Ağlayarak ifade verdi

Geçtiğimiz yılın Ağustos ayında, Osmanlı köyü girişinde iki motosiklete çarpan, bir kişinin ölümüne 2 kişinin de yaralanmasına neden olan gurbetçi sürücü ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanık ağlayarak verdiği ifadede pişman olduğunu söyledi.

TAKİP ET

Geçtiğimiz Ağustos ayında, Almanya'dan akrabalarını ziyarete gelen A. A.'nın kullandığı Almanya plakalı otomobil, Havsa - Osmanlı köyü yolunda F. Y. ve T. K.'nin kullandığı motosikletlere arkadan çarptı. Kazada motosiklet sürücüleri F.Y., T.K. ile T. K.'nin kullandığı motosiklette yolcu olarak bulunan M. T. yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan M. T., hayatını kaybetti. Motosikletlere arakadan çarpan otomobilin sürücüsü ise bir süre sonra jandarma tarafından yakalanılarak gözaltına alındı. A. A. çıkarıldığı adli makamlarca tutuklandı. A. A. hakkında 'Taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma' suçundan iddianame düzenlenerek, dava açıldı. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuksuz yargılanan sanık A. A ve avukatı ile kazada yaralanan motosiklet sürücüleri F. Y. ve T. K. ile hayatını kaybeden M. T.'nin annesi E. T. ve babası M. T. müşteki sıfatıyla duruşmaya katıldı.

'Ne olduğunu anlayamadım'

Tutuksuz sanık A. A., olay tarihinde saat gece 01:00 '' 01:30 sıralarında kendisine ait otomobil ile Havsa'dan Osmanlı köyüne doğru seyir halinde olduğu sırada köy girişindeki rampayı tırmandığını inişe geçtiği sırada ani bir ses duyduğunu ifade ederek, 'Şaşırdım. Ne olduğunu anlayamadım. Araçtan indim. Yerde yatan çocuklar vardı. Çocuklara yardım etmeye ve ilk yardım müdahalesinde bulunmaya çalıştım. Çocuklardan birinin kolları yoktu. Şok geçirdim. O sırada başka kişiler de olay yerine geldiler. Hastaneye haber verdiler. Ambulans gelince çevreden gelen kişiler bana laf atmaya, tepki göstermeye başladılar. O şok içerisinde ne yapacağımı bilemedim. Olayın üzerinden 10 '' 12 saat geçtikten sonra ertesi gün jandarmaya teslim oldum' dedi.
Ağlayarak ifade verdi

Olay nedeniyle çok üzgün olduğunu ifade eden sanık A. A., ağlayarak, 'Çok üzgünüm, pişmanım. Keşke olayda ben ölseydim de o genç çocuğa bir şey olmasaydı. Hızlı gitmedim. Herhangi bir ışık görmedim. En azından ışık görseydim, aracı kırardım' dedi.
'Her türlü yardıma hazırım'

Sanık A. A., olay tarihinden beri olayın etkisinde olduğunu ifade ederek, '7 aydır bu olayı düşünüyorum. Almanya'dan tatil için gelmiştim. Başıma böyle bir olay geldi. Almanya'ya da dönemedim. Bu olaydan dolayı 3 ay tutuklu kaldım. Çocuklarım ve eşim Almanya'ya döndü. Almanya'daki işimde çalışmadığım için maddi olarak zor durumdayız. İşe gidemediğim için çıkarılma durumum var. Mağdur aileye her türlü yardımı etmeye hazırım' dedi.
'Şoktan ne yaptığımı bilemedim'

Müşteki avukatının 'Neden teslim olmak için beklediniz?' sorusuna, 'Olay nedeniyle büyük şok yaşamıştım. Aileler bana zarar verir diye düşündüm. Jandarmaya kendim teslim oldum. Şoktan ne yapacağımı bilemiyordum. Kaçmak isteseydim, Kapıkule Sınır Kapısı'ndan kaçabilirdim. Kaçmayı kesinlikle düşünmedim şeklinde yanıt verdi.
'Önümde hiçbir şey görmedim'

