EDİRNE BAROSU'NDAN DÜZENSİZ GÖÇMENLERİN SINIRDA DONARAK ÖLMESİNE TEPKİ!
Edirne Barosu, 19 düzensiz göçmenin Yunanistan sınırında donarak ölmesi ile ilgili açıklamalarda bulundu. 22 insanın kış mevsimi ortasında ülkenin sınırını çizen nehre atılmak suretiyle üzerindeki kıyafetlerin, ayaklarındaki botların alınmasının kötü muamele değil açıkça işkence uygulamak olduğunu dile getiren Edirne Baro Başkanı Tacettin Sivrikaya, 'Dünyadaki diğer ülkelerle bir araya gelip bu soruna sağlıklı çözümler bulabiliriz. İnsanları suya atıyorlar dünyanın hiçbir yerinden ses yok. Bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Yük sağlıkçılarda, jandarmada, poliste ama insanlar hiçbir şey olmamış gibi gözlerini kapayıp kulaklarını tıkayarak yaşıyorlar. Anlayabilmek mümkün değil.' Dedi.
22 insanın kış mevsimi ortasında ülkenin sınırını çizen nehre atılmak suretiyle üzerindeki kıyafetlerin, ayaklarındaki botların alınmasının kötü muamele değil açıkça işkence uygulamak olduğunu dile getiren Edirne Baro Başkanı Tacettin Sivrikaya, 'İşkenceye maruz bırakılmak suretiyle ölüme terk ediliyor. Güvenlik güçlerimiz önce 11 daha sonra da 1 tanesi hastanede olmak üzere 12 insanın cansız bedenine ulaşıyor. Bu insanların ben isimlerini dahi bilmiyorum. Edirne Barosu olarak ulaşabildiğimiz sadece sayı. 12 tane insanın hangi uyruktan, hangi milletten onu da bilmiyorum. Öğreneceğiz. Komisyonlarımız çalışma yapıyor. Ama şuan bunları bilmemek dahi çok acı. Bu bizi ızdıraba sevk ediyor.' Şeklinde konuştu.
'Dünyadaki
diğer ülkelerle bir araya gelip bu soruna sağlıklı çözümler bulabiliriz'
Yıllardır göçmenlerle alakalı problemler yaşandığını
öne süren Sivrikaya, 'Ege'de, Meriç
Nehri'nde bir sürü insanı kaybettik. Unutmayalım bu insanların her biri bir
can. Hepsinin bir yakını çocuğu, annesi, babası var. Kendimizi ülkelerini terk
ediyorlar bizde ne işleri var düşüncesinden bir çıkaralım. Bunları tartışmanın
yeri ve zamanı değil. Bunları toplum bilimciler, sosyologlar, ülkenin
politikacıları, hukukçular hep beraber oturup tartışabiliriz ve çözümler
bulabiliriz. Buna önayak olmamız gerekir. Hukukçu sorumluluğu bunu gerektirir.
Yine Avrupa'daki dünyadaki diğer ülkelerle bir araya gelip bu soruna sağlıklı
çözümler bulabiliriz. Ancak bizim ülkemizde de geri gönderme ve göç idaresi
merkezleri var. Meslektaşlarım bununla ilgili faaliyetlerde bulunuyorlar. Edirne'deki geri gönderme merkezi ve göç
idaresi var. Orayı gidip ziyaret ettik. Bu vesileyle Avrupalı yetkililer ne
olur gelsinler insan hakları nedir, insani muamele nedir, göç problemi ile
nasıl mücadele edilir ve ya durum nasıl çözülür onu öğrensinler. Mükemmel bir
tesis. Bu tesisten geri gönderme işlemi bizde de var. Biz de bazı insanları
kendi ülkelerine geri gönderiyoruz. Ancak uçakla, otobüsle ve yine hepsine
hukuki haklarını kullanabilmeleri için imkânlar sağlayarak gönderiyoruz. Göç
idaresi merkezinden arayıp bizden avukat istiyorlar. Bizim geri gönderme kararı
verdiğimiz kişiye avukat görevlendirir misiniz diyorlar. Biz de hemen gereğini
yapıyoruz.' İfadelerini kullandı.
