Yaman, 'Çırak yetişmezse meslek birkaç yıla yok olacak'

Edirne'de geleneksel el sanatlarıyla ayakta durmaya çalışan birçok zanaatkâr, son yıllarda hızla büyüyen çırak sıkıntısı nedeniyle mesleklerini geleceğe aktarmakta zorlanıyor. Kentte uzun süredir çiçekçilik yapan esnaf Aykut Yaman, hem kendi sektöründe hem de diğer kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerde usta-çırak zincirinin neredeyse koptuğunu belirterek ailelere çağrıda bulundu: 'Çıraklığı yaşatın, meslekler yok olmasın.'

TAKİP ET

Edirne'de geleneksel el sanatlarıyla ayakta durmaya çalışan birçok zanaatkr, son yıllarda hızla büyüyen çırak sıkıntısı nedeniyle mesleklerini geleceğe aktarmakta zorlanıyor. Kentte uzun süredir çiçekçilik yapan esnaf Aykut Yaman, hem kendi sektöründe hem de diğer kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerde usta-çırak zincirinin neredeyse koptuğunu belirterek ailelere çağrıda bulundu: 'Çıraklığı yaşatın, meslekler yok olmasın.'

Tarihi mesleklerin önemli ölçüde kan kaybettiğini söyleyen Yaman, kalaycılıktan kaportacılığa, ayakkabı tamirciliğinden bakırcılığa kadar pek çok iş kolunun elektrikli aletler, fabrikasyon ürünler ve dijital alışveriş sistemleri karşısında direnç kaybettiğini; çiçekçiliğin ise bu mesleklerden birinin olduğunu ifade etti. Yaman'a göre çiçekçilik dışarıdan basit görünse de; renk uyumu, süsleme teknikleri, düzenleme becerisi ve müşteri iletişimi gerektiren, hem el emeği hem de yaratıcılık isteyen bir sanat alanı.

Yeni neslin iş disiplininden giderek uzaklaştığını söyleyen Yaman, çırak bulmanın artık neredeyse imknsız hale geldiğini belirtti. İşe başvurmak için gelen gençlerin çoğunun işten önce mesai saatlerini, günlük yemek molasını ve maaşı sorduğunu, ancak işin kendisine dair sorumluluk almaya yanaşmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

'Bir gence küçük bir not bile yazdıramıyoruz. Kalem tutmak istemiyorlar. Sipariş alırken telefonu açıp doğru düzgün konuşamıyorlar. Çiçekçiliğin en önemli tarafı iletişimdir; müşteriyle konuşmazsan, not alamazsan bu işi yapamazsın.'

İşin sadece bir buket hazırlamak olmadığını anlatan Yaman, çiçeklerin tazeliğinden su değişimlerine, paketleme detaylarından renk kombinasyonlarına kadar pek çok inceliği olan bir meslek olduğunu, bu nedenle sabır ve öğrenme isteği olmayan gençlerin bu işi sürdürmekte zorlandığını söyledi.

Aykut Yaman, çıraklığın Türk kültüründe hem ahlaki hem de toplumsal bir geleneğe sahip olduğunu hatırlatarak ailelere seslendi. Çocukların yalnızca akademik eğitime yönlendirilmemesi gerektiğini, yaz tatillerinde bir zanaatkrın yanında çalıştırılmasının hem kişisel gelişime hem de hayata hazırlanmalarına büyük katkı sağlayacağını ifade etti.

'Ben de yıllar önce abimin yanında çırak olarak başladım. Saygıyı, disiplini, para kazanmayı, insan ilişkisini mesleğin içinde öğrendim. Kendi çocuğumu da yazın bir ustanın yanına gönderdim, çok faydasını gördük. Çıraklık aslında bir yaşam okulu. Aileler, çocuklarına bu tecrübeyi mutlaka kazandırmalı.'

'Meslek ustasız kalmasın'

Kentteki birçok esnaf gibi kendisinin de geleceğe dair en büyük kaygısının, işin devamını getirecek usta yetişmemesi olduğunu söyleyen Yaman, çırak bulamazlarsa birkaç yıl içinde birçok mesleğin tamamen yok olabileceğini dile getirdi. Yaman, çiçekçilikte dahi neredeyse yeni ustanın yetişmediğini, bunun da hem hizmet kalitesinin düşmesine hem de kültürel zenginliğin kaybolmasına yol açtığını vurguladı.

Çiçekçi esnafı, hem ailelerin hem de gençlerin çıraklığa bakışını değiştirmesi gerektiğini hatırlatarak, kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin ancak toplumun ortak çabasıyla yaşatılabileceğini söyledi.

Fahrettin Baydar