Müşteki avukatının kazaya ilişkin bilirkişi raporunda motosikletlerden birinin çarpma noktasından 28 metre, diğerinin ise 32 metre uzakta bulunduğunun yer aldığını ifade etmesi üzerine sanık A. A., 'Ben rampadan inişe geçtiğimde önümde hiçbir şey görmedim. Çarpmadan sonra frene basarak durdum. Neden çarpma noktasından uzakta bulunduklarını bilmiyorum' dedi.
'Olayla ilgili bir şey hatırlamıyorum'

Sanığın ifadesinin ardından söz verilen müşteki T. K., olay tarihinde kendisinin motosikleti kullandığını, ölen M. T.'nin de arkasında oturduğunu ifade ederek, 'F. Y. farklı bir motor ile arkamdan seyir halindeydi. 40 '' 50 km hızla gidiyorduk. Ben olayla ilgili bir şey hatırlamıyorum. Olay nedeniyle yaralandım. M. ise öldü. Sanıktan şikayetçiyim' dedi.
'Işıklarımız yanıyordu'

Müşteki F. Y. de önünde seyir halinde bulunan arkadaşı T. K.'yi takip ettiğini, kaza anını ise hatırlamadığını ifade etti. F. Y., 'Hızım maksimum 50 km idi. Işıklarımız yanıyordu. Yolun sağ tarafından gidiyorduk' dedi.
'Tek evladımı kaybettim'

Kazada ölen M. T.'nin babası ve annesi de sanıktan şikayetçi olduklarını belirterek, davaya katılma talebinde bulundular. Anne E. T. beyanında M. T.'nin tek evladı olduğunu belirterek, 'Tek evladımı kaybettim. Şikayetçiyim' dedi.
'Kazaya karışan araçta kimse yoktu'

Duruşmada sanık ve müştekilerin ifadelerinin olay tarihinde aracıyla seyir halindeyken kazayı görerek duran ve kaza yerine ambulans çağıran A. K. de tanık olarak dinlendi. A. K., eşiyle birlikte Osmanlı köyüne doğru seyir halindeyken kazayı görüp durduğunu, olay yerinde kendisi gibi kazayı görerek duran iki kişinin daha olduğunu ifade etti. A. K., ambulansı aradığını ardından eşini köye bıraktıktan sonra olay yerine tekrar döndüğünü ifade ederek, 'Ben olay yerindeyken şoföre yönelik herhangi bir müdahale, sataşmada bulunulduğunu görmedim. İlk geldiğimde zaten iki kişi vardı. Döndüğümde birkaç kişi daha gelmişti. Olay yeri karanlıktı. Kazaya karışan aracın içini, kapısını açıp kontrol ettim. Kimse yoktu' dedi.
'Asli kusurlu sanıktır'

Müştekiler avukatı beyanında kaza yerine yakın bir benzinliğe ait kamera kayıtlarından motorların ışıklarının yandığının tespit edildiğini ve sanığın aracının da ışığının yandığını belirterek, sanığın hız sınırının üzerinde seyrettiğini ileri sürdü. Müştekiler avukatı, kazaya asli kusuru ile sanığın sebebiyet verdiğini ileri sürerek, 'Bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması ihtimali bulunmaktadır. Bu nedenle tutuklanmasını talep ediyoruz' dedi.
'Pişmanım'

Sanık A. A. olay nedeniyle pişman olduğunu ifade ederek, 'Kaçmak isteseydim o gün kaçardım. Yurtdışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep ediyorum' dedi. Sanık A. A.'nın avukatı da olay yerinde olay saatine yakın bir saatte keşif yapılmasını, kusur durumunun belirlenip Adli Tıp Kurumu'ndan rapor aldırılmasını talep etti.
Keşif yapılacak

Mahkeme heyeti, verdiği aranın ardından belirlenen gün ve saatte olay yerinde keşif yapılmasına, sanık A. A. hakkındaki adli kontrol şartının devamına karar vererek yargılamayı ileri bir tarihe erteledi.