Uzmanından Uyarı: 'Parkinson çok farklı şikayetlerle ortaya çıkabiliyor'
Beyinde hareketlerin kontrolünde önemli rol oynayan dopamini üreten sinir hücrelerinin zaman içerisinde azalması sonucu ortaya çıkan ve yavaş ilerleyen kronik bir nörolojik hastalık olan Parkinson, yalnızca el titremesi ve hareketlerde yavaşlama ile kendisini göstermiyor. Hastalık, hareketle ilgili belirtilerin yanı sıra koku kaybından depresyona, uyku sırasında bağırma ve tekmeleme gibi davranışlardan tansiyon düşüklüğüne, kabızlıktan idrar problelerine kadar birçok farklı şikâyetle de kendini gösterebiliyor.
Nöroloji Uzmanı Dr. İlkay Uzunca, Parkinson hastalığının toplumda çoğunlukla el titremesi, hareketlerde yavaşlama ve kaslarda sertlik gibi belirtilerle tanındığını belirterek, hastalığın hareket sistemi dışında ortaya çıkan bulgularının da göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Parkinson denildiğinde toplumun büyük bölümünün aklına ilk olarak ellerde meydana gelen titreme geliyor. Bununla birlikte hastalık, yalnızca hareket sistemini etkileyen bir tablo olarak değerlendirilmemeli. Bazı hastalarda hareketle ilgili yakınmalar başlamadan çok daha önce, günlük yaşamda farklı nedenlere bağlanabilecek çeşitli şikâyetler ortaya çıkabiliyor.
Nöroloji Uzmanı Dr. İlkay Uzunca, Parkinson hastalarının önemli bir bölümünün yaşadığı bazı şikâyetlerin hastalıkla bağlantısını kuramadığını ve bu nedenle çözümü farklı alanlarda arayabildiğini ifade etti. Bu durumun da hastalığın fark edilmesini ve doğru değerlendirilmesini geciktirebildiğine dikkat çekti.
“PARKİNSON SADECE TİTREME VE HAREKET YAVAŞLIĞI DEĞİL”
Parkinson hastalığının belirtilerinin her kişide aynı şekilde ortaya çıkmadığını belirten Uzman Dr. Uzunca, hastalığın hem hareketle ilişkili hem de hareket dışı bulgularla kendisini gösterebildiğini söyledi.
Özellikle hastaların uzun süre önemsemediği ya da başka hastalıklara bağladığı bazı yakınmaların Parkinson açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Uzman Dr. Uzunca, hastaların yaşadıkları belirtileri birbirinden bağımsız görmesinin tanı sürecini zorlaştırabileceğini ifade etti.
Parkinson hastalarının bir kısmının yaşadığı şikâyetlerin Parkinson kaynaklı olabileceğini düşünmediğini belirten Uzman Dr. Uzunca, kişilerin bu nedenle farklı branşlara başvurabildiğini söyledi. Uzman Dr. Uzunca, Parkinson konusunda farkındalığın yalnızca el titremesi üzerinden oluşturulmaması gerektiğinin altını çizdi.
“KOKU ALAMAMA BAZEN İLK İŞARET OLABİLİYOR”
Parkinson hastalığında dikkat edilmesi gereken belirtilerden birinin koku duyusunda meydana gelen değişiklikler olduğunu aktaran Uzman Dr. Uzunca, kişinin daha önce kolaylıkla aldığı kokuları fark etmekte zorlanmasının göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Koku kaybının günlük yaşam içerisinde çoğu zaman basit bir sorun olarak değerlendirilebildiğini belirten Uzman Dr. Uzunca, özellikle başka belirtilerle birlikte ortaya çıktığında bu durumun nörolojik açıdan da değerlendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.
Kişinin yemeklerin, parfümlerin ya da çevresindeki diğer kokuların eskisi kadar belirgin olmadığını fark etmesinin önemli bir bulgu olabileceğini belirten Uzman Dr. Uzunca, özellikle koku duyusundaki azalmanın kalıcı hale geldiğinin fark edilmesi halinde durumun göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
“DEPRESYON VE DUYGU DURUM DEĞİŞİKLİKLERİ DE DİKKATE ALINMALI”
Parkinson ile ilişkilendirilebilecek belirtilerin yalnızca fiziksel hareketlerle sınırlı olmadığını vurgulayan Uzman Dr. Uzunca, depresyon ve duygu durumunda meydana gelen değişikliklerin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Hastanın içine kapanması, isteksizlik yaşaması veya duygu durumunda belirgin değişiklikler meydana gelmesinin farklı nedenlerden kaynaklanabileceğini belirten Uzman Dr. Uzunca, bu tür değişikliklerin bazı durumlarda Parkinson sürecinin bir parçası olarak da ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Uzman Dr. Uzunca, özellikle ruhsal değişikliklerin ilerleyen süreçte ortaya çıkan diğer nörolojik belirtilerle birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığını belirterek, hastanın durumunun hekim tarafından bütüncül şekilde ele alınması gerektiğini söyledi.
