SAHADAYDINIZ DA BİZ NEDEN BUZDAYDIK?
ALİ CAN ZERAY
Edirne’ye kar yağdı.
Kimse şaşırmadı. Kış mevsimi çünkü.
Şaşırtıcı olan, karın ardından yaşananlardı.
Kar yağışı öncesi Edirne Belediyesi açıklama yaptı.
“Tam kadro sahadayız” dendi.
Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, “24 saat esasına göre çalışıyoruz, vatandaş mağdur olmayacak.” dedi.
Güzel cümlelerdi.
Ama yollar konuştu, sözler sustu.
Atatürk Bulvarı’nda 9 aracın karıştığı zincirleme kaza yaşandı.
5 kişi yaralandı.
Gazimihal Köprüsü’nde ETUS otobüsü yoldan çıktı, camları patladı.
Atatürk Mahallesi Turan Dursun Caddesi’nde gizli buzlanma nedeniyle araçlar peş peşe çarpıştı.
Minibüs vardı, otomobil vardı, motosiklet vardı.
Allah korudu, ölen olmadı.
Ama bu işin adı tedbir değil, şanstı.
Kazaların ortak noktası çok netti.
Hepsi ana arterlerde yaşandı.
Yani belediyenin ilk bakması, ilk tuzlaması gereken yollarda.
Bir de işin başka bir tarafı var.
Hani şu drone görüntüleri…
Hani yukarıdan çekilmiş, konvoy halinde sahaya çıkan araçlar…
Tuz serpme makineleri, ekipler, gece ışıkları…
Fon müziği eksik, jenerik tam.
Açık söyleyelim;
O sahneler film sahnelerinde kaldı sanırım.
Gerçek hayatta ise izlediğimiz şey bir fragmandı, filmin kendisi değil.
Eğer o sahneler gerçek olsaydı,
Atatürk Bulvarı buz tutmazdı.
Gazimihal Köprüsü’nde otobüs yoldan çıkmazdı.
Ana arterler buz pisti olmazdı.
O zaman sormak gerekiyor.
Bu tuzlama çalışmaları nerede yapıldı?
Hangi cadde, hangi saat, hangi ekip?
Drone havadaydı ama tuz yerde miydi?
Belediyecilik, sosyal medyada iyi görüntü vermek değildir.
Belediyecilik, kameralar kapandıktan sonra da işini yapmaktır.
Edirne halkı film izlemek istemiyor.
Edirne halkı sabah evden çıkarken “acaba kaza yapar mıyım?” diye düşünmek istemiyor.
Bu bir siyasi tartışma değil.
Bu bir polemik hiç değil.
Bu doğrudan can güvenliği meselesi.
Eğer çalışma yapıldıysa, açık açık anlatılsın.
Yapılmadıysa, bunun da dürüstçe söylenmesi gerekir.
Çünkü güven, jenerikle değil, gerçek sahayla kazanılır.
Yoksa biz yine buzun üstünde kalırız