İriş: Orta yol bulunmalı
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş, Vakıf kiracılarına yapılan zamları eleştirdi. İriş, orta yolun bulunması gerektiğine işaret ederek, 'Yüksek orandaki artışlar kabul edilebilir bir durum değil. Büyük bir mağduriyet söz konusu. Bir Edirneli olarak söylüyorum siyasi olmaktan ziyade bir de ticaret yapan biri insan olarak söylüyorum, bir orta yolun bulunması lazım' dedi.
Edirne'de ticaret ile uğraşan ve aynı zamanda Saadet Partisi (SP) Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş, Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne ait tarihi çarşılardaki kiracılara yeni yıl için uygulanacak kiraların yüksek olmasını eleştirdi. Konuya ekonomik olarak yaşanan durgunluktan bahsederek başlayan İriş, '1980'li yıllardan bu yana esnafımız veya orta direk dediğimiz kesim sürekli aşınma içinde. Bunu iki cümle ile izah etmek biraz zor. Aslında büyük fotoğrafa bakılmalı. Ülkemiz 1980'li yıllardan bu yana adım adım vahşi kapitalizme, küresel finans sistemine eklemleniyor. Bu eklemlenme arttıkça yük tabana biniyor. Gelir dağılımı arasındaki dengeler sürekli bozuluyor, üstle altla iki grup arasında mesafe açılıyor. Bunun çok nedenleri var. Esnafımızın hiçbir koruma altında olmaması, tamamen kendi kaderine terk edilmiş olması, pazarların piyasaların belli tekellerin eline geçmiş olması ve benzer konulara baktığımızda milyonlarla ifade edilen esnaf ve aileleri gerçekten ülkemizde en mağdur en sıkıntı çeken gruplardan bir tanesini oluşturuyor' dedi.
Devralan kimse yok
Edirne'deki tarihi çarşılarda işyerlerinin bir bir devir edildiğine değinen İriş, devralan kimselerin de bulunmadığına işaret etti. Yapılan kira zamlarında orta yolun bulunabileceğini ifade eden SP Genel Başkan Yardımcısı İriş, 'Edirne deyince akla vakıf eserleri geliyor. Diğer taraftan da esnafımız toplumun orta direğini oluşturuyor. Ama orta direk çatırdarsa Allah korusun topyekûn bir sıkıntıya gireriz. Vakıf dükkân kiraları konusuna gelince, vakıf eserleri ecdadımızın bize yadigârı. Onların bakılması, korunması lazım. Ama diğer taraftan da Arasta, Bedesten ve Alipaşa çarşılarımızın bir müze olmadığını düşünelim. Oraları iş yeridir. Oraların varlığının devamı orada esnafın ayakta durmasına bağlıdır. Orada çalışan esnafımız varlığını sürdürebilirlerse ancak oraları değer ifade eder, hayat bulur. Yoksa terk edildiğini düşündüğümüzde oraları Allah göstermesin bir müzeye bir taş yığınına dönüşür. Son yıllarda dükkân devirlerine rastlıyoruz aylarca dükkânlar boş duruyor. Devralan yok. Demek ki sıkıntı var. Yüksek orandaki artışlar kabul edilebilir bir durum değil. Esnaflarımızla ben de görüştüm büyük bir mağduriyet söz konusu. Bir Edirneli olarak söylüyorum siyasi olmaktan ziyade bir de ticaret yapan biri insan olarak söylüyorum bir orta yolun bulunması lazım. Bu konuda esnaf kuruluşları, çarşı temsilcilerinin, vakıfların katıldığı bir platform oluşturarak makul hesaplamalar yapılabilir. Esnafımızın günlük kazançları, ciroları piyasanın durumu, diğer bireysel kiralar hepsi göz önüne alındığında ortalama değerler yakalanabilir. Vakıf çarşılarımızın eserlerimizin yaşamasının birinci şartı orada neşeli hareketli insanların bulunmasına bağlı. Orada hareket olması için de kazanmaları lazım. Kazanmalarına olumsuz etkileyen faktörlerden masraflardan bir tanesi de kiradır. Kira faktörünün çok dengeli olması lazım. Vakıf eseridir, emanettir, korunması lazım, bakımının yapılması lazım. Ama diğer taraftan o esnaflarımızın varlıklarını sürdürebilmeleri için en ağır masraf yükü olan kira kalemlerinin piyasaya göre makul ölçülerde olması lazım' ifadelerini kullandı.