“GECE UYKUSUNDA BAĞIRMA VE TEKME ATMA DİKKAT ÇEKİYOR”
Parkinson hastalığıyla ilişkilendirilebilen dikkat çekici belirtilerden birinin de uyku sırasında ortaya çıkan olağandışı davranışlar olduğunu aktaran Uzman Dr. Uzunca, kişinin rüyasında yaşadıklarını fiziksel hareketlerle dışa vurmasının önemli bir bulgu olabileceğini belirtti.
Uzman Dr. Uzunca, uyku sırasında kişinin rüyasında bağırması, konuşması, tekme atması veya belirgin hareketlerde bulunmasının yakınları tarafından fark edilebildiğini ifade ederek, bu tür durumların basit bir uyku problemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Özellikle kişinin kendisinin farkında olmadığı, ancak eşi ya da aynı odada kalan yakını tarafından gözlemlenen davranışların doktor görüşmesi sırasında mutlaka anlatılması gerektiğini belirten Uzman Dr. Uzunca, bu bilgilerin hastanın değerlendirilmesinde önem taşıdığını vurguladı.
“BAŞ DÖNMESİ VE TANSİYON DÜŞÜKLÜĞÜ DE LİSTEDE”
Parkinson hastalarında görülebilecek hareket dışı belirtiler arasında baş dönmesi ve tansiyon düşüklüğünün de yer alabildiğini belirten Uzman Dr. Uzunca, bu şikâyetlerin özellikle ayağa kalkıldığında daha belirgin hale gelebildiğine dikkat çekti.
Günlük yaşam içerisinde baş dönmesi yaşayan kişilerin bu durumu çoğu zaman yorgunluk, susuzluk veya tansiyon problemiyle ilişkilendirebildiğini ifade eden Uzman Dr. Uzunca, ancak tekrarlayan yakınmaların altında yatan nedenin araştırılması gerektiğini söyledi.
Bu tür şikâyetlerin kişinin günlük yaşamını ve yaşam kalitesini de etkileyebildiğini belirten Uzman Dr. Uzunca, hastaların yaşadıkları tüm belirtileri doktorlarına eksiksiz şekilde anlatmasının değerlendirme ve tanı süreci açısından önem taşıdığını vurguladı.
“KABIZLIK VE İDRAR SORUNLARI DA PARKİNSON’LA BAĞLANTILI OLABİLİR”
Parkinson hastalığıyla ilişkilendirilen belirtiler arasında otonom sinir sistemiyle bağlantılı bazı şikâyetlerin de bulunduğunu belirten Uzman Dr. Uzunca, kabızlık, idrar kaçırma ve sık idrara çıkma gibi problemlerin Parkinson hastalarında görülebileceğini söyledi.
Bu yakınmaların özellikle ileri yaşlarda sık karşılaşılan ve farklı nedenlerden kaynaklanabilen sorunlar olması nedeniyle Parkinson ile bağlantısının çoğu zaman fark edilemediğini ifade eden Uzman Dr. Uzunca, ancak bu belirtilerin diğer bulgularla birlikte değerlendirilmesi halinde farklı bir anlam kazanabileceğini belirtti.
Hastaların yalnızca hareketleriyle ilgili yaşadıkları sorunları değil, sindirim sistemi ve idrar yollarıyla ilgili şikâyetlerini de hekimleriyle paylaşmaları gerektiğine dikkat çeken Uzman Dr. Uzunca, bütün belirtilerin birlikte değerlendirilmesinin önemine işaret etti.
“DİKKAT VE HAFIZA SORUNLARI DA GÖZ ARDI EDİLMEMELİ”
Parkinson hastalığında bilişsel alanda da bazı değişikliklerin görülebileceğini belirten Uzman Dr. Uzunca, dikkat ve hafıza sorunlarının da değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında bulunduğunu söyledi.
