Uzmanından uyarı: 'Üşür mü? korkusu çocuğu hasta ediyor olabilir'
Havaların soğumasıyla birlikte çocuklarda mevsim hastalıkları daha sık görülmeye başlarken, uzmanlar yanlış kıyafet seçiminin bu süreci olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Yıldırım, özellikle soğuktan sıcak ortama geçişlerde yapılan hatalı giydirmenin çocukların bağışıklık sistemini zorlayabileceğini belirtti.
Anne-babaların en çok “Üşür mü?”, “Terler mi?”, “Hasta olur mu?” sorularıyla endişe yaşadığını ifade eden Dr. Yıldırım, iyi niyetle yapılan aşırı giydirmenin beklenenin aksine hastalıklara zemin hazırlayabileceğini söyledi.
Çocukların vücut ısılarını yetişkinlere göre daha hızlı ayarladığını hatırlatan Yıldırım, hareketli çocukların kısa sürede ısınıp terlediğini vurguladı. Üzerinde çok fazla kat bulunan çocuklarda terin ciltte kaldığını belirten Yıldırım, “Islak kalan cilt rüzgârla temas ettiğinde hızla soğur. Bu ani ısı değişimi üst solunum yolu enfeksiyonları başta olmak üzere boğaz ve kulak-burun-boğaz rahatsızlıklarına zemin hazırlayabilir” dedi. Aşırı sıcaklama durumunun çocuklarda huzursuzluk ve halsizlik gibi belirtiler oluşturabileceğini de ekledi.
Toplumda yaygın olan “soğuk hava hasta eder” düşüncesinin doğru olmadığını dile getiren Yıldırım, hastalıkların temel nedeninin virüs ve bakteriler olduğunu ifade etti. Ancak terledikten sonra rüzgâra maruz kalmanın bağışıklığı geçici olarak zayıflatabileceğini belirterek, çok kalın ve sıkı giydirmenin bu süreci tetiklediğini söyledi.
Uzmanlara göre çocukları korumanın en etkili yolu kalın tek parça kıyafetler değil, katmanlı giyim yöntemi. Dr. Yıldırım, ince katlardan oluşan kombinlerin tercih edilmesi gerektiğini belirterek şu önerilerde bulundu: Pamuklu içlik ve hafif üstler tercih edilmeli Gerekirse çıkarılabilecek mont veya yelek kullanılmalı Nefes alan, teri dışarı atan kumaşlar seçilmeli Rüzgâr ve yağmura karşı ince, suya dayanıklı dış kat tercih edilmeli
Çocuğun hareketlenmesi durumunda üst katın kolayca çıkarılabilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Yıldırım, özellikle okul ve park ortamlarında bu esnekliğin büyük avantaj sağladığını söyledi.
Ayak ve baş bölgesinin korunmasına da dikkat çeken Yıldırım, çok kalın çorapların terlemeye yol açabileceğini belirtti. Hava çok sert değilse ince ve ayağı kuru tutan çorapların yeterli olacağını söyledi. Rüzgârlı havalarda şapkanın koruyucu olduğunu ancak kapalı ortama girildiğinde mutlaka çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Çocuğun aşırı giydirildiğini anlamak için ense ve sırt kontrolünün önemli olduğunu belirten Yıldırım, nemli cildin fazla kat işareti olduğunu söyledi. Yüz kızarıklığı, huzursuzluk ve “çok sıcak” şikâyetlerinin de dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Oyun sonrası terleyen çocuğun, rüzgâr almadan kıyafetinin değiştirilmesi veya üst katın azaltılması önerildi.
Ayrıca okul ve kreşe giden çocukların çantasına mutlaka yedek ince bir üst konulması gerektiğini belirten Yıldırım, öğretmenlerle iletişim halinde olunmasının önemine değindi. “Hasta olur” korkusuyla montun gün boyu çıkarılmamasının terleme riskini artırdığını ifade etti.
Dr. Yıldırım, “Çocukları korumak onları aşırı kalın giydirmek değildir. Önemli olan dengeyi sağlamak. Katmanlı giydirin, terlemeyi yönetin, rüzgârdan koruyun. Bu basit önlemler kış boyunca daha az hastalık ve daha mutlu çocuklar anlamına gelir” dedi.
Bakmadan Geçme