Meriç ve Tunca nehirlerinin debisi geçen seneye göre düştü

Edirne'de Meriç Nehri'nin su seviyesi önceki yıla oranla 4 düşüş yaşandı. Konuyla ilgili açıklama yapan Trakya Üniversitesi Doğal Afet Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Musa Uludağ, nehirlerde kuraklık döneminin yaşandığını ve suyun verimli kullanılması gerektiğini belirtti.

Meriç ve Tunca nehirlerinin debisi geçen seneye göre düştü
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Kentin önemli iki su kaynağından olan Meriç ve Tunca Nehirlerinde son yılların en düşük seviyesi yaşanıyor. Edirne'de geçmiş yıllarda kış aylarında taşkınlarla anılan Meriç ve Tunca Nehri, bu yıl yeterli yağış almaması nedeniyle kuraklıkla gündeme geliyor.

2023 yılının bu döneminde 267 metreküp/saniyeyle akan Meriç Nehri’nde, bu yıl 52 metreküp/saniye düşüş yaşandı.

Edirne'de Meriç Nehri'nin debisi, kuraklık nedeniyle geçen yıla göre 4 kat, Tunca Nehri'nin ise 2 kat birden düştü.

Devlet Su İşleri (DSİ) nehir debi verilerine göre, Meriç Nehri'nde geçen yıl 267 metreküp/saniye akan su, bu sene aynı tarihte yapılan ölçümde 52 metreküp/saniyeye; Tunca Nehri'nde ise 9 metreküp/saniye akan su, 3 metreküp/saniyeye geriledi.

Su seviyesinin düşmesi nedeniyle nehir yatağında kum adacıkları oluştu. Debinin düşmesinden dolayı plastik atıklar ortaya çıktı.

Trakya Üniversitesi Doğal Afet Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Musa Uludağ, özellikle son yıllarda küresel iklim değişikliğine bağlı yağışların yıl içerisindeki düzeninin bozulması ve buharlaşmanın artması gibi faktörlerin debinin düşmesinde önemli bir etkiye sahip olduğunu aktardı.

Son yıllarda küresel iklim değişikliğine bağlı yağışların yıl içerisindeki düzeninin bozulması ve buharlaşmanın artması gibi faktörlerin debinin düşmesinde önemli bir etkiye sahip olduğunu aktaran Trakya Üniversitesi Doğal Afet Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Musa Uludağ, “Yağışlarda düzensizlik, deniz suyundaki sıcaklık değişimi hidrolojik döngünün bir etkisi olarak ani sağanaklar ve yıl içerisindeki yağışın kısa sürede belli dönemlerde değişmesine sebebiyet veriyor. Dolayısıyla kurak dönemlerin arkasından çok şiddetli yağışlar meydana gelebiliyor.” Dedi.

Kuraklığa dayalı tarım ürünlerinin tercih edilmesi gerektiğinin altını çizen Uludağ, “Burada sadece suyun kendisi değil, suyun içinde yaşayan canlılar ekosistemi, sulama ve tarım amaçlı kullanım gibi birçok değişken var. Bunların birlikte değerlendirilmesi çok önemli. Kuraklığa dayalı tarım ürünlerinin tercih edilmesi gerek. Özellikle kapalı ve damlama sulama sistemlerinin geliştirilmesi çok önemli. Su ile ilgili planların iyi yapılması lazım. İklim kendi içerisinde kurak ve nemli dönem yaşar. Şuan kurak dönemi yaşıyoruz. Dolayısıyla şehrimizin ve toplumumuzun buna hazır olması gerekiyor. Suyu verimli kullanmamız gerekiyor.” Şeklinde konuştu.

İzmir'den Edirne'ye gezmeye gelen Mutlu Gürsoy, Atıkların nehirlere atılmamasına ve çevre kirliliğine karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti.

Ailesi ile birlikte gezmeye gelen Ekin Duru Yılmaz, herkesin çöplerini nehrin içine attığını ve bu durumun hem doğaya hem de insanlara zarar verdiğini söyledi.

Nehirlere atılan çöplerin tarım alanlarını kirlettiğini vurgulayan Yalçın Yılmaz, " Buraya atılan bir çöp kilometrelerce gidip ege denizine kadar ulaşabiliyor, tarım alanlarını kirletebiliyor. Hem cam hem de plastik atıkları fazlasıyla görüyoruz. Çöp kutuları koymak ve düzenli temizlemek gerekiyor. Belki de minik de olsa yaptırım uygulamak gerekiyor. Su seviyesi düşünce çöpler daha fazla ortaya çıkıyor.” İfadelerini kullandı. Fahrettin Baydar

Fahrettin Baydar