Uzmanından uyarı: 'Demir eksikliği çocukların geleceğini etkiliyor'

Çocukluk çağında sık görülen demir eksikliği, yalnızca kansızlığa neden olan bir sağlık sorunu olarak görülmemeli. Uzmanlar, özellikle yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan demir eksikliğinin çocukların zihinsel, fiziksel ve davranışsal gelişimlerini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor.

TAKİP ET Google News ile Takip Et

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Yıldırım, demirin büyüme ve gelişme sürecinde kritik bir rol üstlendiğini belirterek, çocukların hızlı büyüme dönemlerinde demir ihtiyacının önemli ölçüde arttığını söyledi. Vücutta oksijen taşınmasından bağışıklık sisteminin desteklenmesine kadar birçok görevi bulunan demirin eksikliğinde ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini ifade etti.

Dr. Yıldırım, sağlıklı bebeklerin anne karnında depoladıkları demir sayesinde yaşamlarının ilk aylarında genellikle sorun yaşamadığını ancak prematüre doğan, düşük doğum ağırlıklı dünyaya gelen veya annesinde gebelik döneminde demir eksikliği bulunan bebeklerin daha dikkatli takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Bu gruptaki bebeklerde doktor kontrolünde erken dönemde demir desteği gerekebileceğini belirtti.

Anne sütünün demir miktarı açısından çok zengin olmamasına rağmen içerdiği demirin vücut tarafından yüksek oranda kullanılabildiğini kaydeden Yıldırım, ilk altı ay yalnızca anne sütüyle beslenmenin önemine dikkat çekti. Anne sütüyle beslenen bebeklerin demirden daha verimli faydalandığını ifade eden Yıldırım, bu dönemin sağlıklı gelişim açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

Demir eksikliğinin en önemli nedenleri arasında yetersiz beslenme, aşırı inek sütü tüketimi, demir açısından zengin besinlerin yeterince alınmaması ve düzensiz beslenme alışkanlıklarının bulunduğunu belirten Yıldırım, özellikle ek gıdaya geçiş sürecinin doğru yönetilmesinin büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Demir eksikliğinin çoğu zaman sessiz ilerleyebildiğini belirten Yıldırım, halsizlik, iştahsızlık, çabuk yorulma, huzursuzluk, soluk görünüm, dikkat eksikliği ve öğrenme güçlüğü gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Özellikle okul çağındaki çocuklarda yaşanan dikkat dağınıklığı ve akademik başarısızlığın altında demir eksikliğinin yatabileceğini ifade etti.

Demirin beyin gelişiminde önemli bir görev üstlendiğini vurgulayan Yıldırım, yaşamın ilk iki yılında görülen demir eksikliğinin motor gelişim, öğrenme becerileri ve bilişsel fonksiyonlar üzerinde uzun vadeli etkiler bırakabileceğini belirtti. Bu dönemde yaşanan eksikliğin bazı sonuçlarının ilerleyen yıllarda da devam edebileceğine dikkat çekti.

Tedavi sürecinde yapılan en yaygın hatanın, kan değerleri normale döndüğünde ilacın erken bırakılması olduğunu söyleyen Yıldırım, demir depolarının tamamen dolabilmesi için tedavinin doktorun önerdiği süre boyunca devam ettirilmesi gerektiğini kaydetti. Ayrıca demir ilaçlarının süt ve süt ürünleriyle birlikte kullanılmaması, C vitamini içeren besinlerle birlikte alınmasının ise emilimi artırdığı bilgisini paylaştı.

Demir eksikliğinin büyük ölçüde önlenebilir bir sağlık sorunu olduğunu belirten Yıldırım, ilk altı ay yalnızca anne sütü verilmesi, ek gıdaya zamanında başlanması, demir yönünden zengin besinlerin düzenli tüketilmesi ve çocukların sağlık kontrollerinin aksatılmamasının önem taşıdığını söyledi.

Ailelere çağrıda bulunan Yıldırım, demir eksikliğinin yalnızca kansızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, erken teşhis ve doğru tedaviyle çocukların sağlıklı büyüme ve gelişimlerinin desteklenebileceğini ifade etti. “Küçük görünen bir eksiklik, ilerleyen yıllarda büyük sonuçlar doğurabilir” diyen Yıldırım, düzenli takip ve bilinçli beslenmenin çocuk sağlığında önemli bir yer tuttuğunu sözlerine ekledi.