, alt ve
üst hizmet bölgelerine atama, başka kamu kurum ve kuruluşlarına atamalar
durdurulmuştur. Ancak iller arası geçici görevlendirilen (re'sen atanan)
personelin derhal ayrılışı yapılarak görevlendirildiği yere gitmesi
sağlanacaktır. Bu sürgün demektir, sürgün suçtur, bu durum kabul edilemez'
sözlerine yer verdi.
'YA KOVİD OL YA DA KANSER'
Çubukçu,
genel yazı ile çalışan bütün personelin ikinci bir emre kadar yıllık izinlerinin
de durdurulduğunu söylerken; 'Anayasal güvence altında olan dinlenme hakkına
hele ki pandemi ile mücadele edilen, normal zamanlara göre daha yoğun ve uzun
saatlerle çalışılan böylesi bir dönemde müdahale demek sağlık emekçilerinin
yaşam hakkını yok saymak demektir. Radyoaktif ışınla çalışan personele
verilmekle yükümlü olunan bir aylık sağlık izni (şua izni) kurum amirlerinin inisiyatifine
bırakılmıştır. Röntgen ve tomografinin tanıda kullanımı pandemi süresince daha
da artmış olup radyasyonla çalışan sağlık emekçilerini normal zamana göre daha
fazla korumak gerektiği ortadadır. Radyasyonun kanser yapıcı etkisini azaltmak
için verilen şua izinlerinin ertelenmesi ve kurum amirine bırakılması demek
sağlık emekçilerine ya Kovid ol ya da kanser ol demektir' dedi.
'ÇOCUK İZNİ, EBEVEYN İZNİDİR'
Çocuklu
olan sağlık emekçilerinin yıllık izin talebinin annelere verileceğini ve
talebin karşılanmasının da kurum amirinin inisiyatifine bırakılacağını belirten
Çubukçu; 'Çocuk izni ebeveyn iznidir, çocuğun bakım yükü sadece anneye
bırakılamaz. Eşlerden talep edenin izin hakkı kurum amiri dâhil hiç kimsenin
insafına bırakılmadan, amasız, koşulsuz yerine getirilmelidir. Fatma hemşirenin
izin alamadığı için nöbete giderken komşusuna bırakmak zorunda kaldığı
çocuklarının yangında can vermesi hepimizin canını hala yakmaktadır. Böylesi
insanlık dramlarının tekrar yaşanmasına izin vermeyeceğiz. Bütün bu düzenlemeler
yapılırken sağlık emekçisinin en temel insan hakları olan yaşama hakkı ve
dinlenme hakkı yok sayılmakta, sahadaki personel eksikliği bu duruma gerekçe
gösterilmektedir' ifadelerine yer verdi.
SAĞLIK BAKANLIĞI'NA SESLENDİ
Çubukçu,
açıklamada Sağlık Bakanlığı'na seslenirken; 'Sağlık Bakanlığı'na çağrımızdır;
atama bekleyen binlerce sağlık emekçisinin derhal kadrolu, güvenceli ataması
yapılmalıdır. Haksız, hukuksuz şekilde işlerinden edilmiş olan KHK'lı sağlık
emekçileri işlerine döndürülmelidir. Güvenlik soruşturması sebebiyle işe
başlatılmayan sağlık emekçileri bir an önce işlerine başlatılmalıdır. Pandemi
yönetiminde sağlık alanındaki emek ve meslek örgütlerinin karar alma
süreçlerine dâhil edilmelidir. Pansuman tedbirlerle, mevcut sağlık emek gücünü
tüketesiye, öldüresiye çalıştırarak pandemi ile mücadele edilemez. Sağlık
emekçilerinin büyüyen isyanına ses oluyoruz. Sessiz kalmayalım, bu düzenlemeyi
hep birlikte değiştirelim, dinlenme hakkımıza sahip çıkalım' diye konuştu.