Migreni olanlar dikkat! Yanlış beslenme atakları artırıyor
Migren, yalnızca bir baş ağrısı değil yaşam kalitesini düşüren kronik bir sağlık sorunu. Uzmanlar, yanlış beslenme alışkanlıklarının migren ataklarını artırabileceğine dikkat çekiyor.
Beyindeki damarlar ve sinir sistemi üzerinde meydana gelen değişimlerle ortaya çıkan migren, her yaş grubunda görülebiliyor ve günlük yaşamı ciddi şekilde zorlaştırabiliyor. Bulantı, ışığa ve sese hassasiyet gibi belirtilerle kendini gösteren migrenin, çevresel faktörlerin yanı sıra beslenme alışkanlıklarıyla da yakından ilişkili olduğu belirtiliyor.
Uzman Diyetisyen Selin Başkurt, migren ataklarının kontrol altına alınabilmesi için özellikle tüketilen gıdalara dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Yanlış beslenmenin migreni tetikleyen önemli unsurlardan biri olduğunu belirten Başkurt, doğru beslenme alışkanlıklarıyla atak sıklığında yüzde 30’a varan azalma sağlanabildiğine dikkat çekti.
Migreni tetikleyen besinlerin kişiden kişiye değişebileceğini ifade eden Başkurt, bazı gıdaların ise yaygın olarak ataklarla ilişkilendirildiğini söyledi. Aşırı kahve ve kafein tüketiminin migren ataklarını artırabildiğini belirten Başkurt, ani kafein kesilmesinin de baş ağrısını tetikleyebileceğini kaydetti.
Alkolün de migren için önemli bir risk faktörü olduğuna işaret eden Başkurt, özellikle kırmızı şarabın migren ataklarını sıklaştırabildiğini ifade etti. Bunun yanı sıra işlenmiş gıdalarda bulunan yapay tatlandırıcılar ve katkı maddelerinin de migren hastalarında dikkatle tüketilmesi gerektiğini söyledi.
Monosodyum glutamat (MSG) içeren hazır gıdaların bazı bireylerde migreni tetikleyebildiğini belirten Başkurt, sosis, salam, jambon gibi nitrat içeren şarküteri ürünlerinin de risk oluşturduğunu dile getirdi. Kakao, çikolata ve özellikle yıllanmış, tütsülenmiş, sert ve tuzlu peynirlerin de migren hastalarında ataklara yol açabildiğini sözlerine ekledi.
Migrenle mücadelede yalnızca beslenmenin değil, yaşam tarzının da büyük önem taşıdığını vurgulayan Başkurt, magnezyum ve selenyum eksikliklerinin migren ataklarını artırabileceğine dikkat çekti.
Öğün atlamanın kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olduğunu ve bunun da migreni tetikleyebileceğini belirten Başkurt, düzenli ve dengeli beslenmenin önemine işaret etti. Ayrıca düzenli uyku, stresin kontrol altına alınması, meditasyon ve yoga gibi rahatlatıcı aktivitelerin migren üzerinde olumlu etkiler sağladığını ifade etti.
Parlak ışıklar ve uzun süreli ekran kullanımının migren ataklarını tetikleyebileceğini belirten Başkurt, televizyon ve bilgisayar karşısında uzun süre kalınmaması, gün içinde gözlerin dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Açık havada yapılan günlük 30 dakikalık yürüyüşlerin ve hafif egzersizlerin hem stresi azalttığını hem de migren sıklığını düşürdüğünü aktardı.
Migren şikâyeti olan bireylerin alkol tüketimini sınırlandırmaları ve mutlaka bir hekime başvurarak önerilen tedavi ve ilaçları düzenli kullanmaları gerektiğini vurgulayan Başkurt, erken önlem almanın yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini ifade etti.
Bakmadan Geçme