• Haberler
  • Edirne
  • Uzman Dr. Ahmet Yıldırım, 'Ateşin düşmesi, riskin geçtiği anlamına gelmez'

Uzman Dr. Ahmet Yıldırım, 'Ateşin düşmesi, riskin geçtiği anlamına gelmez'

Kış şartlarının etkisini artırmasıyla birlikte kapalı ve kalabalık ortamlarda geçirilen sürenin uzaması, bulaşıcı hastalıkların yayılımını hızlandırdı. Özellikle eğitim kurumlarında son dönemde artan vakalar dikkat çekiyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Yıldırım, okul çağındaki çocuklar arasında en sık mide-bağırsak enfeksiyonları ile viral hastalıkların görüldüğünü belirterek, hastalık belirtisi olan çocukların okula gönderilmemesi gerektiğini söyledi.

Uzman Dr. Ahmet Yıldırım, 'Ateşin düşmesi, riskin geçtiği anlamına gelmez'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Soğuk havalarla birlikte çocukların uzun saatler aynı sınıflarda bulunması, mikropların kolayca yayılmasına zemin hazırlıyor. Son haftalarda özellikle ilkokul ve ortaokullarda yaşanan vaka artışı, uzmanları endişelendiriyor. Bu durumun yalnızca bireysel bir sağlık sorunu olmadığını ifade eden uzmanlar, tabloyu doğrudan halk sağlığını ilgilendiren bir mesele olarak değerlendiriyor. Bağışıklık sistemi henüz tam olgunlaşmamış çocukların, yakın temasın yoğun olduğu okul ortamlarında daha savunmasız olduğu belirtiliyor.

Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Uzman Dr. Ahmet Yıldırım, son haftalarda poliklinik ve acil servislerde çocuk hastaların sayısında belirgin bir yükseliş yaşandığını aktardı. Ailelerden gelen geri bildirimlerin büyük ölçüde benzer olduğunu söyleyen Yıldırım, “Veliler çoğunlukla sınıfların boşaldığını, hastalığın zincirleme şekilde yayıldığını anlatıyor. Bu da okullardaki bulaşın ne kadar hızlı olduğunu ortaya koyuyor” dedi.

Okullarda karşılaşılan vakaların önemli bir bölümünü kusma, ishal ve mide bulantısıyla seyreden gastroenteritlerin oluşturduğunu belirten Dr. Yıldırım, buna ateşli viral enfeksiyonların da eklendiğini söyledi. Çocukların gün boyu yakın temas hâlinde bulunmasının, bu hastalıkların kısa sürede birçok kişiye bulaşmasına neden olduğunu dile getirdi.

Halk arasında “mide gribi” olarak bilinen gastroenteritlerin çoğunlukla virüs kaynaklı olduğunu vurgulayan Yıldırım, Norovirüs ve Rotavirüs gibi etkenlerin son derece bulaşıcı olduğuna dikkat çekti. Ortak tuvaletler, sıralar, kapı kolları ve paylaşılan eşyaların bulaş için yeterli olduğunu, kusma görülen vakalarda ise virüsün havaya dahi karışabildiğini belirtti.

Çocuklarda sıvı kaybının çok kısa sürede gelişebileceğini hatırlatan Uzman Dr. Yıldırım, mide-bağırsak enfeksiyonlarının basit görülmemesi gerektiğini söyledi. Yeterli sıvı alınmadığında tablonun hızla ağırlaşabileceği uyarısında bulundu.

Ateşli viral hastalıklarda ailelerin sıkça yanılgıya düştüğünü ifade eden Yıldırım, ateşi ilaçla düşen çocuğun tamamen iyileştiği düşüncesiyle okula gönderilmesinin büyük bir hata olduğunu belirtti. “Ateşin kontrol altına alınması, bulaştırıcılığın sona erdiği anlamına gelmez. Bu şekilde okula dönen çocuk, farkında olmadan birçok kişiyi riske sokar” dedi.

“Bugünü kurtarırken yarını hasta etmeyelim”

Hasta çocuğun okula gönderilmesinin kısa vadede devamsızlığı azaltıyor gibi görünse de uzun vadede salgını büyüttüğünü söyleyen Uzman Dr. Yıldırım, bunun daha fazla öğrencinin hastalanmasına ve eğitimde aksamalara yol açtığını ifade etti.

Velilere seslenen Yıldırım, çözümün aslında basit ama kararlılık gerektirdiğini belirterek şu önerilerde bulundu: Ateş, kusma veya ishal gibi belirtileri olan çocuklar tamamen toparlanana kadar evde dinlenmeli; okullarda el hijyeni alışkanlıkları güçlendirilmeli; ortak alanların temizliği sıklaştırılmalı; her hastalıkta antibiyotik beklentisine girilmemeli ve okul yönetimleri salgın durumlarında velileri zamanında bilgilendirmeli.

Çocuk sağlığının, kısa süreli devamsızlık ya da sınav kaygısından çok daha önemli olduğunun altını çizen Uzman Dr. Yıldırım, “Bugün ‘idare eder’ denilerek okula gönderilen bir çocuk, yarın tüm sınıfın hatta okulun hastalanmasına neden olabilir” uyarısında bulundu.