Gün içerisinde unutkanlık yaşanması, kişinin dikkatini bir işe vermekte zorlanması veya daha önce kolaylıkla gerçekleştirdiği bazı işleri yapmakta güçlük çekmesi gibi durumların birçok farklı nedeni olabileceğini belirten Uzman Dr. Uzunca, özellikle bu sorunların diğer Parkinson belirtileriyle birlikte ortaya çıkması halinde nörolojik değerlendirme yapılmasının önem taşıdığını ifade etti.
Uzman Dr. Uzunca, bilişsel alandaki değişikliklerin tek başına Parkinson anlamına gelmediğini, ancak diğer belirtilerle birlikte değerlendirildiğinde hekime önemli bilgiler sağlayabileceğini belirtti.
“HASTALAR ÇÖZÜMÜ FARKLI YERLERDE ARAYABİLİYOR”
Parkinson hastalığında en önemli konulardan birinin belirtilerin bir bütün olarak değerlendirilmesi olduğunu vurgulayan Uzman Dr. Uzunca, hastaların çoğu zaman yaşadıkları şikâyetleri birbirinden bağımsız olarak değerlendirdiğini söyledi.
Uzman Dr. Uzunca, “Bir hasta koku kaybı nedeniyle farklı bir branşa başvurabilirken, başka bir hasta kabızlık, tansiyon düşüklüğü veya uyku sırasında yaşanan hareketler nedeniyle farklı tedaviler arayabiliyor. Bu durum ise belirtiler arasındaki bağlantının gözden kaçmasına neden olabiliyor” dedi.
Hastaların farklı dönemlerde ortaya çıkan şikâyetlerini bir arada değerlendirmesinin önemine dikkat çeken Uzman Dr. Uzunca, belirtilerin birbirinden bağımsız görülmesinin hastalığın erken dönemde fark edilmesini zorlaştırabileceğini ifade etti.
“BELİRTİLERİ BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ DÜŞÜNMEYİN”
Parkinson şüphesi bulunan kişilerin yaşadıkları belirtileri bir bütün halinde değerlendirmeleri gerektiğini vurgulayan Uzman Dr. Uzunca, koku duyusunda azalma, depresif ruh hali, uyku sırasında bağırma veya tekmeleme, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü, kabızlık, idrarla ilgili problemler ile dikkat ve hafıza sorunlarının tek başına farklı hastalıkları düşündürebileceğini söyledi.
Bu belirtilerin bir arada görülmesi durumunda Parkinson açısından da değerlendirme yapılmasının önem taşıdığını belirten Uzman Dr. Uzunca, “Koku duyusunda azalma, depresif ruh hali, rüyada bağırma veya tekmeleme, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü, kabızlık, idrarla ilgili problemler ile dikkat ve hafıza sorunları tek başına farklı hastalıkları düşündürebilir. Bu bulguların bir arada görülmesi halinde Parkinson açısından da değerlendirme yapılması büyük önem taşıyor” dedi.
“ERKEN FARKINDALIK ÖNEM TAŞIYOR”
Parkinson hastalığıyla mücadelede kişinin yaşadığı değişiklikleri erken fark etmesinin ve bu şikâyetleri doktoruyla paylaşmasının büyük önem taşıdığını aktaran Uzman Dr. Uzunca, günlük yaşamda son dönemde ortaya çıkan ve daha önce yaşanmayan belirtilerin takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Yakınların gözlemlerinin de dikkate alınmasının önemli olduğunu belirten Uzman Dr. Uzunca, özellikle kişinin kendisinin fark etmeyebileceği uyku sırasındaki davranışların aile bireyleri tarafından gözlemlenebildiğini ifade etti.
Uzman Dr. Uzunca, “Özellikle kişinin günlük hayatında son dönemde ortaya çıkan ve daha önce yaşamadığı belirtileri takip etmesi, yakınlarının gözlemlerini dikkate alması ve şikâyetleri tek tek değerlendirmek yerine bütünsel olarak hekimine aktarması tanı sürecine katkı sağlayabiliyor” ifadelerini kullandı.
Parkinson hastalığının yalnızca ellerde meydana gelen titremeden ibaret olmadığını yineleyen Uzman Dr. Uzunca, hareket dışındaki belirtilerin de hastalığın fark edilmesi açısından önemli ipuçları sağlayabileceğini belirterek, farklı şikâyetlerin bir arada değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.