Türkçe, Milletin Hafızasını Geleceğe Taşıyor
Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Günşen, Türkçe Bayramı'nın 97. yıl dönümü kapsamında düzenlenen söyleşide Türkçenin tarihsel yolculuğunu, kültür ve medeniyet içerisindeki önemini ve toplumsal kimliğin oluşumundaki rolünü anlattı.
Peykler Medresesi Mimar Sinan Genç Ofis’te gerçekleştirilen programda gençlerle bir araya gelen Günşen, dilin yalnızca insanlar arasında iletişim kurmaya yarayan bir araç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Türkçenin köklü bir geçmişe sahip olduğuna dikkat çeken Günşen, farklı dönemlerde ve geniş coğrafyalarda kullanılmasının dile önemli bir zenginlik kazandırdığını ifade etti. Türkçenin yüzyıllar boyunca farklı toplum ve kültürlerle etkileşim içinde geliştiğini belirten Günşen, bu tarihsel birikimin dili güçlü bir kültür ve medeniyet dili haline getirdiğini kaydetti.
“DİL, İNSANA KİMLİK KAZANDIRIR”
Dilin çoğunlukla iletişim ve anlaşma aracı olarak tanımlandığını ancak bu tanımın dilin bütün işlevlerini karşılamadığını belirten Günşen, insanın düşüncelerini ve duygularını dil aracılığıyla ifade ettiğini söyledi.
Dilin bireyin kimlik ve kişilik kazanmasında önemli bir unsur olduğunu vurgulayan Günşen, toplumların ortak bir bilinç etrafında birleşmesinde de ortak dilin belirleyici rol üstlendiğini ifade etti.
Günşen, ortak dilin toplulukların millet haline gelmesindeki temel unsurlardan biri olduğuna işaret ederek, Türkçenin Türk milletinin tarihini, kültürünü ve ortak hafızasını kuşaktan kuşağa taşıdığını dile getirdi.
TÜRKÇE GELECEK NESİLLERE AKTARILMALI
Konuşmasında dil üzerine yapılan çalışmalardan da örnekler veren Günşen, Walter Forzy’nin “Dil Denen Mucize” adlı eserine değindi. Dilin insan ve toplum hayatındaki öneminin çok yönlü biçimde ele alınması gerektiğini belirten Günşen, Türkçenin geçmişten alınan güçlü mirasla geleceğe taşınması gerektiğini söyledi.
Söyleşi boyunca Türkçenin tarihsel gelişimi, kültürel zenginliği ve millet kimliğinin oluşumundaki yeri gençlerle paylaşıldı.