'Bu
medeniyetin evlatları buna gözlerini kapatamaz, kulaklarını tıkayamaz'
Yunanistan devletinin yetkili makamlarının adli ve
idari soruşturma yapacağından asla bir şüphesi olmadığını aktaran Sivrikaya, 'Sorumluları bulup cezalandırmaya da
gideceklerdir. Bu süreçte öncelikle Yunanistan'da avukatlık yapan
meslektaşlarıma seslenmek istiyorum. Ne olursunuz, kıymetli meslektaşlarım
hukukçu hangi ülkede nerede yaşıyorsa yaşasın bulunduğu yerde yaşanan tüm
hukuksuzluklara, tüm insan hakkı ihlallerine karşı dik duran karşı çıkan ve
buna karşı mücadele eden insan olun. Biz böyle bir meslek grubunun üyesiyiz. Ne
olur ülkenizdeki bu tip uygulamalara karşı adli ve idari soruşturmaların
takipçisi olun. Bunların hesabını sorun. Yunanistan halkına seslenmek
istiyorum. Yunan medeniyeti gerek sanatıyla gerek mitolojisi, gerek
felsefesiyle dünyada yeri olan bir medeniyet. Bu medeniyetin evlatları buna
gözlerini kapatamaz, kulaklarını tıkayamaz. Onlara seslenmek istiyorum. Lütfen
bu duruma müdahale edin, engellemeye çalışın. Sorumluların ortaya çıkarılıp
cezalandırılmasını isteyin. Sadece bunlar yetmez oturup bir araya gelmemiz
lazım.' Dedi.
Yönetim
kurulu toplantısı sonrası Selanik baro başkanına, Atina baro başkanına bir
mektup yazmak istediğini söyleyen Sivrikaya, meselenin çözümü için kendilerini
göreve davet edeceklerini belirtti.
Ayrıca Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Dunja
Mijatovic, Birleşmiş Milletler (BM) Göçmen Hakları Özel Raportörü Felipe
Gonzalez, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Avrupa
Birliği İçişleri Komiseri Ylva Johansson'a mektup yazarak kendilerini Edirne'ye
davet edeceklerini ifade eden Sivrikaya, 'Gelsinler
sorunu yerinde görsünler. Tunca ve Meriç Nehri'mizi, Bulgaristan ve Yunanistan
sınırını yerinde görsünler. Göçmenlerin yaşadığı zulmü görsünler. Bulundukları
makamlarda tüm yetkilerini ve imkânlarını kullanarak bu sorunu tekrar dünya
gündemine getirsinler.' Dedi.
Bu konu hakkında dünyanın hiçbir yerinden ses
gelmediğini aktaran Sivrikaya, 'Bunu
anlamakta zorluk çekiyorum. Yük sağlıkçılarda, jandarmada, poliste ama insanlar
hiçbir şey olmamış gibi gözlerini kapayıp kulaklarını tıkayarak yaşıyorlar.
Anlayabilmek mümkün değil, illa başınıza gelmesini mi bekliyorsunuz. Lütfen
buna sessiz kalmayın. Bu konuda herkesin aklını başına alması gerekiyor. Bu
herhangi bir caninin bir ilkokula girip silahlı saldırı yapmasından farklı bir
olay değildir.' Diye açıklamalarda bulundu.
Son 4-5 ayda sınırda geri itmede bir artış
gözlemlediklerini ifade eden Edirne Barosu Mülteci Hakları Komisyonu Başkanı
Anıl Yaşagör, 'Bu konu ile ilgili olarak
Edirne barosunda meslektaşlar görevlendiriliyor ve çok sayıda bireysel başvuru
da yapıldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin önünde çok ayıda başvuru var.
Edirne avukatları tarafından yapılan bazı başvurular da Yunanistan devletine
yazılarak devletin cevapları soruldu. Ancak mahkeme tarafından henüz verilen
bir karar yok. 2020 yılından beri uygulanan bu ihlale karşı mahkemenin artık
bir an önce harekete geçerek karara bağlamasını bekliyoruz. Hak ihlallerinin
mahkemece tespit edilmesi ve sonlandırılması gerekir. Avrupa insan hakları
mahkemesi yapılan hiçbir başvuruyu karara bağlamadı. Tespit edilen 19 ölüm için
yakınlarını tespit etmeye çalışacağız. Hayatta olduğunu düşündüğümüz 10 kişi
ile ulaşabilirsek onlar için başvurular yapılacak.' Dedi.
Düzenlenen toplantıya Edirne Barosu Mülteci Hakları
Komisyonu Başkanı Anıl Yaşagör, Edirne
Barosu Başkanvekili Gökhan Karakoç da katıldı.