Ailelere çağrısını yineleyen Yıldırım, “Hasta çocuğun yeri okul değil, dinlenme ortamı ya da gerekirse sağlık kuruluşudur. Bu bilinçli yaklaşım, toplum sağlığı açısından büyük bir fark yaratır” ifadelerini kullandı.  Fahrettin Baydar

Kış şartlarının etkisini artırmasıyla birlikte kapalı ve kalabalık ortamlarda geçirilen sürenin uzaması, bulaşıcı hastalıkların yayılımını hızlandırdı. Özellikle eğitim kurumlarında son dönemde artan vakalar dikkat çekiyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Yıldırım, okul çağındaki çocuklar arasında en sık mide-bağırsak enfeksiyonları ile viral hastalıkların görüldüğünü belirterek, hastalık belirtisi olan çocukların okula gönderilmemesi gerektiğini söyledi.

Soğuk havalarla birlikte çocukların uzun saatler aynı sınıflarda bulunması, mikropların kolayca yayılmasına zemin hazırlıyor. Son haftalarda özellikle ilkokul ve ortaokullarda yaşanan vaka artışı, uzmanları endişelendiriyor. Bu durumun yalnızca bireysel bir sağlık sorunu olmadığını ifade eden uzmanlar, tabloyu doğrudan halk sağlığını ilgilendiren bir mesele olarak değerlendiriyor. Bağışıklık sistemi henüz tam olgunlaşmamış çocukların, yakın temasın yoğun olduğu okul ortamlarında daha savunmasız olduğu belirtiliyor.

Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Uzman Dr. Ahmet Yıldırım, son haftalarda poliklinik ve acil servislerde çocuk hastaların sayısında belirgin bir yükseliş yaşandığını aktardı. Ailelerden gelen geri bildirimlerin büyük ölçüde benzer olduğunu söyleyen Yıldırım, “Veliler çoğunlukla sınıfların boşaldığını, hastalığın zincirleme şekilde yayıldığını anlatıyor. Bu da okullardaki bulaşın ne kadar hızlı olduğunu ortaya koyuyor” dedi.

Okullarda karşılaşılan vakaların önemli bir bölümünü kusma, ishal ve mide bulantısıyla seyreden gastroenteritlerin oluşturduğunu belirten Dr. Yıldırım, buna ateşli viral enfeksiyonların da eklendiğini söyledi. Çocukların gün boyu yakın temas hâlinde bulunmasının, bu hastalıkların kısa sürede birçok kişiye bulaşmasına neden olduğunu dile getirdi.

Halk arasında “mide gribi” olarak bilinen gastroenteritlerin çoğunlukla virüs kaynaklı olduğunu vurgulayan Yıldırım, Norovirüs ve Rotavirüs gibi etkenlerin son derece bulaşıcı olduğuna dikkat çekti. Ortak tuvaletler, sıralar, kapı kolları ve paylaşılan eşyaların bulaş için yeterli olduğunu, kusma görülen vakalarda ise virüsün havaya dahi karışabildiğini belirtti.

Çocuklarda sıvı kaybının çok kısa sürede gelişebileceğini hatırlatan Uzman Dr. Yıldırım, mide-bağırsak enfeksiyonlarının basit görülmemesi gerektiğini söyledi. Yeterli sıvı alınmadığında tablonun hızla ağırlaşabileceği uyarısında bulundu.

Ateşli viral hastalıklarda ailelerin sıkça yanılgıya düştüğünü ifade eden Yıldırım, ateşi ilaçla düşen çocuğun tamamen iyileştiği düşüncesiyle okula gönderilmesinin büyük bir hata olduğunu belirtti. “Ateşin kontrol altına alınması, bulaştırıcılığın sona erdiği anlamına gelmez. Bu şekilde okula dönen çocuk, farkında olmadan birçok kişiyi riske sokar” dedi.

“Bugünü kurtarırken yarını hasta etmeyelim”

Hasta çocuğun okula gönderilmesinin kısa vadede devamsızlığı azaltıyor gibi görünse de uzun vadede salgını büyüttüğünü söyleyen Uzman Dr. Yıldırım, bunun daha fazla öğrencinin hastalanmasına ve eğitimde aksamalara yol açtığını ifade etti.

Velilere seslenen Yıldırım, çözümün aslında basit ama kararlılık gerektirdiğini belirterek şu önerilerde bulundu: Ateş, kusma veya ishal gibi belirtileri olan çocuklar tamamen toparlanana kadar evde dinlenmeli; okullarda el hijyeni alışkanlıkları güçlendirilmeli; ortak alanların temizliği sıklaştırılmalı; her hastalıkta antibiyotik beklentisine girilmemeli ve okul yönetimleri salgın durumlarında velileri zamanında bilgilendirmeli.

Çocuk sağlığının, kısa süreli devamsızlık ya da sınav kaygısından çok daha önemli olduğunun altını çizen Uzman Dr. Yıldırım, “Bugün ‘idare eder’ denilerek okula gönderilen bir çocuk, yarın tüm sınıfın hatta okulun hastalanmasına neden olabilir” uyarısında bulundu.

Ailelere çağrısını yineleyen Yıldırım, “Hasta çocuğun yeri okul değil, dinlenme ortamı ya da gerekirse sağlık kuruluşudur. Bu bilinçli yaklaşım, toplum sağlığı açısından büyük bir fark yaratır” ifadelerini kullandı.  Fahrettin Baydar

EBRU YILDIZ GÜNENÇ

Bakmadan Geçme